Yakıt alacak uçak ile tanker aynı irtifada, aynı hızda uçuş gerçekleştiriyor. Mesafe yaklaşık 20-30 metre seviyesinde tutuluyor. Pilotlar sürekli küçük manevralarla konum koruyor. Türbülans, rüzgar ve hava akımı süreci zorlaştıran faktörler arasında yer alıyor.
İrtifa ve hız dengesi kritik kabul ediliyor. Hız fazla olursa bağlantı zarar görüyor, düşük hızda ise temas sağlanamıyor. Uçuş boyunca iletişim kesintisiz sürdürülüyor. Her hareket önceden belirlenen komutlara göre yapılıyor.
İlk yöntem hortumlu sistem olarak biliniyor. Tankerden sarkan uzun hortumun ucunda huni benzeri parça bulunuyor. Yakıt alacak uçak, gövdesindeki çıkıntılı boru yardımıyla huniyi yakalıyor. Temas sağlandıktan sonra yakıt akışı başlıyor. Sistem esnek yapıya sahip olduğu için farklı uçak tipleriyle uyum sağlıyor.
İkinci yöntem sert kol sistemiyle çalışıyor. Tanker gövdesinden uzanan metal kol, alıcı uçaktaki yakıt girişine yönlendiriliyor. Kontrol tanker içindeki görevli tarafından sağlanıyor. Yakıt aktarım hızı daha yüksek gerçekleşiyor. Ani hareket yaşandığında güvenlik mekanizması devreye giriyor ve bağlantı otomatik kopuyor.
Süre, aktarılacak yakıt miktarına göre değişiyor. Transfer sırasında motorlar çalışmaya devam ediyor, uçuş düzeni bozulmuyor.
Yakıt dolumu tamamlandığında sistem kontrollü şekilde ayrılıyor. Uçaklar yavaşça mesafe açıyor. Yakıt alan uçak görevine devam ediyor, tanker ise sıradaki hava aracına yöneliyor. Tüm süreç yerdeki operasyon kadar planlı ve kontrollü ilerliyor.