“Aracın park lambasının yanmadığını söylüyorlar. Eşim tekrar dışarı çıkıp arabayı çalıştırdıktan sonra park lambasının yandığını görüyor ve tekrar içeri geliyor. ‘Park lambam yanıyor’ diyor. İçerideki görevli şahıslar, ‘Artık geçti, burada kamera kaydı vardı ama şu an yapacak bir şey yok. Dışarıdaki kamera bizi ilgilendirmez’ diyerek eşimi gönderiyorlar. Alay eder bir şekilde ‘Geçmiş olsun, yarın tekrar gelirsiniz’ diyorlar.
Eşim de ‘Yetkili kimse yok mu?’ diye sorduğunda, ‘Burada bir bayan mühendisi var, onunla görüşebilirsin’ diye yönlendiriyorlar. Eşim bayanın yanına gidiyor, orada konuşurken bir ağız dalaşı meydana geliyor ve sonucunda 20–30 kişi toplanıp eşimi darbetmeye başlıyorlar. Eşim bu darp esnasında diğer vatandaşlar tarafından kurtarılmaya çalışılırken daha fazla darbedildiğini söyledi.
Sonra eşim tekrar dışarı çıkıyor, darp raporu almak için eline telefonu alıyor ve 112’yi arıyor. Bu esnada biri eşimin üzerine doğru arabayı sürüyor. Hatta kamera kayıtlarında eşimin ayağının ezildiği görülüyor. Eşim ‘Ne yapıyorsun?’ diye tepki gösteriyor. Ardından araçtan inen şahıs, eşime şiddetli bir yumruk atıyor. Eşim bu darbe ile sarsılıyor, düşmüyor ama kendini zor toparlıyor. Tekrar üzerine yürüyorlar.
Yani üç ayrı olay var. İkinci olayda yumruk darbesiyle eşim ciddi şekilde sarsılıyor. Ardından eşim tek başına arabasına binip darp raporu almak için Onkoloji Hastanesi’ne gidiyor.”
İnsanlar suç işlemekten adam öldürmekten dövmekten korkmuyor çünkü adalet yok adalet uygulayan yok adaleti işleten düzen kavramı yok
herşeyi sansürlemeyin hakettekleri capital punishment
hic bir yerde güvende değiliz.