45 yaşındaki eski manken ve oyuncu Arzum Onan, Endüstri Meslek Lisesi Yapı Ressamlığı bölümünden mezun olduktan sonra mimarlık okumayı düşünürken kendisini birdenbire podyumlarda buldu.
Zor zamanlardan geçtikleri için mankenlik yapmaya başladığını söyleyen Arzum Onan, o günleri şöyle anlattı: “Pazarda Sait Hoca’nın dikkatini çekmişim, ’Bu kim?’ diye sorunca ‘O bizim Haluk’un kızı’ demişler. O şekilde tanıştık. Kontrat imzalamaya gittiğim gün, üç iş görüşmesine gittim. Podyumda yürümeyi bilmememe rağmen, defileye çıkmıştım. Babam o dönem kanser tedavisi görüyordu. Zaten benim mankenliğe başlama sebebim paraya ihtiyacımızın olmasıydı.”
Elbette hiçbiri tesadüf değildi. Duru bir güzelliği olan ve içten gülümsemesiyle herkesin gönlünü fetheden Arzum Onan, kısa zamanda kariyer basamaklarını hızla tırmandı.
1993 yılında Detay Film’i kuran Mehmet Aslantuğ, 1994 yılında Arzum Onan’ı aradı ve iş teklifinde bulundu. Ertesi gün buluştular ve Mehmet Aslantuğ iki gün sonra Arzum Onan’a evlenme teklif etti.
Hem dünya evine girdiler hem de birlikte bir kariyerin ilk adımlarını attılar.
Mehmet Aslantuğ'un ünlü ve yalnız bir aktörü canlandırdığı filmde Arzum Onan'la tanıştıktan sonra hayatı değişiyordu. Kendi hayatlarıyla benzerlikler olan bu filmin sonuna benzemediler neyse ki... Spolier vermeyelim, siz bulup izleyin.
Yayınlandığı dönemde güzelliğiyle herkesi kendine hayran bırakan Arzum Onan, aynı zamanda kamu yararına yapılan defilelerde podyuma çıktı ve reklamlarda yer aldı.
Elbette ki zor bir bekleyişti. Bir yanda bebeğinizin ve sizin sağlığınız, diğer yanda ne olacağını bilemediğiniz bir his... Arzum Onan, o günleri bir röportajında şöyle anlatmıştı: 'Can yaklaşık 14 saat kuvözde kaldı. Kendime geldiğimde, Mehmet’le birlikte yanına gittik. Elinde serum takılıydı. O kadar küçüktü ki... Sonsuz ve tarifsiz bir mutlulukla Mehmet’le birbirimize sarılıp, dakikalarca ağladık.'
Can'dan önce çocuklarla iletişiminin çok kuvvetli olmadığının altını çiziyor ve şöyle devam ediyor: 'Can’la her şeyi çok güzel paylaştığımızı düşünüyorum. Onun da bu paylaşımdan güzel etkilendiğini gözlemliyorum. Tabii ki zaman zaman sonradan üzüldüğüm şeyleri yapmak durumunda kalabiliyorum her anne gibi ama sonuç olarak benim nasıl bir anne olduğum, Can büyüdüğü zaman belli olacak ve en önemlisi buna o karar verecek!
Birçok insanın yaşadığı sıkıntıları, acıları ve daha sert hastalıkları düşündüğünde şükrettiğini dile getiren Arzum Onan, o günleri şöyle anlattı: 'En büyük destekçimdi. Hala da öyle. Bugün bile yattığım hastanenin önünden geçerken arayıp, beni ne kadar çok sevdiğini söyler. O dönemde, ona bir kere daha aşık oldum.'
'Başlarda kopya çalışmalar, sonrasında figuratif işler ve zamanla da soyut formlar yapmaya başladım. Materyal çeşitliliğini önemsiyorum. Onun için doğru formla buluştuğu taktirde malzeme farklılıklarının, heykele zenginlik kattığını düşünüyorum.'
Ne kadar planlanırsa planlansın, hayatın öyle bir şey olmadığının altını çiziyor Arzum Onan ve ekliyor: 'Bazen hayat seni olması gerektiği yere götürebiliyor. Orada mutlu olup olmamak da insanın elinde. Bundan kaderci olduğum sonucu çıksın istemem ama hayat biraz da böyle akıyor işte… Bizden, hırslarımızdan ve planlamalarımızdan bağımsız…'
'Vermek istediğim mesaj çok basit: Önce insan, sonra da kadın ve anne olarak, hukuksuzluğun ve adaletsizliğin bu topraklarda yerleşmesine, kök salmasına karşı durmak…'
İlk kez podyumlara çıktığı yaklaşık 25 yıl önceyle neredeyse aynı kendisi, bravo...
onedionun maşallah dediği 7 gün yaşıyor..
Gencligimin platonik aşkı :( Çok yakışıyorlar birbirlerine de. Allah mutluluklarını bozmasın.
Gerçekten hem Arzum Onan,hem de Mehmet Aslantuğ ayrı ayrı şapka çıkartılacak insanlar.İkisi de karakter sahibi.Örnek alınacak insanlar.Umarım hep mutlu olurlar.