Uğur Batı Yazio: İnsanlar Neden Yalan Söyler?

18.10.2020
ugurbati
Onedio Köşe Yazarı
4

Nörobilimci Ian Leslie, Doğuştan Yalancı kitabına çarpıcı bir anekdotla giriyor ve Tanrı’nın yalan söyleyip söylemediğini sorguluyor. Leslie şöyle bir akıl yürütüyor:

“Kutsal kitaplara kelimesi kelimesine inanılacak olursa en büyük yalancı Tanrı olacaktır. Âdem ve Havva’nın ölmeyeceklerini bildiği halde onlara öleceklerini söylemiştir. Tanrı ikiyüzlüyse insan neden olmasın?”

Gerçekten korkutucu deyip konuya dönelim. Hemen devamında “kapıdaki katil” motifini okuruna ifade eden yazar, yalanın doğasını sorgulama niyetinde olur:

“Yalanın kendisi kötü müdür yoksa nasıl kullanıldığına göre bu durum değişir mi? Silahlı bir adam kapınızı çalıp içerideki sevdiğiniz bir insanı sorsa ne dersiniz? Arkadaşınızı ispiyonlayıp onu kaderiyle baş başa mı bırakırsınız yoksa hiç tanımadığınız ve amaçları bilmediğiniz bu tehlikeli kimseye yalan söylemeyi mi uygun görürsünüz?”

Bedenimizin sinir sistemini temel düzeyde düşünün: Merkezde beyin var.

Onun etrafında beden ve dış dünya ile ilişkileri sağlayan sinirler ve onların bağlı olduğu duyu organları bulunmaktadır. Beyin ve onun uzantısı durumundaki omurilik, karanlık ve kapalı bir sistemin içinde, kafatasımızla korumaya alınmış, dışarıdan çok da haberdar olmayan bir organ olarak varlığını sürdürür. Beynin esas işi, duyu organlarından gelen bilgilere göre yorumlar yapmak, kararlar vermek ve bu kararları uygun uygulayıcılara “emir” olarak nakletmektir. Ve bunu yapan beyin sıklıkla yalan söyler! Peki, niçin yalan söyler?

Ian Leslie, “konuşmayı öğrendiğimiz an yalan söylemeye başladığımızı ve ölüm döşeğine kadar sürdürdüğümüzü” belirterek, yeni tanışan kimselerin 10 dakika içinde ortalama 3 yalan söylediğini ifade ediyor. 10 dakika içinde ortalama 3 yalan mı dedik? İnsanlar aklını kaçırmış olmalı! Ama öyle! Leslie beynin arka plana göre sürekli yeniden yarattığımızı, esas kültürel normdan uzaklaştığı zaman ifadenin yalan sayıldığını belirtmiş.

Hayvanlar âleminden yalan söyleme davranışına örnekler vererek Frans De Waal atfı yapan yazar, beynimizin büyüklüğünden yola çıkarsak, yalan söyleme sıklığımızın türün neokorteks büyüklüğüyle ilgili olduğunu da vurgular.

Peki, neden yalan söylediğimizi kategorileştirebilir miyiz? Deneyelim ve yalan söyleme nedenlerimizi 7 başlık altında toplayalım:

Yalan Söylemek Bir Savunma Mekanizmasıdır.

Bırakın başkasına söylemeyi, insanın kendisine yalan söylemesi bile en klişe alışkanlıklarındandır. İnsan beyni kendisini korumak için pozitif yanılsamalar yaratmak ister. Telkin yapar.

Yalan Söylemek Sosyal Bir Keyiftir.

Beynin en önemli rahatlama fonksiyonlarından biridir yalan söylemek. Küçük yalanlar bir araya gelip büyük bir sosyal alan yaratır.

Yalan Söylemek Beyaz Yalanlar Sınıfında Olabilir.

Gerçeği aktarmanın sorunlardan uzak yoludur beyaz yalanlar. Zihinsel bir rahatlama fonksiyonudur.

Yalan Söylemek Kompülsif Bir Motiftir.

Kompleksliler, düzenli olarak ve sebepsiz yere yalan söyleyen insanlardır. Bağımlıdırlar.

Yalan Söylemek Rol Kesmek İçin Olabilir.

Yaratıcı yalan grubundandır. Hayali hikâyeler uydurmak ve diğerlerini buna inandırmak yaratıcı bir performanstır. Anlamın da insanlar arasında oluştuğunu içlerinde oluşmadığını; ona inanmadığınız sürece bir yalanın sizi iyileştiremeyeceğini bilin.

Yalan Söylemek Masallama (Konfabülasyon) Olabilir.

Bunlar habersizdir ve samimi yalancılardır. Yalanları ile yeni bir dünya yaratırlar.

Yalan Söylemek Patolojik Olabilir.

Beynin bir fayda elde etmek için yalana başvurması olasıdır. Sebebi; bencillik, vurdumduymazlık ya da kıskançlık olabilir.

Sonuç mu?

Siz genellikle hangi sebeple yalan söylüyorsunuz?

Yorumlar
bykzlt

Mitomani, içeriğin üstüne yalanın icadı filmi gider.

1 hafta Önce
TÜM YORUMLARI GÖR (4)
Bu içerikleri de okumak isteyebilirsiniz