'Yıllarca sessiz kaldım çünkü bedenimin ihtiyacı olan buydu: sessizlik, durgunluk, hayatta kalmak. Hayatımın en dip noktasındaydım ve gürültüye değil, huzura ihtiyacım vardı.
Ama hadi, artık bazı gerçekleri konuşalım. Televizyonda yine o tuhaf yaratığı görüyorum; teatral, sahte bir performans sergiliyor. Ağlıyor, kimsenin kocasını çalmadığını söylüyor. Kendini “gerçek bir kadın”, “iyi bir anne” olarak anlatıyor. Laf kalabalığı…
Ve dürüst olmak gerekirse... Beni fazlasıyla tiksindiriyor. Eğer bir Oscar verilecekse, bunu “kurban rolünü” oynadığı için hak ediyor. Gözyaşları ikna edici. Empati performansı mı? Oldukça güçlü. Televizyonda ağlamak konusunda gerçekten yetenekli. Belki de bu yüzden kariyerinin geri kalanı hiçbir zaman gerçekten yükselişe geçmedi.
Televizyondaki canlı açıklamasını yeniden dinledim. Kendini ne kadar iyi, beni ise ne kadar kötü gösterdiğine bir kez daha şahit oldum. Söylediği tek doğru cümle, benim “yaralı bir anne” olduğumdu.
Evet, yaralıydım.
Onun dışındaki her şey, tutarlılığı olmayan yalanlar zincirinden ibaret.
Evet, Tarabya’daki bir gece kulübünde saçımı çekti.
Evet, dolabımdan kıyafetler aldı.
Evet, bir uzaklaştırma kararı vardı; o olmadığını söylüyor ama kesinlikle vardı.
Evet, güvenlik kamera kayıtlarını sildirmek için mekân sahiplerine gittiler; her ne kadar kayıtların kendisinde olduğunu iddia etse de.
O canlı yayında söylediklerinin tamamı düpedüz yalandan ibaret.
Beni en çok şaşırtan şey, onca yıldan sonra hâlâ televizyona çıkıp kusursuz bir kadınmış gibi davranması; ortada hiçbir geçmiş, hiçbir örüntü yokmuş gibi konuşması.
Boşanmamdan birkaç yıl sonra iki farklı kadın bana özel olarak ulaştı. Evet, iki kişi! Benden tavsiye istediler. İlişkilerine müdahale ettikten sonra onunla hukuki olarak nasıl başa çıkabileceklerini sordular. Nasıl bir insanla karşı karşıya olduklarını öğrenmek istediler.
Bu yüzden kamuoyu önünde “Ben kimsenin kocasını çalmadım” dediğinde derin bir nefes almak zorunda kalıyorum. Çünkü bu anlatı gerçekle örtüşmüyor.
Sınırları aşmakla tanınan bir ünün var. Diğer kadınlara saygı göstermemekle… Ve “kitaba uygun yaşayan”, ahlaklı ve kusursuz insan rolünü oynamakla.
Ayrıca, ülkenizde yürütülen devam eden bir soruşturmada hâlâ yakalanmamış olmanıza açıkçası şaşırıyorum. Çünkü temsil ettiğiniz değerler sağlıklı olmaktan çok uzak.
Yıllarca sessiz kalmayı seçtim. Suçluluk duygusundan değil; onurumdan. Korunmak için. Sinir sistemimin sakinliğe ihtiyacı vardı. Çocuğumun istikrara ihtiyacı vardı.
Ama sessizlik, sizin anlattığınız hikâyenin doğru olduğu anlamına gelmez.
Gözyaşlarını gerçekle karıştırmayın.
Sessizliğimi suçlulukla karıştırmayın.
Ve şimdi bunun bedelini ödeyeceksin.'
öncelikle kimsenin kocası "çalınmaz". böyle demek sanki adam mis gibi aile adamıymış da biri gelip zorla kaçırmış gibi. adamın gidesi varmış bunu kabullenmek zor olsa da öyle. x ile yakınlaşır o dalı tutar bunu bırakır. x kendisine saygısı olan, evli biriyle kırıştırmayacak bir bireydir y'ye yanaşır ona gider. ama muhakkak gider. siz de üzülür yıpranır ama zaman geçtikçe x'lere y'lere teşekkür edersiniz. kimse de ben evli barklı adamla/kadınla birlikteyim/birlikteydim demez. çok iyi biliyoruz ki bu tip ilişkiler hep boşandıktan sonra başlar. takriben 15-20 dk sonra fln hatta.