Koca binaları, ormanları yok edecek kadar büyük yangınlar, ufacık kıvılcımlarla başlıyor.
Belki bu gündem olayı da, büyük bir yangının başlangıcıdır ve tacizciyi, tecavüzcüyü daima koruyan kültürün küllerini savurur.
Koca binaları, ormanları yok edecek kadar büyük yangınlar, ufacık kıvılcımlarla başlıyor.
Belki bu gündem olayı da, büyük bir yangının başlangıcıdır ve tacizciyi, tecavüzcüyü daima koruyan kültürün küllerini savurur.
Dizilerin sürelerinin uzunluğundan kaynaklı, sette çalışma saatlerinin yoğunluğu pek çok defa oyuncular sendikası tarafından dile getirilmiş ve protesto edilmişti. Oyunculardan ziyade set çalışanlarına karşı insanlık dışı muameleler sıkça dillendirildi. Hatta bir kadın set çalışanı, yoğun çalışma saatlerinden dolayı hastanelik olarak hayatını dahi kaybetmişti. Bir değişim oldu mu peki? Hayır.
Türkiye'de hala dizilerin çalışma temposu, özellikle set emekçileri açısından, çok çok çok ağır. Ayrıca fazlaca hiyerarşik ilerleyen bu çalışma sisteminde, set çalışanları çokça eziliyorlar. Her anlamda!
Örneğin Aslı Enver, Özcan Deniz ile aynı şartları -aynı karavan, aynı ücret ve sahnelerde onu bekleme zorunda kalmamak gibi- talep ettiğinde, basın tarafından 'kaprisli' olarak yaftalanmıştı geçtiğimiz günlerde.
Setlerde, erkeklere tanınan imtiyaz var ve bu artık nasıl kabullenilmiş, normalleştirilmişse; kadının eşit haklarını 'talep etmesi' gerekiyor. Şimdiye kadar kimse bu adaletsizliğe ses çıkarmamış.
Özge Ş. isimli set çalışanı, Talat Bulut'u, 'kravatını düzelttiği sırada 'sen gel şöyle bir kenara' diyerek, görünmeyen bir kısma çektiğini ve zorla dudaklarını öptüğünü' söyleyerek tacizle itham etti.
'Ben daha 19 yaşındayım ve birçok yaşıtıma yapılıyor bu. Karşımızdaki insan oyuncu olduğu için bu durumu yaşayanlar korkabiliyor, susabiliyor. Ben de belki hukuki yollardan bir şey elde edemeyeceğim ama en azından her yere duyurduğum için vicdanım rahat olacak ki bir daha kimse böyle bir olay yaşadığında susmayacak.'
Ama gene medya ve halk 'ilgi çekmek için yapıyor, iftira atıyor' gibi ithamlarla Ataizi'nin sesini bastırmışlardı ve bu taciz olayı magazin tarihinde kaybolup gitmişti. Ta ki bugüne kadar! Ataizi, Özge Ş. için 'Kıza helal olsun' diyerek desteğini verdi.
Olayı gören kişi olmamıştı, zira Talat Bulut, tacizini gerçekleştirmeden önce Özge Ş.'yi bir kenara çekmişti.
'Kadının beyanı esastır' demek, 'kadın ne derse doğrudur' demek değildir.
'Kadının beyanı esastır' demek; kadınların gerek toplumsal baskılar, gerek de 'delil yetersizliği' gibi taciz suçunu adli makamlara taşımak konusunda engelleri olduğundan; sadece iddiaları ile yasal süreci başlatabilecekleri anlamına geliyor.
Seren Serengil bunların başında geliyor.
Genç kadın için 'ilgi çekmeye çalışıyor, para koparmak için iftira atıyor, ünlü olmak için yapıyor, hepsi prim yapmak için, o adam o kıza bakmaz zaten' vesaire vesaire gibi yüzlerce iğrenç saldırıda bulundular.
Sorgusuz sualsiz daima erkeği koruyan insanlara cevap veriyordu ki; asıl cevap halktan geldi.
Sesleri kısılmış, korkudan ve sırf bu tarz saldırılardan dolayı tepki gösterememiş onlarca kadın kendi hikayesini paylaştı.
Özge Ş. için 'iyi yapmış' dediler ve eklediler 'Siz de sessiz kalmayın!'
Daha çocuk yaşta ve ev ortamında gerçekleşen tacizler!
İşte onlar da ses çıkaramadılar. Neden? 'İlgi çekmek için yapıyor, kanıtlayamaz da zaten, baban katil olur, aman huzurumuz kaçmasın' saçmalıkları yüzünden!
Hepsi de mahallede selam verdiğiniz, okulda yan yana oturduğunuz, 'iyi adamdır yaa' diyebileceğiniz insanlardan... Onların 'tacizci' olması için eğlence sektörüne ait bir oyuncu olmalarına gerek yok.
Fakat sessizliğin sebebi aynı: Daima kurbanı suçlamak!
Bundan sonra istiyoruz ki kadınlar ve çocuklar, korkmadan bu tacizleri dile getirebilsinler!
'Öz baba' diyoruz!
Çünkü sürekli mazeretler ürettik:
'Onun da sevgilisi olmasaymış, o da çağırdığı yere gitmeseymiş, o da düzgün giyinseymiş.'
Ama hiçbir zaman erkeği suçlamadık. Sanki gördüğüne dokunmak, taciz etmek, erkeğin kontrol edemediği bir dürtüsüymüş gibi kabullenmişiz! Ama, sosyal hayatta diğer kanun ve kurallara nasıl uyum sağlıyorsanız, buna da uyum sağlayacaksınız. Çünkü artık kadınların sesi çıkıyor. Çünkü artık kadınlar olarak her geçen gün daha da özgürüz, ekonomik olarak bağımsızız ve daha da önemlisi: Birbirimizi kolluyoruz!
Siz de eğer bir taciz mağduruysanız, çevrenizdeki en yakın kadın örgütüne başvurun lütfen!
İster ünlü bir Hollywood yıldızı olun, ister bir set emekçisi, ister küçük bir mahallede yaşayan ilkokul öğrencisi... Hiçbirimiz bu taciz kültüründen muaf değiliz. Ya hep beraber kurtulacağız, ya hiçbirimiz!
Çocuğu olması neyi değiştiriyor? Genç bir kızı varmış. Kimsenin başına gelmesini istemem ama yaşayan bilir tepki verdiğiniz an ses yükselir ve 'benim senin yaşında çocuğum var sen ne saçmalıyorsun' gibi absürt bi cümle sarf edilir. Mide bulandırıcı, bari baba oluşunuzun arkasına saklanarak igrencliginizi kamufle etmeyin be.
Tacizciyi tecavüzcüyü aklamaya çalışan kadınlar gerçekten Allah belanızı versin.O kadar çok ki bizim ülkemizde böyle kadınlar ve erkekler. Oraya gitmeseymiş,ne işi varmış,zaten kız yollu gibiymiş,zaten şöyle böyle...Ne olursa olsun bu tacizi ya da tecavüzü haklı mı çıkarır ? Bu olay tanımadığınız bir kadının değil de sizin başınıza geldiğini düşünün. Seneler önce Hande Ataizi de Talat Bulut beni taciz etti demişti.Hep kadınlar mı yalan söylüyor,hep erkekler mi haklı? Böyle sustuğunuz için adaletin yanında olmadığınız için haksıza haklı muamelesi yaptığınız için bunlar olmuyor mu ?Yazık gerçekten çok yazık .
Çok acayipsiniz gerçekten. 19 yaşında bir set görevlisi kızcağız, gerçek olmasa, susmayı kendine yedirememiş olmasa, dizinin başrol oyuncusunu niye suçlasın?? Ne kazanacak buradan aniden iş teklifleri mi yağacak? Tersine bir dolu beyinsiz tarafından sırf konuşmaya cesaret ettiği için daha çok tacize uğrayacak ve yüksek ihtimalle işini de kaybedecek...