Meral Okay Asmalı Konak, Muhteşem Yüzyıl, Bir Bulut Olsam gibi pek çok projeye imzasını attı; Sezen Aksu’yla birlikte en güzel aşk ve ayrılık şarkılarını yazdı. Bir döneme damgasını vuran Meral Okay’ın ilham veren yaşam öyküsüne yakından bakalım…
Meral Okay Asmalı Konak, Muhteşem Yüzyıl, Bir Bulut Olsam gibi pek çok projeye imzasını attı; Sezen Aksu’yla birlikte en güzel aşk ve ayrılık şarkılarını yazdı. Bir döneme damgasını vuran Meral Okay’ın ilham veren yaşam öyküsüne yakından bakalım…
“Yaman'ın kaybıyla birlikte hayatın çok kısa ve hafif bir şey olduğunu fark ettim... Ölüme koşan birine eşlik edince pek çok şey öğreniyorsun. O gidecek, engel olamıyorsun, durduramıyorsun. Ne tıpla, ne aşkla, ne duayla. Bir anlaşma var sanki. Ve sen tanıksın... Saniye saniye. An an... O gidişin süratine, onu yaşayan insanın paniğine, korkularına, acısına, öfkesine, hepsine tanıklık ediyorsun... Elin değiyor ölüme...”
Hakim olan babasının tayinleri nedeniyle çocukluğu boyunca tüm ülkeyi şehir şehir gezdi. İnsanları bu kadar iyi tanımasının ve ekranlara bu kadar iyi aktarmasının nedeni belki de buydu… Balıkesir’de başladığı eğitim hayatı Ankara’da son buldu. Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi okuduktan sonra beş yıl devlet memurluğu yaptı.
Ardından uzun yıllar İletişim Yayınları'nın kuruluşunda ve Playboy’u çıkaran ekipte yer aldı; basın ve yayın sektöründe çalıştı. 12 Eylül döneminde Türkiye İşçi Partisi üyesi ve işyeri temsilcisiydi; bu dönemde yaşadıkları şüphesiz ki onu besleyen en önemli damarlardan biriydi.
İçeriğin devamında bu dönemin izlerini Beynelmilel filminde nasıl yansıttığına değineceğiz.
“Aşk kendinden vazgeçme halidir, kendi benliğini ezmeden ’biz’ olabilme halidir. İnsan egosu denetlenmesi en güç olan şeydir. Bunu ancak aşk becerebilir, sadece aşk ile üstünden atlayabilirsiniz.
…
Biz birbirimize karşı çok saygılıydık; mesleklerimiz ve bunun gerektirdiği fedakarlık hallerinde hele daha da çok saygılı ve yol açıcı davrandık hep.
…
Böyle, bir şölen gibi, bir lunapark gibi sevdalık yaşayınca bu görkemi taşımayan her şey bir çadır tiyatrosu gibi geliyor insana. Bu ateşle yanma hali, o kadar derinden, için için yanıyor ki, dönüp bir başka ölümlüyü yakmaya içi el vermiyor insanın.
…
Yaman’la her günümüz sevgililer günüydü... Eşine bu kadar çok çiçek getiren bir adamı daha analar doğurmamıştır. Biz birçok defa sabah uyanıp birlikte gün doğumunu seyreder, ne bileyim çingene vapuruna binip sabah erken Boğaz’ı turlardık.
…”
“Yaman’dan iki ay sonra yazdık. Daha sonra bu ısrar otuz küsur şarkı sözü üretti. O dönem Sezen bana sadece 3-5 saat uyumaya yetecek kadar boşluk bırakıyordu. Stüdyolar, kayıtlar, konserler vb. çok yoğun bir rehabilitasyon oldu benim için. Sezen’in o toplumsal düzeydeki rehabiliterliği benim için özel bir muamele seçkinliğinde oldu. O benim kardeşimdir, canımdır.”
Propoganda filminde basın danışmanlığı, Asmalı Konak dizisinde proje yazarlığı, İkinci Bahar, Yeditepe İstanbul dizileri ve O Şimdi Asker filminde oyunculuk yaparak kariyerini güçlendirdi; Beynelmilel filminde ise konsomatris olarak karşımıza çıktı. Popüler dizi Bir Bulut Olsam'ın senaryosunu yazdı ve dizide İnci Batur karakterini canlandırdı.
Değindiği toplumsal meseleler ve ekrana sıcak bir şekilde aktardığı Seymen ağa ile Bahar’ın aşkı tüm Türkiye’yi etkisi altına aldı. Özcan Deniz’i ve Nurgül Yeşilçay’ı bugünkü konumuna getiren de burada oynadığı rollerdi.
Çocukluğunda babasının tayinleri nedeniyle karış karış tüm ülkeyi dolaşan ve 12 Eylül dönemini tüm acılarıyla yaşayan Meral Okay, canlandırdığı karakterlere de işte bu tecrübeleriyle hayat verdi.
2011 yılının Ocak ayında başlayan ve milyonlarca kişi tarafından hayranlıkla takip edilen Muhteşem Yüzyıl’ı adeta emek emek, ince eğirip sık dokuyarak yazdı. O dönem Osmanlı İmparatorluğu’nun televizyona aktarılmasıyla ilgili çokça eleştiri alsa da işini yapmaya devam etti. Hatta bir dönem bu nedenle polis korumasında yaşadı. Bunu çok acı bir tecrübe olarak değerlendirse de tehditlere rağmen yolundan dönmemekte ısrar etti.
Yakın dostu Melek Taylan Ulugay şöyle aktarıyordu o günleri: “Meral gerçekten olağanüstü zeki bir kadındı, hisleri de inanılmaz güçlüydü. Şöyle benim suratıma bir bakınca anladı bir şeyler olduğunu ama gene de üzerinde durmadık tabii. Akşam eve döndük. Perşembe günü patoloji raporu geldi, raporun geldiği gün, tabii Sezen (Aksu) filan da duydular o arada, aynı doktor yine beni çağırdı ve kaşlarını kaldırıp bana ‘Durum iyi değil, Melek Hanım…’ dedi. ‘Ben size diyeyim altı ay, siz bana diyin sekiz ay…’ Bu netlikte söyledi yani, işte böyle başladı…”
Kemoterapi gördüğü ve yoğun ağrılar yaşadığı dönemde bile dört elle işine sarıldı, Muhteşem Yüzyıl’ı yazmaya ve yeni projeler üretmeye devam etti.
“Suyu çok sevdiği doğru… Rumelihisarı’ndaki evi de denize yakın olmak için tutmuştu, ‘Gemide gibi hissediyorum…’ demişti. Hastaneden çıktığında yatağını salona taşımıştık, denizi görsün diye. Son gece, Emine (Uşaklıgil), ben ve Emel -yakın bir cocukluk arkadaşı- Boğaz’a bakarak yalılardan, yalıdaki yaşamlardan söz ettik... Ferzan Özpetek bir motorla önümüzden geçti, ona el salladı yatağından. Hiç veda etmedik, ‘Ben artık uyumak istiyorum’ dedi…” Ve gitti…
Öldüğünde toprağın altına girmek istemediğini, mümkünse yakılmasını ve küllerinin suya savrulmasını istedi ancak bu isteği ailesi tarafından yerine getirilmedi. Mirasını Ali Nesin’in Matematik Köyü’ne bağışlamayı istedi ancak bu isteği de ailesi tarafından gerçekleştirilmedi. Elbette bu noktada ailesine saygı duymaktan öteye geçilemedi…
'Yine mi Çiçek' ile veda edelim Meral Okay’a… Yaşattığın duygular için çok teşekkür ederiz güzel yürekli kadın… Işıklar içinde uyu…
Vasiyeti olan Matematik Köyüne mirasının bırakılması gerçekleşmese de Sezen Aksu bir konser vererek tüm gelirini oraya bağışladı. Bunu da eklemeniz güzel olur
Ah.. meral abla.. yaman abi ile yaşadiklari o koskocaman aşka şahidim.. yaman abiyi gözünden bile sakınırdı.. ikisinin de mekanı cennet olsun..
Karı koca iyi oyuncuydular bence hele Yaman Okay in doğulu rollerine ben bayılırdım bir de ses tonu hoşuma giderdi