Özkömürcü, Türk tüketicilerinin bilgi arayışında arama motorlarından sohbet botlarına geçtiğini belirterek şunları söyledi:
“Türkiye’de yapay zekâ kullanan her 100 kişiden 95’i, ürün veya hizmet ararken ChatGPT’nin yönlendirmelerine güveniyor. Artık sadece Google’da ilk sayfada olmak yetmiyor; markanızın ChatGPT tarafından önerilen bir otorite olması gerekiyor.”
2026’nın ekonomik olarak zor geçeceğine dikkat çeken Özkömürcü, şirketlerin pazarlama bütçelerini verimli kullanabilmek için yapay zekâ optimizasyonuna yönelmeleri gerektiğini vurguladı: “Müşteriler artık ‘en iyi muhasebe yazılımı hangisi?’ veya ‘İstanbul’daki en güvenilir insan kaynakları firması kim?’ sorularını Google’a değil ChatGPT’ye soruyor. Eğer yapay zekâ firmanızı tanımıyor ve önermiyorsa, o müşteriyi kaybediyorsunuz demektir.”
Uzmanlara göre 2026’da Türk şirketleri için rekabet avantajı, “yapay zekânın dilinden konuşabilmek” olacak.
Tüketiciler, kullanım kolaylığı sağlayan ve satın alma kararlarını hızlandıran alışveriş sitelerini tercih etme eğiliminde. Ve yapay zeka, son zamanlarda tüketicilerin bu yönlü ihtiyaçlarına yönelik pazarlama tabanlı çözümler getirebilmekte. Yani insan davranışını taklit eden bu gelişmiş teknoloji sayesinde, insan zekası gerektiren temel görevler, bilgisayarlar tarafından gerçekleştirilebilmekte ancak kısıtlı. Zira "Yapay Zeka Pazarlaması" çerçevesinde tüketicilerin tepkilerini gözlemlemek ve süreci iyileştirmek, hala yeni bir çalışma alanı.
Yeterince zeki olan birisi yapay zeka gibi yanıltıcı ve kesinlikle olmayan yazılımlara güvenmez her gereksiz işte olduğu gibi bunda da birinciyiz diğer ülkelerde insanlar daha bilinçli ve farkında olduğu için böyle şeylere aşırı rağbet etmiyor ama maşallah biz bu konuda da liderliği kaybetmiyoruz bu bizim niteliksiz olduğumuzu gösterir...