Viral olan pengueni duymuş, izlemişsinizdir. Werner Herzog'un 2007 yapımı Encounters at the End of the World belgeselindeki kesitlere dikkat kesilince ağlamamak çok zor. Belgeselden çıkan viral klip, belgeselde yer alan yalnız bir Adélie penguenin koloniden uzaklaşıp Antarktika’nın iç kesimlerine doğru yürüdüğü sahne çok derin düşündüren türden.
Türüne aykırı bir şekilde koloniden tek başına ayrılan penguen uzaklaşırken dönüp arkasına bakıyor ve yoluna devam ediyor. Her canlı gibi açlıkla bir mücadelesi var. Yaşamda kalmak için sürüsüne ihtiyacı var. Tek başına sürüden uzaklaşan penguenin yönünü kaybettiği düşünülüyor. Ancak penguen bilinmeyen bir kararlılıkla kendi yoluna devam ediyor. İzleyen herkesin aklında aynı soru var; ama neden? Antarktika’nın iç kısımlarına yani doğasına göre ölüm demek olan tekliğe yürüyor. Herzog’un belgeselde söylediği şey çok önemli: “Bunu durduramazsınız. Penguenler geri dönmez.” Bu ne kadar bilimsel bilmiyorum. Penguenleri izlemeyi çok sevmekle sınırlıyım. Fakat asıl önemli olan neden hepimiz bu penguende kendimizden bir parça bulduğumuz…