Millî Mücadele Dönemi Boyunca Tek Bir Gün Bile Pes Etmeden Emin Adımlarla İlerleyen Korkusuz Bir Türk Kadını: Kara Fatma

03.07.2020

Toprağı uğruna var gücüyle çabalayan, ölmek pahasına da olsa cephelerde görev alan Kara Fatma; kadın erkek ayırt etmeksizin herkesin savaşması gerektiğine, Vatan meselesinin cinsiyet, yaş, mertebe fark etmeksizin tüm halkın sorumluğunda olduğuna inanıyordu. Böylece Millî Mücadele Dönemi'nde kilit noktalarda önemli rol oynayan bir kadın oldu...

Bu içerikte Biyografya ve Beyaz Tarih kaynak olarak kullanılmıştır.

Kara Fatma, 1888'de Erzurum'unda Fatma Seher adıyla Erzurumlu Yusuf Ağa’nın kızı olarak doğmuştu.

Büyüyüp gelinlik çağa geldiğindeyse bir subay olan Suat Derviş'e gönlünü kaptırarak evlenmişti. Eşi gibi asker olmasa da eli çok iyi silah tutuyordu. Bu yüzden Kurtuluş Savaşı Dönemi'nde Erzurum savunmasından Balkan Savaşı’na, Mondros Mütarekesi’nden sonraki Ermeni ayaklanmasını durdurmaktan Bursa ve İzmit’i kurtarma planlarına kadar birçok çatışmada yer almıştı.

O dönem haber ağı kısıtlı olmasına rağmen başarıları kulaktan kulağa Atatürk’e kadar ulaşmıştı.

Sivas'ta denk geldiklerindeyse Atatürk ona önce adını, sonra da silah ve at binme becerilerinin ne kadar olduğunu sormuştu. Fatma Seher becerilerini peşi sıra saymaya başlayınca Atatürk, durumdan pek bir memnun olarak “Bütün kadınlar senin gibi olsaydı Kara Fatma!” demiş, böylece adı 'Kara Fatma' olarak kalmıştı.

Cepheye gıda desteği sağlamak ve yaralı askerleri çadırlara taşımak gibi işlerde de büyük destek sağlamıştı.

Hem can ve hem de siper yoldaşı olan eşi ölünce, onun da yerini doldurmak için kendini tamamıyla savaşa adamıştı. Kadın birlikleri kurarak onları en iyi şekilde komuta etti. Ayrıca eşi ve kendisi gibi çocukları da cephede yer aldı.

İzmit’te ormanda saklanan 150 kişilik bir milis gücünün başına geçirildikten sonra işgal altındaki İzmit’ten Anadolu’ya cephane kaçırılmasını sağladı.

Tüm bu işleyişin içinde yeri geldi esir düştü, yeri geldi eziyete uğradı ama düşmana karşı savaşmaktan hiç geri kalmadı. İznik Cephesi’nde göğsünden vurulmuş, ancak kan kaybından bayılana kadar uzun bir süre savaşmaya devam etmişti.

Tüm varlığını yurduna adayan bu kadın için bir karış vatan toprağı kendi canından bile öteydi.

Sakarya ve Başkumandanlık Muharebelerinden sonra üsteğmenlik rütbesine, sonra da İstiklal Madalyası’na da layık görülmüştü. I. ve II. İnönü Muharebesi, Dumlupınar Savaşı ve Sakarya Savaşı’nda da bulunmuş, pek çok askerin şehit düştüğü çatışmalarda o da ağır yaralar almıştı. Zaman alan toparlanma sürecinden hemen sonra göreve dönmüştü.

Zaferin ilanından sonra gösterdiği üstün başarı için kendisine üsteğmenlik maaşı bağlandı.

Oysa durumu el vermemesine rağmen tüm maaşını Kızılay’a bağışladı. Savaşın ardından sakin ve mütevazi bir hayat sürerek, 2 Temmuz 1955'te Erzurum’da hayata gözlerini yumdu.

Kendisini saygıyla anıyor ve emekleri karşında minnet duyuyoruz...

Ve 3 yıl önce 'Vatanım Sensin' dizisinde, Kara Fatma'nın anısına yer verilen muhteşem sahnelerden birini sizler için şuraya bırakıyoruz.

Bunları da Mutlaka Oku

Yorumlar
ag10

Diriliş vs. gibi dizilere harcanan astronomik paralarla ,şu kahramanın hayatı müthiş bir film olurdu ama nerdeeeeeeeeeeeeeeeee..!

1 ay Önce
gunesliler

KARA-fatma bu.. AK kesime gitmez.

1 ay Önce
TÜM YORUMLARI GÖR (2)
Bu içerikleri de okumak isteyebilirsiniz