II. Abdülhamit'in beşinci kuşak torunu olan Nilhan Osmanoğlu başta Galatasaray Adası (Suada) olmak üzere İstanbul'daki birçok han, konak ve araziden hak iddia etti. Biz de ileride Osmanoğlu'nun hak iddia edebileceği şeyleri derledik.
II. Abdülhamit'in beşinci kuşak torunu olan Nilhan Osmanoğlu başta Galatasaray Adası (Suada) olmak üzere İstanbul'daki birçok han, konak ve araziden hak iddia etti. Biz de ileride Osmanoğlu'nun hak iddia edebileceği şeyleri derledik.
İstanbul'un en kritik noktası. Özellikle yazları dünyanın en sıcak noktası.
Ortalama bir Avrupa ülkesinden daha kalabalık.
Yıllardır gizemini koruyan bu arsaya talip olunabilir.
Anadolu Yakası sakinlerinin ortak buluşma noktası. Boğa olmazsa insanlar buluşamaz, sosyal hayat biter.
Wafflecı da olabilir.
Artı altyapıdan iki futbolcu.
Osmanlı dönemi filmiyse hak iddia edilebilir. Sonuçta dedesinin devleti.
Nasıl olsa kimse kullanmıyor.
İstanbul'un giriş noktası hanedana geçmeli.
Galata Kulesi'ni istemek abartılı olacağı için civardaki kılıfçılardan hak iddia edilebilir.
Yok öyle başkasının rolüne girip tüm parayı kendin harcamak.
Taksit öder gibi ilçe sahibi olunabilir. Biraz uzak ama olsun. Fiyatlar katlanacak.
Ben de Hz. Adem`in 5 milyonuncu kuşaktan torunuyum ben de Şeytan yüzünden kovulduğum cenneti geri istiyorum.
Ağzına sıçtıklarımın götlek soyu dedesinin kaybettiği topraklarla beraber milyonlarca katledilen siviller kıbrıs türkleri ölen askerler aklıma geldikçe deliriyorum.dedesinin yediği bokların bedeli olarak bu puştların soyunun sopunun ağzına sıçıp donuna kadar alıp halka dağıtmak lazım.birde gelmiş güyya osmanlı.götümün cahili osmanlının yüz karaları
Lozan Antlaşmasına göre 1912 öncesi borçların % 62si, 1912 sonrası borçların % 77'si Türkiye'ye kalmıştır.Osmanlı'dan devralınan borçların ödenmesi 1954 yılında bitirildi. İlk dış borçlanma 1854 yılında yapıldığına göre bu borçların tasfiyesi 100 yıl sürmüş oluyor. Osmanlı'dan devralınan borçlar 145 milyon Osmanlı altın lirası tutarındaydı. Bu da o dönemin milli gelirinin yaklaşık yüzde 65'i ediyor. Bugünkü koşullarla düne bakıp devralınan borç miktarının söylendiği kadar yüksek olmadığı tezini ileri sürenler bu borcu aynı mantıkla bugünkü değerlerle hayal etmeye çalışırlarsa kabaca 500 milyar dolarlık bir borç yüküne denk geldiğini göreceklerdir (Bugünkü GSYH'mız 750 milyar dolar olduğuna göre bunun yüzde 65'i 488 milyar dolar eder.) Bunlara ek olarak yeni devlet kurmak ve onu büyütmek için nice insanlar kurtuluş şavaşında ter döktü kan akıttı bu topraklarda biri hak iddaa edecekse kaçıp gidenler yan gelip yatanlar değil vatan için can verip kan akıtanlarındır o hak.