Sizi 160 Yıl Önce Kars'a Gelip Köy Kurup Yaşayan Kars Almanlarıyla Tanıştıralım!

04.05.2021
demircanates
Onedio Üyesi
56K
18

Almanya'daki Türkleri duyduk ama Kars'ta neredeyse 160 yıldır yaşayan Almanları duymayanlar, bu hikayeyi seveceksiniz.

Gelin, hikayeyi baştan alalım.

18. yüzyılda Almanlar ve Rusların birbirine yakınlaştığı bir dönem vardı. Bu dönemin sonlarına doğru, 1763'te Rus İmparatoriçesi Alman asıllı da olmasının etkisiyle Almanya'da yüzlerce, binlerce Alman çiftçisini ayrıcalıklar tanıma vaadiyle ülkeye davet ediyor.

Bu transferden yaklaşık bir asır sonra Kars ve çevresi Rusların eline geçtiğinde Almanların bir kısmı da Kars'a yerleştiriliyor.

Almanlar bölgeye yerleştikten sonra şehrin kültürüne hızla uyum sağlıyor, artık oranın halkının arasına karışıyorlar. Hatta bölge kültürüyle öyle sıkı bağları oluyor ki Almanca'da onları tanımlayan bir kavram bile oluşuyor: Kaukasiendeutsche, yani Kafkasya Almanları.

Bölgede Almanlar yanında Estonlar da yaşıyorken bazı ürünler için yoğunlaşmaya başlıyorlar.

O dönemlerde Kars'a özgü gıdaları keşfetmeye çalışan Almanlar süt ve süt ürünleri üzerine bolca üretim gerçekleştiriyorlar.  Bugün Kars'ın namını yürüten peynirlerin o dönemde standartlaştığını söyleyenler de var. Sadece ürünler değil, kentin mimarisi de Almanlardan payını alıyor. Gittiğinizde sıkça duyacağınız Alman köyü, Alman evi gibi yerler o dönemlerden kalma.

Karslılar çeşitli işler de yapıyorlar, yarış atı yetiştireni de var, işçilik yapanı da.

Bir kısmı Kars'ı terk etmiş... Burada Türklerle evlenenler, aile kurup Türkleşenler de olmuş. Hatta hiç de azımsanacak sayıda değiller. Bir kısmı 80'li yıllarda Almanya'ya giden Türk işçiler arasına katılıyor ve yurtlarına 'Türk' olarak dönüyor.

O dönemde Kars'ta Karacaören Köyü Almanlar tarafından kurulan ilk köy, tahmin edeceğiniz üzere son köy.

Köyün kuruluş hikayesi de hayli ilginç. 1. Dünya Savaşı öncesinde Kars bölgesine gelen August Dede bölgede bir yerleşim yeri oluşturmaya çalışıyor ve yüzden fazla aileyle bu köyün kurulmasına önayak oluyor. Şimdilerde birkaç Almanın kaldığı bu köy o zamanlar Almanların tümünün yaşam alanıymış.

Gelelim günümüze, artık bu bölgede sadece August Albuk ve kardeşi Petro yaşıyor. Bir de karısı var, o Türk, Erzurumlu.

Şu an yaşamıyor olsa da Albuk ailesinin babası bu bölgeye gelen ve sonrasında dönmeyi hiç düşünmeyenlerden. Kars'ta bulduğu sıcaklık ve burayı yurdu olarak görmesinin etkisiyle Türkiye’ye olan bağlılığını çocuklarına şöyle anlatmış:

 “Burada doğduk, büyüdük, yaşadık ve sevdik, burada ölmek istiyorum.” 

Şu an yaşadıkları köyün neredeyse hiçbir evi ayakta değil, yaşayan kimse de yok...

Albuklar dışında, onlar da iş bulamadıklarından, zar zor geçindiklerinden bahsediyorlar TRT'de konuk oldukları belgeselden. Ancak yine de Türkiye sevgilerinden hiçbir şey kaybetmemişler. 

Evlerindeki Türk bayrağı, onların bu topraklara olan bağlılığının bir ifadesi ve ne kadar zor şartlarda da olsa Türkiye'de yaşama olanaklarını sürdürmeye çalışmaları, duygulandırıyor.

Hikayenin sonu ne mi? Kars ve çevresinde farklı etnik topluluklarla beraber yaşayan Almanlar ülkelerine döndüklerinde buradaki sıcaklığı bulamıyor.

Bir kısmı Türkiye'ye dönmek istiyor, yurtlarının Almanya değil Türkiye olduğunu anlıyorlar ancak dönüş yolu zorlu, dönüş yolu riskli. Orada farklı bölgelere yerleştiriliyorlar. 

160 yıl önce buraya gelen, nesiller boyu yaşayan ve Kars'ta süt, süt ürünleri, tarım ve hayvancılık konusunda yepyeni teknikleri getiren, bölgeyi kalkındırmak için varını yoğunu veren Kafkasya Almanlarının hikayesi de böyle sona eriyor.

Kaynaklar: 1, 2

Yorumlar
cgrhsmgl

bunlarda acaba Almanya'da bulunan eşe dosta "kurulu düzenimiz var yeğenim" diyor mudur? :)

1 hafta Önce
theodosius

Suriyeli yarrak kafalılardan iyidirler. Savaştan kaçıp karı peşinde koşmuyorlar

6 ay Önce
TÜM YORUMLARI GÖR (18)
Bu içerikleri de okumak isteyebilirsiniz