Alfred Nobel, tarihin en büyük çelişkilerinden birini temsil eder. Bir yandan insanlık tarihinin en yıkıcı buluşlarından bazılarına imza atmış, diğer yandan dünyadaki en saygın barış ödülüne adını vermiştir. İnsanlık tarihini kana bulayan patlayıcıların mucidi olarak anılmak yerine, barışı teşvik eden bir miras bırakma çabası, onun kişisel pişmanlıklarının ve toplumsal vicdanının en büyük göstergesidir.
Detaylar 👇
Batının elindeki tüm argümanlar politik ve siyasi baskı aracı olarak kullanılıyor aksini düşünen sistemin kurbanı olmuştur
İyide günümüzde öyle degilmi ?????Abdullah Öcalan barış elçisi Tayyip Erdoğan dindar Devlet Bahçeli vatansever Fesli deli Kadir üstat daha düne kadar Ali Koç Atatürkçü Deniz Gezmiş vatan haini Aziz Nesin din düşmanı örnekleri arttırabiliriz yani kim ne değilse o bu ülkede
Dedikoduyu ne çok seviyoruz, hele de dramatize ederken dozu kaçırmayı.. Birçok kaynakta, Alfred Nobel’in hayatı boyunca savaştan nefret ettiği yazar. Buluşu olan dinamitin dünyayı değiştireceği için, örneğin Panama Kanalı'nın inşa edilmesini sağlayacağı için çok heyecanlı olduğundan bahseder. Kardeşiyle karıştırılıp yapılan gazete haberindeki ölüm ilanında kendisinden "Daha önce hiç olmadığı kadar hızlı bir şekilde daha fazla insanı öldürmenin bir yolunu bularak zengin olan" olarak bahsedilince şoke olduğuna, böyle hatırlanmak istemediğine, dünyanın önünde yemin eder. Bu yüzden de muazzam servetini fizik, kimya, tıp, edebiyat ve barışı desteklemek için bağışlamaya karar verir. Yani ödül fikri, bir gazetecinin gerçekleri kontrol etmemesi yüzünden doğmuştur.