2018 yılı kariyerimde bir kırılma noktasıdır. İspanya’da kazandığım Akdeniz Oyunları şampiyonluğu, ülkemiz adına bu branştaki ilk altın madalyaydı. Hemen ardından Çin’deki Dünya Şampiyonası’nda Necla Şahin ile şampiyon olduk ve aynı gün kız kardeşim Buket de Dünya Şampiyonu oldu. Bu başarılarla sadece madalya almadık, aynı zamanda psikolojik bir sınırı da aştık. Bu istikrarın kapısını açtığı için 2018 şampiyonluklarının dünyamdaki yeri çok farklıdır.
6. Eğitim hayatınızın size bir sporcu olarak katkı sağladığını düşündüğünüz alanlar neler?
Eğitim hayatım sporculuğuma büyük katkı sağladı. Yüksek lisansımı tamamladım ve şu an doktora öğrenimime devam ediyorum. Güncel literatürü takip etmek, yabancı diller öğrenmek ve spordaki gelişmeleri bilimsel bir gözle incelemek iyi bir sporcu olmanın kritik parçaları. Düzenli fiziksel aktivitenin bilişsel beceriler üzerindeki olumlu etkileri bilimsel bir gerçek; ancak toplumumuz beden eğitimi dersinin bu değerini henüz tam olarak idrak edebilmiş değil.
7. Bocce’ye yeni başlayan genç sporculara vermek istediğiniz en önemli tavsiye nedir?
Umutsuzluğun potansiyelinizi engellemesine izin vermeyin. Sorunların farkında olun ama çözüm odaklı kalabilecek cesareti koruyun. Hayattaki tutkunuzu bulduğunuzda engelleri aşma konusunda daha yaratıcı ve azimli olursunuz. Gençlere gelişime açık olmayı, soru sormayı ve değişimden korkmamayı tavsiye ediyorum.
8. Bu sporda sizi en çok motive eden şey nedir? Zorlandığınız anlarda sizi tekrar ayağa kaldıran güç nereden geliyor?
Dış dünyadaki rekabetten çok, kendi iç dünyamla ve oyunun kendisiyle ilgilendiğimde daha çok keyif alıyorum. Kendi kapasitemin sınırlarını aşabildiğimi fark etmek ve “Acaba daha da iyisini yapabilir miyim?” merakı en büyük motivasyonum. Ayrıca yaşadığım olumsuz olayların yarattığı duyguları enerjiye dönüştürerek işlevsel hale getirebilmek de benim en güçlü yönlerimden biri.
9. Bocce sporunun Türkiye’deki imkânlarını yurt dışındaki olanaklarla karşılaştırdığınızda nasıl bir fark görüyorsunuz?
Fransa, İtalya ve Hırvatistan gibi ülkelerde tesisleşme ve spor kültürü çok ileri seviyede. Bizde ise tesis eksikliği ve malzemelerin yurt dışından gelmesi maliyeti ciddi şekilde artırıyor. Spor kültürü ve fiziksel okuryazarlıkta hedeflediğimiz seviyenin henüz gerisindeyiz. Nicelik olarak sporcu sayımız artsa da; beslenmeden psikolojiye, medyadan spor yönetimine kadar her alanda niteliği artırmamız gerekiyor.
10. Türk sporcuların uluslararası arenada karşılaştığı en büyük güçlükler sizce neler? Bu engellerin aşılması için nasıl bir sistem kurulmalı?
Tesis yetersizliği antrenman planlarımızı aksatıyor. Ayrıca ekonomik zorluklar ve antrenörlerin pedagojik süreci göz ardı eden 'hızlı başarı' beklentisi genç sporcuları olumsuz etkileyebiliyor. Yurtdışındaki rakiplere kıyasla daha az müsabakaya çıkmak da büyük bir eksiklik. Sporu, disiplinler arası bir yaklaşımla (bilim, ekonomi, psikoloji ve yönetim) ele alan bir sistem kurmak bu engelleri aşmanın tek yolu.