4 sene önce bugün hayata veda eden Galatasaray'ın eski futbolcusu Metin Kurt, ülke futbolu adına eski bir futbolcudan çok daha fazlasını temsil ediyor. Türkiye'de spordaki sendikalaşmaya öncülük eden Metin Kurt'un hikayesini hatırlayalım.
4 sene önce bugün hayata veda eden Galatasaray'ın eski futbolcusu Metin Kurt, ülke futbolu adına eski bir futbolcudan çok daha fazlasını temsil ediyor. Türkiye'de spordaki sendikalaşmaya öncülük eden Metin Kurt'un hikayesini hatırlayalım.
Kendisinden 14 yaş büyük olan ağabeyi ünlü futbolcu İsmail Kurt gibi o da lise yıllarında amatör olarak futbol oynadı. 1966'da ilk profesyonel sözleşmesini ise Altay kulübüyle imzaladı.
Diğer isimler özür dileyerek bu işten kurtulurken Metin Kurt, Kayserispor'un yolunu tutmak zorunda kaldı.
Metin Kurt'un dürüstlüğü ve sendikaların yanında oluşu Kayserispor'da da sorunlarla yol açıyordu. Kulübün ikinci ligde şampiyonluk yarışı verirken daha dolu tribünlere oynadığı için birinci lige çıkmayı istememesini taraftarla paylaşınca kadro dışı bırakıldı. Daha sonra taraftar baskısıyla takıma geri dönen Metin Kurt, sözleşmesi sona erince 31 yaşında futbolu bıraktı.
2010 yılının sonunda Metin Kurt bu sefer başka bir sendikanın kurulmasına öncülük etti: Türkiye Devrimci Spor Emekçileri Sendikası (Spor Emek-Sen).
Metin kurt hicbir zaman yalniz olmadi
O dönemde Metin Kurt'un Galatasaray'daki mücadelesine katılan, ancak daha sonra geri çekilerek yarı yolda bırakan bir arkadaşı daha vardı. Rivayete göre bu takım arkadaşı, daha sonra Metin'i destekleyen diğer arkadaşlarının da akıllarını çelerek "o komüniste uymayın oğlum, yakacaklar onu siz de yanmayın" diyerek Metin'in sürülmesinin koşullarını iyice pişirmiştir. O günlerde "Samanta" diye anılan, bilahare ismi "İmparatore" a evrilen bu vatandaşın ismini vermeyelim.
O dönem Metin Kurt, (darbenin yasakladığı) Amatör Sporcular Derneği'nin kuruluşunda yer almıştı. Trabzonspor kalecisi Şenol ve Beşiktaş kaptanı Mehmet Ekşi bizzat kulüplerinde temsilciliği üstlenmişler, İstanbul il başkanıysa Galatasaray kalecisi Eser olmuştu. Bu isimlerden Mehmet Ekşi 1983'te bir tür kumpasla kaptanı olduğu kulüpten sürgün edildi. Sarı kart cezalısı olduğu halde, FB ile kupa finalinin ikinci ayağında oynatılmış, durumunun ortaya çıkmasıyla Beşiktaş 3-0 hükmen mağlup sayılırken kupa da Fenerbahçe'ye gitmişti. Olayın günah keçisi de Mehmet oldu, halbuki bu durumda teknik direktörü önce uyarması gereken birileri (mesela menajer Süleyman Seba) vardı ve besbelli görevlerini yapmamışlardı.