23 Eylül 1939'da aramızdan ayrılan psikanalizin kurucusu Sigmund Freud'un 81. ölüm yıl dönümü...
23 Eylül 1939'da aramızdan ayrılan psikanalizin kurucusu Sigmund Freud'un 81. ölüm yıl dönümü...
1939 yılının yazında Freud'un ağız kanseri tedavi edilemez bir hal almıştı ve canını çok yakıyordu. Bu nedenle doktoru ve aynı zamanda arkadaşı olan Max Schur'dan ona yüksek dozda morfin vererek acısını dindirmesini istedi. Doktor, kızı Anna'dan izin alarak üç yüksek doz morfin enjekte etti ve o gün komaya giren Freud, bir daha uyanamadı.
Yirmili yaşlarında sigara içmeye başlayan Freud, ilerleyen yıllarda tam bir tütün bağımlısı haline geldi. Sigaradan sonra puroya başladı. Doktorların tütün konusundaki uyarılarına ve ağız kanseri nedeniyle 16 senede 33 ameliyat geçirmesine rağmen puroyu hiç bırakmadı.
En ünlü çalışmalarından biri olan Rüyaların Yorumu, 1899'da yayımlandığında aslında pek değer görmemiş ve 1899'dan sonra 6 sene boyunca yalnızca 351 nüshası satılmıştı.
1886'da Viyana'daki kliniğini açtıktan sonra hastalarına hipnoz uygulamaya başladı. Hipnozun yatış pozisyonunda daha kolay bir şekilde gerçekleştirildiğini fark etti. Bu yüzden de hipnoz seanslarında hastalarından Madame Benvenisti'nin ona hediye ettiği İran halısı örtülü divanı kullandı.
Nazi tehlikesi nedeniyle Avusturya'yı terk edip İngiltere'ye gitse de dört kız kardeşi için çıkış vizesi alamadı. Freud, 2. Dünya Savaşı'nın başlamasından birkaç hafta sonra hayatını kaybetti. Frued'un ardından dört kız kardeşi Nazi toplama kamplarına gönderildi ve orada öldüler.
1882 yılında tanışan Martha Bernays ile Freud'un arasında büyük bir aşk başladı. İddialara göre Freud, dört senelik nişanlılık süreci boyunca Martha'ya 900 aşk mektubu yolladı.
Kaygı sorunu yaşayan hastaların yatıştırılmasında köpeklerin fayda sağladığını düşündüğü için onlardan yardım alıyordu. Bu yüzden de bazı seanslarda köpeği Jofi'nin hastaların yanında oturmasına izin veriyordu. Ayrıca ilerleyen yıllarda köpeklerin terapi amaçlı kullanılması fikri daha detaylıca araştırılmaya başlandı. Bu çalışmalarda Freud'un Jofi ile hastaları arasında kurduğu tedavi yönteminden de faydalanıldı.
Psikoloji alanında iki yenilikçi bilim insanının bir araya geldiğinde neler olabileceğini bir düşünün... İddialara göre Freud ve Carl Jung tanıştıklarında 13 saat boyunca konuştular.
Freud'un hastaları arasında Brezilya İmparatorluğu'nun prensi Pedro Augusto, besteci Gustav Mahler ve Napolyon'un torunu Prenses Marie Bonaparte gibi özel isimler vardı. Ünlü hastalarının kimliklerinin korunması için kişisel notlarında bile onlardan takma adlarla bahsetti.
Hayatına yön verecek travmalardan birini 8 yaşındayken yaşadı. Buna sebep olan şey, kasıtlı olarak ebeveynlerinin yatak odasına işemesiydi. Bunun üzerine öfkelenen babası 'Senden bir şey olmaz!' diye bağırınca Freud, ömür boyu bu yarayı taşıdığını ve her zaman insanlara 'bir şey olabildiğini' kanıtlamaya çalıştığını söylemişti.
Erkek çocuklar annesine, kız çocuklarda babasına aşıktır teorisini bastırılmış ensest ilişkiyle açıklayan, ölüm korkusunu anksiyete ile açıklayan, varolan tüm sorunların geçmişte muhakkak bir sebebi olan ve patlamasını bekleyen dengesiz ve kötü bir çocukluk geçirmiş ruh hastasıdır. Dünayadaki tüm psikolojik sorunları bastırılmış cinsellikle ilişkilendiren, çocukluğundaki travmaları normalleştirmek için tüm insanlığa bunu aşılayan bilimden uzak deneme yanılmayla dar bir çerçevede elde ettiği verileri tüm dünyaya mal eden karakterdir.
I. Dünya Savaşı başladığında "Tüm libidomu Avusturya-Macaristan'a adadım!" diyerek safını belli etmiştir.
Herkesin hayatında iyi ve kötü yaptığı şeyler vardır, kimsenin doğrudan iyi biri ya da kötü biri olarak sıfıtlandırılmaması lazım.Ne yaparsa yapsın Freud akademik anlamda dünyayı şekillendirilmiş saygın bir psikiyatr ve bazı çalışmaları hayranlık uyandırıcı :)