Taciz travmalarımızı ne zaman anlatacağımızı da mı size soralım beyler?
Taciz travmalarımızı ne zaman anlatacağımızı da mı size soralım beyler?
İlk kıvılcımı yakan Leyla'nın ardından pek çok kadın, yazarla yaşadıklarını anlatarak tacizin boyutlarını ortaya koymuştu. Yazar Pelin Buzluk da yaşadıklarını şöyle anlatmıştı: “2011 yılında, cinsel tacizden de öte cinsel saldırı diyebileceğimi bir olaydı. Benim için konuşması çok güç bir durum. Eski eşimle bizi yazıevine davet etmişti. Eşim gelmek istemeyince tek başıma gittim. Fiziksel yönelmesi ve zorlaması oldu. Şoke olmuştum. Bir süre kendimi banyoya kapattım, kendisine ‘Özür dilerim ama istemiyorum’ dedim. Sonraki yıllarda özür dilediğim için kendimi çok suçladım. ‘O zaman neden bu elbiseyi giydin?’ dedi ve beni geri kafalı olmakla suçladı. O gece o evden kurtulduktan sonra da hiçbir şey olmamış gibi benimle iletişimi sürdürmek istedi. Kendini asla suçlu görmedi.”
'Eril faillik' olarak tanımladığı davranışlarından ötürü pişmanlık duyduğunu ifade eden ve stratejik olarak çok doğru bir adım atarak tacizin boyutunu küçülten yazara her kesimden tepki gelmişti.
Bu çok önemli bir adım çünkü taciz edenlerin sosyal hayattan soyutlanmasının yanı sıra iş akitlerinin de etik olarak sonlandırılması gerekir. Söz konusu nüfuzu kullanmak olduğunda, yayınevinin atması gereken adım da buydu.
İlk etapta Hasan Ali Toptaş'a yakıştırılamayan ve 'Yok canım, yapmamıştır' denilen bu seri tacizlerin edebiyat dünyasında ne kadar yaygın olduğunu da anlamış olduk. Ama konumuz bu değil bugün...
'Kadınlar neden tacize uğrar uğramaz tepki vermiyorlar da bir tetiklenmeyle harekete geçiyorlar?' diye soranları buraya alalım, işte aradığınız yanıtlar...
Everest yayınlarını tebrik ederim.
twitter yokken sesini kaç kişiye duyurabilirki
13 yaşında okuldan evime giderken dolmuşta fiziksel tacize uğradım. Herkes de izledi. Kimse müdahale etmedi. En başta ne olduğunu kavrayamamıştım. Çocuktum, bilmiyordum taciz nedir lakin babam yaşındaki şahıs elleriyle taciz etmeye başladığı an aklıma Özgecan geldi. Dolmuşun kapısı açılınca kendimi dışarı attım. Bir polise ulaştım ve kanıtınız yoksa bizi uğraştırmayın dedi. Bunun üstüne kız arkadaşımla telefonda konuştum kirlendin sen diyerek yüzüme kapattı. Tecavüze uğrayan kadın için yapmıştır bir orospuluk diyen dedeye sahip olduğum için aileme de anlatmaya korktum. Lisede bunu öğrenen arkadaşım başkalarına ardımdan kızı sikmişler diye bahsetti. Hayatımdaki diğer acıların da baskısına dayanamayıp iki kez intihara teşebbüs ettim. Psikiyatrik tedaviye başladım. Anksiyeteye sahibim. Ayrıca kendimi korumak amacıyla daha yeni gelişen vücudumu bezlerle sardığım, yemeden içmeden kesildiğim için bedensel sağlığım da sorunlu.