1970’li yıllarda makineleşme ve konfeksiyon üretimiyle birlikte neredeyse tamamen ortadan kalkan bu köklü dokuma geleneği, kadın emeğiyle yeniden hayat buluyor.
Dayanıklılığı ve hafifliği nedeniyle yüzyıllar boyunca tercih edilen Manisa bezi günümüzde peştemal, havlu, masa örtüsü, şal ve farklı ev tekstili ürünleri olarak üretiliyor. 2004–2005 yıllarında başlatılan çalışmalarla geleneksel el tezgahları yeniden kurulurken, üretim süreci hem kültürel mirasın korunmasına hem de kadın istihdamına katkı sağlıyor.
Üretime katılan kadınlar, Manisa bezi sayesinde düzenli gelir elde ederken aynı zamanda sosyal bir dayanışma ortamının da parçası oluyor.
Atölyelerde geçen uzun saatler, kadınlar için yalnızca bir çalışma süreci değil. Tezgâh başında yapılan dokuma, aynı zamanda gündelik hayatın stresinden uzaklaşılan bir terapi alanı olarak görülüyor. Sabah erken saatlerde başlayan üretim, sohbet ve paylaşım eşliğinde devam ediyor.
Şehzadeler İlçe Halk Eğitim Merkezi yetkilileri, unutulmaya yüz tutmuş mesleklerin yaşatılmasını önemsediklerini vurgulayarak Manisa bezinin gelecek kuşaklara aktarılmasını hedeflediklerini belirtiyor. Bu süreçte kadınların ev ekonomisine katkı sağlaması da önemli bir kazanım olarak öne çıkıyor.
İlk olarak gemi yelkenlerinde kullanılan bu kumaş, zamanla içlik ve dışlık olarak dokunmuş sanayileşmeyle birlikte üretimi durmuştu. Günümüzde ise pamuklu ve ipek karışımlı şallar, masa örtüleri ve peştemaller olarak yeniden alıcı buluyor.
Üretilen Manisa bezleri yalnızca yurt içinde değil, yurt dışında da ilgi görüyor. Kanada, ABD ve İngiltere başta olmak üzere birçok ülkeye gönderilen ürünler, doğal yapısı ve nefes alan dokusuyla tercih ediliyor. Resmî kurumlar tarafından hediyelik olarak da kullanılan Manisa bezi bu sayede daha geniş bir tanınırlık kazanıyor.