Tarih sadece büyük savaşlardan ibaret değildir. Tabii olarak tarih, ana merkezi olan insanın çevresindeki hikayeleri de içerisinde barındırır. Burada da sosyal hayatın içerisinden bir kare olarak, eski hamamların bilinmeyen taraflarına değineceğiz.
Tarih sadece büyük savaşlardan ibaret değildir. Tabii olarak tarih, ana merkezi olan insanın çevresindeki hikayeleri de içerisinde barındırır. Burada da sosyal hayatın içerisinden bir kare olarak, eski hamamların bilinmeyen taraflarına değineceğiz.
Bir nüshası Murat Bardakçı'nın kütüphanesinde bulunan bu yazma eser, kendisi tarafından gerek köşe yazılarında gerek ise kitapta bölüm olarak yayınlanmıştır.
Para karşılığı müşterilerle cinsel ilişkiye giren tellakların adlarını ve bu işe nasıl başladıklarını detaylarıyla anlatıyor. Yemenici Bali adlı böyle bir tellağı hizmetine alıp kurtardığını söyleyen Derviş İsmail, bu eseri onun isteği üzerine, tellakların yaşadıklarının kayda geçmesi için yazdığını belirtiyor.
Yemenici Bali'nin bir gün gece vakti liman tarafından geçerken denizcilerden Zehir Ahmed ve Kurt Halil tarafından kaçırılıp tecavüze uğradığını anlatan Derviş İsmail, bundan sonra Bali'nin, pasif eşcinsel olarak Kılıç Ali Paşa hamamında para karşılığında çalışmaya başladığını söylüyor.
Kara Davud isimli Üsküdar'da Kolluk Hamamı'nda çalışan bir tellaktan bahseden yazar, Kara Davud'u şöyle anlatıyor:
''Tokmakçıdır, gece ve gündüz bey ve paşa ve ağa ve efendi tokmaklar. Bir it oğlu ittir. Elbisesiz yalın ayak gezer, biçaredir. Hamam hamam dolaşır, avaredir.''
Yazar, kendisinin de Hamamcılar Kethüdası olması münasebetiyle, bu konuları yakından bildiğinden gayet detaylı bilgiler veriyor. Öyle ki bu tellakların kaç para karşılığında cinsel ilişkide bulunduklarını dahi belirtiyor.
''Hamamda tokmakçılar halvette bir sefere 100 kuruş alırlar... Gece döşek yoldaşlığı 300 akçedir... Halvette bir seferi 90 kuruştur ve 20 kuruş dahi ortağı alır ki, 110 kuruştur. Geceliği 200 kuruştur. 100 kuruş dahi ortağı alır.''
Bu Kalyoncu Süleyman günlerden bir gün Hasköy iskelesine gelip Kalafat yerinde Ali Paşa kahvesinde yalın ayak baldır bacak çıplak otururken Piyale Paşa hamamcısı Hasan Ağa dahi o kahvedeymiş. Sohbet ve muhabbet ile oğlanı kandırıp ikna edip hamamına götürmüş, birkaç gün sonra müşteriye çıkartmış.
Müşterisini halvete alınca kapıya peştemal asıp 'Uzan beyim, paşam, efendim, ağam, bacakların ve ayakların bir yol oğuşturayım' deyip nicesini baldır bacağa atar ve kıvamı gelince kendi peştamalını fora edip çırçıplak, hemen müşterinin ayaklarını öper. Bu nezaket yoluyla aheste beste dipleme sokar ki bu hüner ancak bu ittedir. Bir seferde 100 kuruş alırlar ama bu Süleyman'a 300 verse azdır.
İnsanlık tarihinin her döneminde ve günümüzde de olduğu üzere, o devirlerde de bu tip ilişkilerin yaşanmış olması doğaldır. Devlet ise bu tip tellakları kayıt altına alarak durumu gözetim ve kontrol altına almaya çalışmıştır.
osmanlı torunuyuz diyenler bunları biliyor mu acaba? bi de muhallebi cocuğu ne demekmiş onu öğrenin.öyle osmanlı tuğralı dobloyla gezmek olmaz :d
LGBT Ottoman Empire
muhafazakar kesim modern zaman icin hep ahir zaman, zina artti, kiyamet yakin der ama bilmezler tarihde neler var. okulda ogretilen resmi tarihin disina cikinca neler neler goruyorsun. zaman, mekan, kultur degisiyor ama insanin cinsel acligi, gariplikleri hic degismiyor.