Yine Tartışma Var: "Bir Transla Birlikte Olmayı İstememek Transfobi midir?" Sorusu Twitter'ı Karıştırdı

23.02.2021
fyodorovna
Misafir Editör
18K
29

Dünyada çok popüler olan bu tartışma ülkemizde de devam ediyor.

Twitter'da uzun süredir trans aktivizm, radikal feminizm ve cinsiyet kalıpları ateşli şekilde tartışılıyor.

Bu tartışmanın en önemli başlıklarından biri de trans kadın ve erkeklerin ötekileştirilmesi. Trans kadın ve erkekler trans tabirini istemiyor, atanmış cinsiyet tartışmaları da buradan çıkıyor.

"İsteyen istemediğiyle birlikte olmaz, bunda ne var?" diyorsanız yanılıyorsunuz.

Dünyada, gelişmiş ülkelerde ayrımcılık büyük bir suç. Birini ten renginden, doğum yerinden ötürü işe almamak veya cinsiyet tercihinden dolayı reddetmek arasında fark görülmüyor.

Nasıl ki beyaz heteroseksüel bir erkek "siyah bir kadınla birlikte olmam" derken ırkçılık yapmış olursa, "bir transla birlikte olmam" demek de aynı anlama geliyor.

Yani elbette istemediğiniz biriyle birlikte olmayabilirsiniz; ancak beğendiğiniz, ilgi duyduğunuz halde biriyle trans olduğu için birlikte olmamak transfobi demek.

Sadece heteroseksüeller değil eş cinseller de trans biriyle birlikte olmak istemezse transfobik olmakla itham ediliyorlar.

Diyelim ki lezbiyen bir kadınsınız. Eğer ameliyatlı veya ameliyatsız trans bir kadınla birlikte olmak istemezseniz bu transfobiye giriyor. Aslında hepsinin temelinde kafanızda karşınızdaki kişiyi 'yeterince' erkek veya kadın kabul edememek yer alıyor.

Cinsiyet kalıpları ne kadar inkar da etsek doğduğumuzdan beri içimize işlemiş durumda.

Bu yüzden bazı trans kadınların aslında kadın düşmanlığı yaptığını düşünen cis kadınlara TERF (trans dışlayıcı radikal feminist) deniyor. Cis kadın (atanmış/biyolojik cinsiyeti kadın olan) feministlerle trans savunucuları bu tür sebeplerden sık sık birbirlerine giriyor.

Feminizmin LGBTQIA+ haklarının savunucusu olduğu düşünülse de, bahsettiğimiz tartışmalar yüzünden son dönemde cisfeminizm adlı ayrı bir tür çıktı.

Doğuştan/atanmış cinsiyeti kadın olanların feminizmi diyebileceğimiz topluluk trans aktivistlerin kadın haklarına zarar verdiğini söylüyor. Trans kadın sporcuların kadın kategorisinden cis kadınları silmesi veya trans çocuklar gibi tartışmalı konular bu çatışmanın fitilini ateşliyor.

Neden kadınlar ve translar birbirine girerken asıl sorunun kaynağı olan cis erkekleri görmezden geliyorlar derseniz, sebebi belli.

Feminizm kadınları ve trans kadınları da kapsayan bir hareket. Erkek haklarıyla değil, kadın haklarıyla ve sorunlarıyla ilgileniyorlar. Bu durumda trans erkeklerin hakları da feminizmin alanı dışında kalmalı ancak elbette o da feminizmin alanına giriyor. Kısacası hem kişiyi beyan ettiği cinsiyetten saymak gerekiyor, hem de özünde kimse öyle yapmıyor. Bu da büyük bir paradoksa dönüşüyor. Translara ve kadınlara en çok karşı duran heteroseksüel cis erkeklerin mağdur ve konu dışı kalması biraz tuhaf. Ancak hepimiz ataerki altında bilinçlenip yaşadığımız için bu tutarsızlığı sorgulayamıyoruz.

Bu kadar kavram kargaşasında kafanızın karışması normal. Ancak yeni dünyanın gündemi bu ve yeni yeni oturtulan bu kavramların altını doldurmak gerek.

Nasıl ki bundan uzun yıllar önce eş cinselliğin var olup olmadığı tartışılıyor ve bugün (hemen hemen) herkesin kabul ettiği bir olguya dönüştüyse, bugün de trans bireylerin cislerden hiçbir farklarının olmadığı kabul edilse de; cinsiyetin doğuştan gelip gelmediği ve yönelim tartışmaları gündemde.

Daha alınacak çok yol var. Örneğin trans çocuklar, sporda transların yeri, kişisel beyanın önemi ve geçerliliği tartışılmaya devam edecek.

Dünya tarihin başından bugüne kadar iki cinsiyet etrafında şekillendi. Baskın olan ise her zaman ataerkil düzendi. Non-binary (hiçbir cinsiyete ait olmayan) kişiler hariç translar üçüncü bir tür gibi görülmek istemiyor; kadın veya erkek olarak tanımlanmak istiyorlar. Ancak bu durumun bir anda kabullenilmeyeceği ortada.

Konunun başına geri dönecek olursak; herkes kendi kimliğini özgürce yaşamalı. Kimse kimseyle birlikte olmak zorunda değil, ancak yargılamamak zorunda.

Heteroseksüel bir şekilde açıklamak için örneğin yaşlı biriyle birlikte olmayı istememek ageism (yaşlı ayrımcılığı) değil, ancak görüştüğünüz ve hoşlandığınız birinin sizden büyük olduğunu öğrenince ondan ayrılıyorsanız bu ageism, yani ayrımcılık. Farklılıklara bir türlü saygı duyamadığımız günümüzde umarız bu tartışmalar saçma görünse de iyi bir noktaya taşınmamıza vesile olur.

Siz bu tartışma hakkında ne düşünüyorsunuz?

Yorumlar
eppursimuove

Peki trans kadınların spor dallarında kadınlar alanında yarışarak, senelerce erkek olmanın getirdiği fiziksel üstünlüklerden yararlanması, onca kadın sporcunun hakkına girmesi de konuşuluyor mu? Merakımdan soruyorum hiçbir yerde görmedim de. (Trans bireylerin konuştuğunu)

5 gun Önce
ytr.13

Türkiye gibi bir yerde hiç işi gücü olmayıp saçma sapan konularla polemik yaratmaya çalışan kitleyi anlayamıyorum. Hiç mi bir uğraşın, derdin, yapman gereken şeyler yok da bu mecralarda insanların beğenilerini kalıplara sokmaya çalışıyorsunuz?

5 gun Önce
TÜM YORUMLARI GÖR (29)
Bu içerikleri de okumak isteyebilirsiniz