Uzayda Veri Merkezi Fikrine Alışın

Siz beni Roma’da sadece geziyor sanıyorsunuz. Geçen gece, elimde bir fincan espresso, önümde tablet... 'Yahu' dedim kendi kendime, 'Zuhal, sen gerçekten üç saat boyunca iki adamın konuşmasını mı izleyeceksin?'

Evet, izledim. Ve size şunu söyleyeyim: Dün gece izledim ve uyuyamadım.

Karşımdaki adam Elon Musk. Ama bildiğimiz, o Twitter’da (pardon X’te) millete sataşan trol Elon değil. Bir Roma imparatoru gibi konuşan, geleceği sadece tahmin etmeyen, onu elleriyle büken bir adam vardı ekranda.

Konu sadece teknoloji değil. Konu, medeniyetimizin duvara toslamak üzere olduğu gerçeği.

Musk’ın anlattıkları, hani o Nişantaşı veya Cihangir kafelerinde veya toplantı aralarında konuştuğumuz 'Yapay zeka işimizi elimizden alacak mı?' geyiğinin çok ötesinde. Size o sohbetten aldığım notları, araya biraz da kendi istihbaratımı ve ilginç görüşleri katarak anlatayım.

Hazırsanız, kemerlerinizi bağlayın. Mars’a değil ama fena bir türbülansa giriyoruz.

Elektrik, yeni petroldür ve bitiyor

Musk’ın sohbetin başında söylediği bir cümle beynimde şimşek gibi çaktı:

'Çip sorunu bitti, artık elektrik sorunumuz var.'

Bakın, Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) son raporuna baktım. Sadece veri merkezlerinin tükettiği elektrik, önümüzdeki iki yıl içinde Japonya’nın toplam tüketimine ulaşacakmış. Musk diyor ki; 'Dünya’da (Çin hariç) elektrik üretimi artmıyor. Ama yapay zeka iştahı logaritmik artıyor.'

Peki çözüm ne?

Uzay.

Yanlış duymadınız. Musk, veri merkezlerini uzaya taşıyacağını söylüyor. Neden mi?

Çünkü uzayda gece yok. Bulut yok. Güneş panelleri Dünya’dakinden 5 kat daha verimli çalışıyor. Ve en önemlisi, 'Komşumun jeneratörü gürültü yapıyor' diye şikayet edecek kimse yok.

Bu bana neyi hatırlattı biliyor musunuz? 19. yüzyılın sanayi devrimini. O zaman kömür neredeyse, fabrika oradaydı. Şimdi güneş neredeyse (yani uzayda), zeka orada olacak. Musk buna 30 ay ömür biçiyor. 30 ay! Bir İstanbul’da bir ev inşaatını tamamlamak bile daha uzun sürüyor.

Ve şimdi diyor ki: “Yapay zekânın en ucuz çalışacağı yer 36 ay içinde uzay olacak.”

"Çinliler bizi çiğ çiğ yer” itirafı

Sohbetin en samimi, belki de en korkutucu anıydı.

Musk, lafı hiç dolandırmadı: 'Eğer robotlarımız olmazsa, Çin bizi üretimde ezer geçer.'

Neden?

Çünkü Çin’in 'nüfus avantajı' değil, 'çalışma etiği' avantajı var.

Bir istatistik vereyim size. Çinli elektrikli araç devi BYD, geçen yılın son çeyreğinde Tesla’yı satışlarda geçti. Musk bunu görüyor.

Diyor ki; 'Amerikalı, maden rafinerisinde çalışmak istemiyor. Ama Çinli çalışıyor.'

İşte tam burada devreye Optimus giriyor. Yani Musk’ın yakında seri üretimine başlayacağı insansı robotları.

Musk buna 'Sonsuz Para Hilesi' (Infinite Money Glitch) diyor.

Goldman Sachs’ın bir raporunu okudum geçenlerde. İnsansı robot pazarının 2035’e kadar 150 milyar dolara ulaşacağını öngörüyorlar. Ama Musk’ın vizyonu başka. O, robotların robotları ürettiği, maliyetin sıfıra yaklaştığı bir dünya hayal ediyor.

Yani geleceğin sınıf savaşı, işçiler ve patronlar arasında değil; Çinli işçiler ile Amerikan robotları arasında olacak.

Bu arada hatırlatayım, Çinliler’in insansı robotlarının seri üretimi başladı.

Amerika’daki 115 yaşındaki 20 milyon yaşayan “ölü”

Musk’ın başında olduğu şu meşhur DOGE (Hükümet Verimliliği Departmanı) var ya... Hani şu bizim bürokrasiyle dalga geçtiğimiz anlar vardır. Meğer Amerika bizden betermiş.

Musk bir örnek verdi, kahkaha atmamak için kendimi zor tuttum.

Sosyal Güvenlik Kurumu veritabanında, 115 yaşın üzerinde olduğu halde 'hayatta' görünen kaç kişi var biliyor musunuz?

20 milyon.

Oysa dünyada bilinen en yaşlı insan 114 yaşında falan.

Musk diyor ki; 'Bu ya bir yazım hatası ya da devasa bir dolandırıcılık.'

Hükümet, 'ölü olup olmadığınızı' kontrol etmek için Sosyal Güvenlik veritabanına bakıyor. Orada 'yaşıyor' görünüyorsanız, çekler yatmaya devam ediyor.

Bizde de var: Babasının emekli maaşını almak için, resmiyette kocasından boşanmış görünen binlerce evli kadın var. 

Bu bana Kafka’nın romanlarını değil, Aziz Nesin’in 'Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz'ını hatırlattı. Musk, bu absürtlüğü bir 'nano-yönetici' titizliğiyle temizlemeye çalışıyor.

Bir yönetim gurusu olarak “Nano Elon”

Sohbetin bir yerinde, 'Mikro yönetim yapıyor musunuz?' diye soruldu.

Cevabı müthişti: 'Hayır, ben nano-yönetim yapıyorum.'

Paul Graham’ın Silikon Vadisi’nde çok tartışılan 'Founder Mode' (Kurucu Modu) makalesini hatırlayın. Profesyonel CEO’lar işi delege eder, kurucular ise işin 'sınırlayıcı faktörüne' (limiting factor) odaklanır.

Musk, Starship roketinin gövdesini karbon fiberden paslanmaz çeliğe çevirirken, mühendislerine 'Bunu yapın' dememiş. Malzeme bilimini oturup çalışmış, kaynağın nasıl yapılacağını öğrenmiş ve 'Bu iş böyle olacak' demiş.

Risk alıyor mu? Evet.

Starship patlıyor mu? Evet.

Ama Musk’ın felsefesi şu: 'İyimser olup yanılmak, kötümser olup haklı çıkmaktan iyidir.'

Biz bu hikayenin neresindeyiz?

Üç saatin sonunda tableti kapattım. Pencereden Vatikan’ın ışıklarına baktım, düşündüm:

Türkiye’de hala günlük siyasetin, faiz oranlarının, meclisteki yumruklaşmanın, kimin ne dediğinin kavgasıyla meşgulüz.

Oysa adam, Ay’da fabrika kurup, oradan sapanla (mass driver) uzaya uydu fırlatmaktan bahsediyor. Hem de milyarlarca… Bunu bir bilim kurgu senaryosu olarak değil, bir mühendislik projesi olarak masaya koyuyor.

Yapay zeka, sadece bir 'chat bot' değil.

Robotlar, sadece fuarlarda dans eden tenekeler değil.

Bunlar, yeni bir medeniyetin tuğlaları. Ve bu duvar örülürken, harcında ya var olacağız ya da o duvarın arkasında kalacağız.

Musk’ın dediği gibi, gelecek 'ilginç' olacak.

Ama asıl soru şu: O ilginç geleceği biz mi izleyeceğiz, yoksa içinde mi olacağız?

Ben, espresso fincanından son bir yudum alıp, Musk gibi yapıyorum: Tarafımı iyimserlikten yana seçiyorum. Ya siz?

Linkedln

Facebook

X

Instagram

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

İçeriğin Devamı İçin Tıklayın

Popüler İçerikler

Gülben Ergen, Ailem Dizisinde Oynamasına Sert Çıkan Oktay Saral'a 'Edep' Üzerinden Cevap Verdi
Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan, CHP'den İstifa Etti
Kızılcık Şerbeti'nin Yeni Bölüm Fragmanındaki Mantık Hatası Seyirciden Kaçmadı