ResearchGate’de yayımlanan çalışmalara göre, gelecekteki bir görevi (örneğin ilaç içmek veya bir toplantıya girmek) unutmamak için saati kontrol etmek bilişsel bir stratejidir. Ancak bu kontrolün sıklığı arttığında, bu durum hipervijilans (aşırı uyanıklık) halini alır. Kişi, zihnindeki planı unutma korkusuyla o kadar meşgul olur ki, mevcut ana odaklanma yetisini kaybeder.
Modern çalışma kültüründe ise 'saat izleme' (clock-watching), düşük iş tatmini ve tükenmişlik ile de ilişkilidir. M2SYS araştırmalarına göre, performansın sadece zamana endeksli olduğu ortamlarda çalışanlar, kendilerini sürekli baskı altında hissederler. Bu durum, odaklanmayı ve yaratıcılığı engellerken, bireyin işine değil, mesainin bitişine odaklanmasına neden olur.
Özetle sürekli saat bakmak, sadece zamanı görmek değil; aynı zamanda kaygı, sıkılma veya kontrolü kaybetme korkusunun bir göstergesidir.