Rüzgarın Sesini Dinlemek: Yelkenli Bir Hayatın Dönüşümü

Yaklaşık sekiz aydır bir yelkenli tekne üzerinde rüzgârın sesini dinliyorum. İlk defa doğum günümde —18 Mayıs’ta— Didim’de, yelkenli bir teknede rüzgârı yakalamanın, rüzgârla dans etmenin ne demek olduğunu gerçekten anladım. Yıllardır tekne seyahatlerine katılmış, uzun gulet tatilleri yapmış, çocuklarım henüz altı aylıkken bile onlarla günler süren deniz yolculuklarına çıkmış biriyim. İki bebekle teknede yaşanabileceğini deneyimlemiş olsam da, bugüne kadar denizle kurduğum ilişki ya ağır ağır ilerleyen guletlerde ya da motor yatların konforlu gürültüsünde kalmıştı.

Yelkenliler ise bana hep karmaşık gelirdi. Onlarca halat, devasa yelkenler ve insanı küçülten bir düzen… Açıkçası biraz da ürkütücü.

Meğer bir şeyi denemeden bilme yanılgısı tam olarak buymuş.

Benim yolculuğum, keyifli gezintilerden; halat çekerken yelkeni gözünle takip etmeye, rüzgârın niyetini okumaya evrilen bir dönüşümmüş. Doğum günümde aldığım en kıymetli hediye; Didim’de baharın değişken havasında kimi zaman rüzgârla dans ederek, kimi zaman “biraz daha essin” diye gökyüzünü süzerek ama her an yelkeni hissederek atılan o ilk adımdı. Yeni bir merak, yeni bir disiplin ve kalpte beliren tanıdık bir çarpıntı…

Sonraki günler, her halatın adını ve anlamını öğrenerek geçti. Teknede hiçbir şey süs değildir; her detayın bir sebebi, her hareketin bir karşılığı vardır. Rüzgârla nasıl uyumlanacağını, ne zaman cesurca ilerleyeceğini ve ne zaman saygıyla geri çekilip onun öfkesinin dinmesini beklemen gerektiğini öğreniyorsun. Sekiz ayın neredeyse yüzde yetmişini teknede geçirdim ve şu ana kadar yaklaşık 1300 deniz mili yol yapmışım.

Yaz, elbette bambaşkaydı.

Kamaradan gözlerini masmavi sulara açmak, yüzünü denizde yıkamak, seyir hâlindeyken tekneyle yarışan yunuslarla göz göze gelmek… İnsan kelimelerini bir süreliğine kaybediyor. Issız koylarda mavinin her tonuna tanıklık etmek, zamanın akışını yavaşlatan bir lütuf gibi.

Ama kış beni şaşırttı. Teknede üşümeden yaşanabildiğini, hatta bunun kendine has bir huzuru olduğunu öğrendim. Kamaranın üstündeki hacthlere vuran yağmur damlalarında tarifsiz bir huzur yaşadım. Kış güneşinin tenine değmesi, fırtınalı havalarda direklerden yükselen uğultuyu dinlemek, her an tetikte olmak ve 360 derece farkındalık kazanmak… Tüm bunlar teknede yaşamanın görünmeyen ama insanı dönüştüren tarafları.

Yakın zamanda yelken sporcusu lisansımı almamla birlikte yelken yarışlarına ve hatta uzun soluklu yelken trofelerine katılmaya başladım.

İşte heyecanın zirvesi tam olarak burası. Start öncesi en iyi çıkışı yakalayabilmek için suyun üzerinde salınan onlarca teknenin yarattığı o görkemli manzara her seferinde nefesimi kesiyor. Tekneler neredeyse birbirine birer karış mesafeyle geçerken yarattığı o heyecanlı anlara tanıklık etmek ayrı bir keyif. Her yarış, yeni bir ders, yeni bir sınav. İlk yarışımda morarmayan yerim kalmamıştı; ama o morluklar bana acıyı değil, saf bir coşkuyu hatırlatıyordu. Bir emeğin, bir cesaretin ve o anın bedende bıraktığı imzaydı onlar.

Teknede yaşamakla, tekneyle yarışmak arasında derin bir fark var. Yarışta sadece bedenini değil, evini de rüzgâra teslim ediyorsun. Kamarası, mutfağı, hatıraları olan bir mekân, bir anda yarış alanına dönüşüyor. Seninle aynı tekneyi paylaşan ekip ise bu eve hem saygı duyuyor hem de ekip ruhuyla sınırlarını zorluyor. Her ekip, her yarışta kendine özgü bir aileye dönüşüyor.

Ve şunu fark ediyorsun; yelken sadece bir spor değil. Rüzgârla güç mücadelesi asla değil, onunla uyumlanma sanatı. Kontrol etmekten çok dinlemeyi, hızdan çok dengeyi öğretiyor. Açık denizde insan, kendi sesini rüzgârın içinden ayıklamayı öğreniyor.

Belki de bu yüzden yelken, insana en çok kendini anlatıyor.

Çünkü bazen hayatta ileri gitmek için daha fazla zorlamak değil, doğru anda yelkeni biraz boşlamak gerekiyor. Ve rüzgâr… O zaten her zaman esiyor. Mesele, onunla dans etmeyi öğrenebilmekte.

X

Instagram

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

İçeriğin Devamı İçin Tıklayın

Popüler İçerikler

Türk Bayrağına Yapılan Saldırının Ardından Adli Soruşturma Başlatıldı
Usta Sanatçı Haldun Dormen Hayatını Kaybetti
Tenisteki Gururumuz Zeynep Sönmez Bir Kez Daha Tarih Yazdı, Avustralya Açık'ta 3. Tura Yükseldi