Nagehan Alçı’nın sosyal medyada çok konuşulan açıklamaları şu şekilde:
“Günlerdir deprem bölgesinde YouTube kanalım için çekimler yaptık… CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in konuştuğu depremzede gibi birçok vatandaş çıktı karşımıza… Acı ve mağduriyet çok ama her şeyi sonsuza kadar devlet veremez. Maalesef bölgede depremzede rehaveti oluşmuş!
Konteyner kentlerde devletin sağladığı elektrik, su ve ısınmanın yanı sıra devamlı gelen gıda ve temel ihtiyaç yardımları nedeniyle maalesef bazı depremzedelerde para harcama refleksi kaybolmuş. Bütün kısıtlı imkân ve zorluklara rağmen bu nedenle konteynerlardan çıkmak istemiyorlar…
Elbette hayat koşulları zorlu, büyük acılar yaşadılar ama hayat devam ediyor ve dünyanın hiçbir devleti sonsuza kadar tüm yaşam masraflarını üstlenemez… Para harcama refleksleri zayıfladığı ve elektrik, ısınma gibi giderleri karşılamak istemedikleri için hak sahibi olan ve evleri teslim edilen vatandaşların bir kısmı sağlam ve yeni evlerine geçmektense konteyner koşullarında yaşamaya devam ediyorlar.
Kiracı olan depremzedelerin ise ezici çoğunluğu konteyner kentlerden çıkmak istemiyor, devletten ev talep ediyorlar. Devletin kiracılara hak sahipleri koşullarında ev sağlaması hem ekonominin üzerinde büyük bir yük yaratır hem de adil değil. Adalet ve eşitlik aynı şey değildir; hatta çoğu zaman birbiriyle çelişir!
Halbuki devlet deprem bölgesinde hakikaten büyük yatırım yapmış, on binlerce modern ve son derece güzel konut inşa etmiş. Hepsini teker teker gezdim. İstanbul’da, Ankara’da en az 50 bin lira edecek 3+1 yepyeni dairelerin kiraları deprem bölgesinde 8-9 bin bandında.
Hatay, Malatya, Adıyaman’ı karış karış dolaştım. O kıyamet gününün ardından geçen 3 yıla dair yüzlerce vatandaşla konuştum, röportajlar yaptım. Hepsini yakında YouTube kanalımda izleyeceksiniz…”
Olm yine ne ettiler yaptılar mağdurun magdurlugunu alıp kendilerini mağdur ettiler .
ya bu kadını niye yayınlıyorsunuz.
İstanbul'daki 50.000 liralık evlerin kirasıyla bölgeyi kıyaslamak yerine, o insanların ruhundaki enkazın maliyetini hesaplamayı deneseniz keşke. Bir halkın yaşadığı derin travmayı “bedava gıda” parantezine sıkıştırmak, konteynerdaki 21 metrekareye sığınmayı “elektrik bedava” keyfine indirgemek, ancak fildişi kulelerden yapılan bir YouTube çekiminin kibri olabilir. Adaleti ve eşitliği tartışmadan önce, vicdanın nerede durduğunu sorgulamak lazım. Para harcama refleksi geri gelir de, kaybedilen insanlık refleksi zor.