Kendinize daha iyi özellikler katmaya uğraşmak yerine iyi olmayan özelliklerinizi tespit edip onlardan kurtulmaya gayret edin.
Kendinize daha iyi özellikler katmaya uğraşmak yerine iyi olmayan özelliklerinizi tespit edip onlardan kurtulmaya gayret edin.
Mesafeli olmak zaman zaman iyi gelse de etrafınızdakiler tarafından çok da iyi karşılanmayabilir. 1992'de Moreland ve Beach adlı iki psikolog, bir insan kaç kez görüldüğünde onun ne kadar çekici bulunduğu arasındaki ilişkiyi merak etti. Cevapları bulmak için, dört kadını bir psikoloji sınıfına öğrenci olarak kaydederek küçük bir sosyal araştırma yaptılar. Dönemin sonunda, sınıftaki öğrencilerden bu kadınların her birini ne kadar çekici bulduklarını değerlendirmeleri istendi.
Bazı öğrenciler ise derslere düzenli olarak gelmeyenlerin yüzünü bile unuttu. Görünüşünüzü ve katılımınızı insanlar ne kadar fark ediyorsa zaman içinde sizi çekici bulma olasılıkları da o kadar artar. Mesafeli
davranmak tam tersini yapar ve sizi başkalarının gözünde olduğundan daha az çekici gösterir.
Araştırmacılar 2011'de, kadın üniversite öğrencilerine Facebook profillerinin erkek öğrenciler tarafından görüntülendiğini ve onların da erkeklerin profillerini görüntüleyeceklerini söylediler. Muhtemelen kadınların bu durumdan memnun
olduklarını tahmin ediyorsunuzdur. Kadınlar gruplara ayrıldı ve kimin profilinin en çok beğenildiği hakkında konuşuldu. Kadınların en çok onları beğenip beğenmediğini açıklamayan erkeklerden hoşlandığı ortaya çıktı.
Kadınların en çok onları beğenip beğenmediğini açıklamayan erkeklerden hoşlandığı ortaya çıktı. Neden mi? Araştırmacılar, kadınların gizemli erkekler hakkında kafa yormayı daha çok sevdiğini ve bu tür erkeklerin daha çok akıllarında kaldığını ortaya çıkarıyor. Genelde kadınlar gizemli her şeye ilgi duyar. Biraz gizem, bir kadının erkekle ilgilenmesi için kesinlikle etkili bir yöntem.
Klasik genç aşk hikayesi: Sürekli beraber vakit geçirmek ve vıcık vıcık olmak San Diego'daki California Üniversitesi'nden üç psikolog, insanların fiziksel yakınlığı ile birbirlerini ne kadar sevdikleri arasındaki ilişki üzerine bir araştırma yaptı. Araştırmacılar şaşırtıcı bir şey buldu.
Araştırmacılar, öğrencilerin en çok sevdikleri kişilerin sık sık yüz yüze görüştükleri kişiler olduğunu gördü. En az sevdikleri kişilerinse, birlikte vakit geçirmek zorunda kaldıkları kişiler olduğunu da gördüler. İnsanlar
özgür varlıklardır. Birbirleriyle sosyalleşmekten hoşlanırken, kişisel alanlarının risk altında olmasından da hoşlanmazlar. Başka bir deyişle, aşık olduğunuz insanla vakit geçirirken birbirinizi nasıl etkiliyorsunuz dikkat edin.
Kanada'nın Vancouver kentinden iki psikolog, uyarılma konusundaki yanlış algılar üzerine bir çalışma yaptı. Çekici ve güzel bir kadın araştırma görevlisinin erkek katılımcılara bir anket vermesini sağladılar. İlk gruba ürkütücü bir asma köprü üzerindeyken onlara soruları sordu. İkinci gruba ise alçak ve küçük bir köprüdeyken bu soruları sordu. Ürkütücü köprüde olanlar çok daha heyecanlıydılar ve araştırma görevlisi kadına o an daha fazla ilgi duydukları ortadaydı. Muhtemelen araştırma sonrası kadınla iletişime geçmek isteyecekler. Yani anlayacağınız, bir sonraki randevunuzda Starbucks'a, McDonald's'a ya da pizza yemeye gitmeyin. Bu cidden çok sıkıcı ve sıradan olur... Bunun yerine, eğlenebileceğiniz şeyler yapın.
Büyükler genellikle 'Her zaman gülümseyin' dediğinde, sizce bunu neden söylüyor olabilir? Psikolog Curtis ve Miller, katılımcıları rastgele eşleştirdi ve eşleşen çiftlerden bir taraf, partnerinin kendisini sevdiğini veya sevmediğini düşünmesini istedi. Beğenildiklerini düşünenlerin partnerleri onları gerçekten seviyordu.
Partneriniz ondan hoşlandığınızı düşünürse, size daha iyi davranacak ve bu da tüm ilişkiyi daha iyi hale getirecektir. Bunun tersi de doğrudur aslında, partneriniz ondan hoşlanmadığınızı düşünürse ilişkiniz mutlaka zarar görür. Çevrenizdeki insanlara ilgi göstermek ve onlara karşı kibar olmak onların da size aynı şekilde geri dönüş yapmasını sağlar. Yani büyüklerin dediği doğru çıktı, onlar her zaman doğruyu bilir ve söyler.
Tavlama taktikleri üzerine çalışan psikologlar, bu konuda üç genel strateji belirlediler: sevimli-küstah olan (örneğin; burası sizin yeriniz mi yoksa benim mi?), masum olan (örneğin; bu şarkı hakkında ne düşünüyorsunuz?) Ve direkt (örneğin; sana bugün öğle yemeği ısmarlıyorum). Bir, kadın ve erkeklerin hangi yolu tercih ettiğini ortaya koyan bir çalışma. Çoğu stratejiyse, eğer kadınlar erkeklere adım atıyorsa mutlaka işe yarar. Ayrıca,
kadınlar sevimli-küstah olanlar yerine masum ve direkt olan yaklaşımları tercih ederler. Sonuç olarak birine gidip de 'Cennetten düştüğünüzde canınız yandı mı?' gibi bir şey söyleyerek yaklaşmak seçeceğiniz en kötü yoldur.
Bazı insanlar flört etmeyi bir rekabet gibi görür. Ama biriyle flört etmek için arkadaşını kullanmanın da iyi bir yöntem olduğunu biliyor muydunuz? Üçüncü kişinin olaya dahil olup yardımcı olması, kadınları tavlamaya çalışan erkekler için en iyi strateji olabilir. Özellikle her zamankinden çok daha fazla tavlama seçeneklerinin olduğu günümüzün flört dünyasında, herhangi birinin ilgisini çekmek oldukça zor. Üçüncü birisinin sizi tanıtması ve övmesi sizi otomatik olarak zor olan ilk aşamadan geçirir.
başta yazanlarla sondakiler çelişiyor ne salakça bir içerik
içerikde çelişkiler var ama kadınlar genel olarak özgüvenli ve net erkeklere daha çok şans veriyorlar bir kızla konuşuyorsanız net olarak ondan hoşlandığınızı ve bir yere davet ettiğinizi söylemeniz daha işe yarar boş uzatanlar yerine direk konuya giren özgüvenli erkekler bir puan önde oluyorlar bana göre tek taktik budur diğer herşey değişkenlik gösterir ortak nokta özgüvendir