TÜİK’in ‘İstatistiklerle Gençlik, 2024’ bültenine göre Türkiye’de 15–24 yaş NEET oranı 2024’te %22,9. UNDP’nin Türkiye’de NEET genç kadınlara yönelik politika belgesi ise bu oranın erkeklerde %16,2, kadınlarda %30,1’e çıktığını; 18–29 yaş aralığında NEET’in toplamda %30’a, kadınlarda ise %43’e kadar yükseldiğini bildiriyor. Bu tablo, meselenin “geçici işsizlik” değil; sistemsel kopuş ve fırsat eşitsizliği olduğunu açıkça gösteriyor.
‘Her 5 Gençten 1’i’ Dünyada, Bizde Neden Daha Ağır?
Avrupa ortalaması %11 bandındayken Türkiye’nin %22,9 seviyesi iki katı aşan bir fark demek. Üstelik mesele sadece oran değil; NEET uzadıkça kayıt dışı istihdam, uzun süreli işsizlik, aileye ekonomik bağımlılığın uzaması, sosyal izolasyon ve umutsuzluk gibi ikincil riskler de büyüyor.
Türkiye’yi Bu Noktaya Taşıyan Temel Nedenler
Bu tabloyu ‘gençler istemiyor’ diye açıklamak kolay ama işe yaramaz. Türkiye’yi yukarı iten temel dinamikler daha net:
• Okulun verdiği içerik ile hayatın istediği beceri arasında kopukluk
• Mesleki yönlendirme ve kariyer rehberliğinin geç kalması
• Genç kadınlar için fırsat erişimi, bakım yükü ve güvenlik kaynaklı bariyerler
• ‘Umut ekonomisinin’ zayıflaması: çabalasan da sonuç alamama hissi
Özetle NEET, gençliğin sorunu değil; sistemin bağlantı kuramaması sorunu.