Yüksek işletme maliyetleri ve havayolu şirketlerinin uyguladığı dinamik fiyatlandırma politikası, otobüs sektörünü durma noktasına getirdi. Bazı popüler güzergahlarda otobüs biletlerinin uçak biletlerinden daha pahalı hale gelmesi, yolcu tercihlerini değiştirirken birçok yerel firmanın faaliyetlerine son vermesine ya da büyük markaların bünyesine katılmasına neden oldu.
Türkiye Otobüsçüler Federasyonu (TOFED) Başkanı Birol Özcan, sektörün içinde bulunduğu durumu 'var olma mücadelesi' olarak nitelendirerek, 2025 yılının en zorlu dönemlerden biri olduğunu ifade etti. Personel, yedek parça ve sigorta gibi giderlerdeki fahiş artışların bilet fiyatlarına tam olarak yansıtılamadığını belirten Özcan, sektörün sermayesinin her geçen gün eridiğine dikkat çekti. Bireysel otobüs işletmeciliğinin sona erdiğini vurgulayan Özcan, maliyetlerin yaklaşık yüzde 60’ını oluşturan akaryakıt fiyatlarındaki artışın, taşımacılık sektörünü sürdürülemez bir noktaya taşıdığını dile getirdi.
Sektör temsilcileri, özellikle havayolu taşımacılığı ile aradaki fiyat farkının kapanmasının yolcu kaybını hızlandırdığını belirtiyor. Örnek olarak İstanbul ile Bodrum arasındaki bir seyahatte uçak biletleri 850 TL’den başlayan fiyatlarla alıcı bulurken, otobüs biletlerinin 1.200 TL seviyesine yükselmesi karayolu taşımacılığına olan talebi ciddi oranda düşürdü. Erken rezervasyon imkanlarıyla ucuza bilet satan havayolu şirketleri karşısında rekabet gücünü kaybeden otobüsçüler, araçlarını seferden çekerek otoparklara çekmek zorunda kaldı.
Yaşanan bu kriz, Türkiye’nin en büyük otobüs terminallerinden biri olan Esenler Otogarı’ndaki verilere de yansıdı. Pandemi öncesi dönemde günlük 1.800 ile 2.000 arasında otobüsün çıkış yaptığı terminalde, bugün bu sayı 800’lere kadar geriledi. Sektörün ayakta kalabilmesi için kamu hizmeti niteliğindeki bu iş koluna özel bir düzenleme yapılması gerektiğini savunan Birol Özcan, deniz ve havayolu ulaşımında olduğu gibi otobüsçülere de ÖTV’siz yakıt sağlanması ve bir taban fiyat uygulaması getirilmesinin artık kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu sözlerine ekledi.
Ülkeye saçma sapan parklar yapmak yerine tren ağını ilerletip, çoğaltsa idik zaten bu kadar daha saçma olaylarla uğraşmaz ve daha ucuza seyehat ederdik.
Otobüs şirketleri müşterinin önünde mastürbasyon yapan personel almayacaktı.
bence de bitsin