Psikolojiye Göre Sürekli Saate Bakmak Ne Anlama Geliyor?

Psikolojide birinin sürekli saate bakması, basit bir merakın çok ötesinde, bireyin iç dünyasındaki huzursuzlukların veya bilişsel yüklerin dışa vurumu olarak değerlendirilir. Bu davranış genellikle 'Zaman Kaygısı' (Time Anxiety), hipervijilans (aşırı tetikte olma) veya sosyal bir savunma mekanizmasıyla ilişkilendirilir. Peki niye sürekli saati kontrol etme ihtiyacı hissederiz? 

Kaynak

Psikologlara göre, saatle olan bu obsesif ilişki genellikle "Zaman Kaygısı" (Time Anxiety) fenomeninden kaynaklanır.

Bu durumdaki bireyler, zamanın yetmeyeceği, bir şeylere geç kalacakları veya hayatı verimli geçiremedikleri konusunda kronik bir endişe taşırlar. OKDIARIO ve India Today gibi kaynaklarda belirtildiği üzere, bu davranış bir 'acil durum' hissinin sonucudur. Kişi, zamanı sürekli kontrol ederek kontrolü elinde tutmaya çalışsa da, bu durum tam tersine stresi ve 'zamanın hızla akıp gittiği' algısını tetikleyerek bir kısır döngü yaratır.

Sürekli saate bakmak her zaman zaman yönetimiyle ilgili değildir, bazen sosyal bir kaçış stratejisidir.

Rahatsız edici bir toplantıda veya yabancı olunan bir sosyal ortamda saate bakmak, 'burada değilim' veya 'gitmem gerekiyor' mesajını veren sözel olmayan bir ipucudur. Psikologlar, bu davranışı kişinin içinde bulunduğu andan duyduğu huzursuzluğu hafifletmek için kullandığı bir başa çıkma mekanizması olarak tanımlar. Bu, bireyin mevcut ortamdan zihinsel olarak kopma isteğinin fiziksel bir yansımasıdır.

Bilimsel araştırmalar, "Zaman Tabanlı Prospektif Bellek" (Time-Based Prospective Memory - TBPM) kavramına dikkat çekiyor.

ResearchGate’de yayımlanan çalışmalara göre, gelecekteki bir görevi (örneğin ilaç içmek veya bir toplantıya girmek) unutmamak için saati kontrol etmek bilişsel bir stratejidir. Ancak bu kontrolün sıklığı arttığında, bu durum hipervijilans (aşırı uyanıklık) halini alır. Kişi, zihnindeki planı unutma korkusuyla o kadar meşgul olur ki, mevcut ana odaklanma yetisini kaybeder.

Modern çalışma kültüründe ise 'saat izleme' (clock-watching), düşük iş tatmini ve tükenmişlik ile de ilişkilidir. M2SYS araştırmalarına göre, performansın sadece zamana endeksli olduğu ortamlarda çalışanlar, kendilerini sürekli baskı altında hissederler. Bu durum, odaklanmayı ve yaratıcılığı engellerken, bireyin işine değil, mesainin bitişine odaklanmasına neden olur.

Özetle sürekli saat bakmak, sadece zamanı görmek değil; aynı zamanda kaygı, sıkılma veya kontrolü kaybetme korkusunun bir göstergesidir.

İlginizi çekebilir;

Yıllara Meydan Okumak Dedikleri: 117 Yaşındaki Kadının DNA’sında Gençlik Sırrı Keşfedildi
Siz Kaçını Yapıyorsunuz? Psikolojiye Göre Zeki İnsanların Her Gün Yaptığı Şeyler
Uzmanlar Açıkladı: Zeki Olmak Aşık Olmayı Zorlaştırıyor mu?
İçeriğin Devamı İçin Tıklayın

Popüler İçerikler

Sadettin Saran Yasa Dışı Bahis Sitesi Reklamı İddiasıyla Çıktığı Mahkemede Aylık Gelirini Açıkladı
Son 20 Yılın En Büyük Radyasyon Fırtınası: Güneş’te Patlama Oldu; Telefonlar Kapanabilir, İnternet Kesilebilir
Tenisteki Gururumuz Zeynep Sönmez Bir Kez Daha Tarih Yazdı, Avustralya Açık'ta 3. Tura Yükseldi