Böyle olayların yaşandığını bazen aklım almıyor... 😱
Böyle olayların yaşandığını bazen aklım almıyor... 😱
İssei Sagawa isimli Japon adam evinde bir kadını silahla vurarak öldürüyor. Kadının cansız bedenini yediğinde ise kendisinin güzelleşeceğini düşünüyor ve iki gün içinde kadının farklı vücut parçalarını yiyor. Geriye kalanları ise Fransa'da bir göle atıyor. Olay açığa çıktığında akli dengesi bozuk sayılıyor ve mahkemesi düşüyor. Hayatının geri kalanını tutuklanamadığı Japonya'da geçiriyor.
Amerika'da her yıl binlerce insan ulusal parklarda kayboluyor. Bu belgeselde onlarca yıl içinde kaybolmuş 5 farklı insanın çok benzer olan hikayeleri anlatılıyor.
2009 yılında Diane Schuler isimli bir kadın otobanda 85 mil hızla giderken bir SUV'ye çarpıyor. Kazanın sonucunda Diane'in kendisi, kızı ve üç yeğeni dahil olmak üzere 8 insan hayatını kaybediyor. Tıbbi raporlar Diane'in kaza anında alkollü olduğu ortaya çıksa da eşi ısrarla içmeyeceğini söylüyor. Bu belgeselde ise kaza gününe kadar geçen zamanda yaşanan olayların gerçek yüzü anlatılıyor.
Bu rahatsız edici belgeselde o kadar çok ters köşe ve o kadar çok ilginç detaylar var ki izlerken inanamayacaksınız. 1970'lerde Idaho'da yaşayan bir kızın aile komşusu ve en yakın arkadaşı tarafından kaçırılmasını anlatıyor. Hem de iki kez...
2007 yılında bir evde 13 yaşındaki abiyle 4 yaşındaki kız kardeşi, bakıcılarıyla beraber otururken olaylar beklenmedik bir hal alıyor. Abi, kız kardeşini boğup 17 kez bıçaklayarak öldürüyor. Bu belgesel, olayların nasıl geliştiğini anlamaya çalışan annenin hikayesini anlatıyor.
Alicia Esteve Head isimli kadın, 11 Eylül tarihinde New York'ta uçak saldırısına uğramış Dünya Ticaret Merkezi binasının 78. katından kurtulduğunu iddia ediyor. Hatta zamanla saldırıdan kurtulan insanların yardımlaşma grubunun da başkanı oluyor. Ancak ortada bir sorun var: Alicia'nın o gün aslında ülkede bile olmadığı ortaya çıkıyor. Olay sırasında Barselona'da bir okulda olan kadının gerçekten kim olduğu belgeselde anlatılıyor.
Bu belgeselde, apartmanında tek başına hayatını kaybeden ancak 3 yıl boyunca bulunamayan Joyce Vincent isimli kadının yürek burkan hikayesi anlatılıyor. Joyce evinin salonunda, televizyon açık halde, yarı paketlenmiş yeni yıl hediyelerinin ortasında bilinmeyen bir sebepten ötürü can veriyor.
Bu belgesel Aileen Wuornos'la röportaj yapmak isteyen film yönetmenlerini konu alıyor. Aileen, 1989-90 yıllarında 7 erkeği öldürerek dünyanın ilk kadın seri katili kabul ediliyor. Film ayrıca 2001 yılında Aileen'in davasında kendini savunması için kullanılıyor.
Mormon mezhebinden bir adama aşık olan kadın, Londra'ya bir görev için gönderilen adamın peşine özel dedektif takıyor. Üstelik kendisi de ardından giderek adamı kaçırıyor ve kiraladığı bir evde tutuyor. Adam kaçmayı başardıktan sonra uzun bir yargı süreci başlıyor...
Kitty Genovese isimi kadın, 1964 yılının Mart ayında evinin önünde bir adam tarafından bıçaklanıyor, tecavüze uğruyor ve öldürülüyor. Raporlara göre 38 kişi bu saldırıya tanık oluyor ancak kimse araya girmiyor. Bu belgesel de olayı araştıran Kitty'nin kardeşini takip ediyor.
Will Allen çocukluğundan beri film çekmeyi seven bir adam. Will büyüdüğünde Hollywood'un Buddhafield isimli tarikatına katılıyor ve hayatını kameraya almaya devam ediyor. Bu belgeselde ise Will'in 22 yıl boyunca tarikat içinde çektiği gerçek hayat videoları ve röportajları yer alıyor. Tarikatın zamanla içine düştüğü paranoya durumu da gözler önüne seriliyor.
Johnny Gosch 1982 yılında hiçbir iz bırakılmadan kaybolduğunda 12 yaşındaydı. Bu belgeselde bir annenin kayıp oğluna ne olduğunu bulmak için verdiği amansız savaşı anlatıyor.
Bu belgeselin çekildiği 2003 yılında Golden Gate Köprüsü dünyadaki en ünlü intihar noktasıydı. Son derece rahatsız edici filmde köprüden atlayarak intihar eden birçok insanın görüntüsü ve yakınlarıyla yapılmış röportajlar bulunuyor.
Bu rahatsız edici belgeselde Dee Dee Blanchard isimli 'örnek' bir anne ve hasta kızının hikayesi anlatılıyor. Annenin cinayete kurban gitmesinden sonra hiçbir şeyin aslında uzaktan göründüğü gibi olmadığı keşfediliyor. Hatta kızı Gypsy'nin aslında hiç hasta olmadığı ortaya çıkıyor!
Hapishanede yatan iki kardeşin siyahi bir adamı öldürdüğü anlar güvenlik kamerasına yansıyor. Belgeselin aşırı derece ağır görüntüler içerdiğini not etmekte fayda var!
Bir haftalık kilise kampında kendini dine adamış Protestan çocukların görüntülerini içeriyor. Bazı çocuklara 'özel yetenekleri' olduğu ve 'İsa için Amerika'yı alacakları' öğretiliyor.
1994'de kaybolduğu sırada 13 yaşında olan Nicholas Barclay üç yıl sonra evine geri dönüyor. Daha doğrusu Frederic Bourdin isimli bir genç onun yerine dönüyor ve kendisinin Nicholas olduğunu söyleyerek aileyle 6 ay boyunca yaşıyor. Gerçek ortaya çıktığında neden ve nasıl böyle bir karara vardığını bu belgeselde izliyoruz.
Belgesel dizi, tarihin tartışmasız en ünlü seri katillerinden birisi olan Ted Bundy'nin hayatını kronolojik şekilde anlatıyor. Suçlarının, tutuklanmalarının, kaçışlarının ve ölümünün tüm detaylarına iniyor. Arşiv görüntüleri, polis kanıtları, kişisel fotoğrafları ve ölüm öncesi verdiği son röportajını da içeriyor.
Dünyada büyük bir panik dalgası yaratmış gizemli Stuxnet bilgisayar virüsünü konu eden belgeselde, virüsün nereden çıktığı ve dünyanın dört bir yanında yarattığı tehlikeler anlatılıyor.
Joshua Oppenheimer'ın bu belgeseli, 1965 yılında Endonezya'da milyonlarca komünistin topluca öldürülmesini konu alıyor. O dönem cinayete katılan insanların yaşadığı psikolojik etkiler de göz önüne seriliyor.
Andrew Bagby eski sevgilisi Shirley Jane Turner tarafından öldürülüyor. Cinayetin hemen ardından Turner hamile olduğunu söylüyor. Filmin asıl amacı, babasını hiç tanımayacak çocuk için bir 'anı defteri' olması.