Türkiye Kar Kuraklığı Krizi Geçiriyor: "Kar Yağınca Seviniyoruz Ama Bizim İçin Tehlikeli"

Türkiye, son yıllarda iklim değişikliğinin en sinsi yüzlerinden biriyle karşı karşıya: Sıcak kar kuraklığı. Kamuoyunda kar yağışının varlığı bir teselli kaynağı olarak görülse de bilimsel veriler, yağan karın su rezervlerimize olan katkısının kritik seviyelere gerilediğini gösteriyor. İzmir Bakırçay Üniversitesi Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şermin Tağıl ve ekibi tarafından yürütülen kapsamlı bir araştırma, Türkiye’nin Avrupa’dan Orta Doğu’ya uzanan devasa bir 'kar kuraklığı kuşağı'nın tam merkezinde yer aldığını ortaya koyuyor.

Detaylar 👇

Araştırma, 1950-2025 yıllarını kapsayan 75 yıllık devasa bir veri setini analiz ederek çarpıcı sonuçlara ulaştı.

Bilim insanları, karın yüzeydeki görsel etkisinden ziyade kar su eşdeğerine, yani kar örtüsünün içindeki toplam su miktarına odaklandı. Elde edilen bulgular, kar yağışının miktarından çok, yağan karın zeminde kalma süresinin ve su taşıma kapasitesinin azaldığını gösteriyor.

Özellikle 2000’li yıllardan itibaren Batı Balkanlar’dan başlayarak Anadolu’nun yüksek dağlarını aşıp Kafkaslar ve Zagros Dağları’na kadar uzanan bir kuraklık koridoru oluşmuş durumda. Türkiye, bu kıtalar arası risk hattının merkez üssü haline gelmiş bulunuyor.

Yüksek dağlık alanlar, doğanın en stratejik "su bankaları" olarak kabul edilir.

Ancak yükselen kış sıcaklıkları, bu doğal depoların işleyişini bozuyor. Prof. Dr. Şermin Tağıl, özellikle 1000-1500 metre irtifa aralığındaki dağlık alanlarda, kar su eşdeğerinde son 20 yılda yaklaşık yüzde 30 oranında bir kayıp yaşandığını belirtiyor.

Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, yağan karın toprak tarafından emilip yeraltı sularını ve barajları beslemesine izin vermeden hızla erimesine yol açıyor. Bu durum, karın sadece bir 'beyaz örtü' olarak kalmasına, stratejik bir su rezervine dönüşememesine neden oluyor.

Kar kuraklığı sadece bir çevre sorunu değil, aynı zamanda ekonomik bir güvenlik meselesidir.

Doğu Anadolu gibi kar suyunun hayati önem taşıdığı bölgelerde, bu durumun geçici bir dalgalanma olmaktan çıkıp kalıcı kümelere dönüştüğü gözlemleniyor. Kar suyunun erken ve verimsiz kaybı, içme suyu teminini zorlaştırırken, tarımsal üretimde verim kaybına ve hidroelektrik santrallerinde enerji üretim kapasitesinin düşmesine neden oluyor. Fırat ve Dicle gibi sınır aşan suların beslenme kaynaklarındaki bu azalma, bölgesel gıda güvenliğini de doğrudan tehdit ediyor.

Uzmanlar, su yönetiminde artık eski iklim modellerine göre planlama yapmanın mümkün olmadığını vurguluyor.

Kar su eşdeğerini merkeze alan, modern verilerle desteklenen yeni su politikalarının geliştirilmesi kaçınılmazdır. Erken uyarı sistemleri, alternatif su depolama çözümleri ve iklim değişikliğine uyumlu tarım politikaları, Türkiye'nin bu krizle başa çıkabilmesi için hayati önem taşıyan adımlar olarak öne çıkıyor. Kar yağdığında sevinmek yerine, o karın su olarak ne kadarının elimizde kaldığını hesaplayan bir stratejiye geçilmesi, geleceğimiz için en kritik savunma hattını oluşturacaktır.

İlginizi çekebilir;

Binlerce Kişiye İş Müjdesi: Akdeniz Bölgesinde İki Farklı Noktada Kurulacak!
Uzmanlardan Acil Tuz Stoğu Yapın Çağrısı Geldi: Bir Gün Altından Daha Değerli Olabilir!
Uzmanlar Spor Salonuna Gitmek İstemeyenler İçin Kilo Vermenin En Kolay Yolunu Açıkladı!
İçeriğin Devamı İçin Tıklayın

Popüler İçerikler

Yurt Dışı Alışverişlerinde 30 Euro Limiti Kaldırılmasını “Fırsat” Olarak Yorumlayan İTO Başkanı’na Tepki Yağdı
Bir Banka Çalışanı, ATM'den Para Çektikten Sonra Dolandırılmamak İçin Hangi Tuşa Basılması Gerektiğini Söyledi
Hiçbiri İstanbul’u Seçmedi: Yapay Zekaya Göre Türkiye’de Yaşamak İçin En İyi Şehirler
YORUMLAR
13.01.2026

Bilimsel veri falan demişsiniz de, akşama doğru "2026'da Kar Kuraklığından Etkilenmeyecek Burçlar" içeriği görmeyelim?

13.01.2026

göktaşı düşse bize girecek o da

SEN DE YORUMUNU PAYLAŞ