En güzel, en ulaşılmaz olduğunu zanneder. Tenefüsleri tuvalet aynasında kaşına gözüne bakmakla geçirir. Bir havalar bir havalar...
Daha telefon piyasaya çıkar çıkmaz ailesi almıştır. O da haliyle havasını atmak için bir saniye bile elinden düşürmez.
Çok bildiğini zanneder. Genelde hocalar da şevkini kırmamak için ona iyi davranır ama tüm sınıfın şimşeklerini çoktan üzerine çekmiştir.
İstese tüm kızları tavlayabileceğini düşünür. Sürekli poz keser. Onun için okulun en güzel kızı kimse onunla çıkmak hayat memat meselesidir.
Daha gitmek istediği okulların neye benzediğini bile bilmeden, ismi en havalı bölümlerin hayalini kurup arkadaşlarını darlar.
İnanılmaz bencil ve kötüdür. Hoca bile unutmuşken hatırlatıp herkesin bir adım önüne geçmeye çalışır. Genelde bir adım öne geçse de derslerden sonra yanında bir kişi bile bulamaz.
Nasıl olduğu hala çözülemese de her seferinden ya bir bahaneyle ya da müdür yardımcısından aldığı geç kağıdıyla işini halleder. Onun için yaşam tarzıdır.
Serseriliğin ve salaklığın doruk noktasını oluştururlar. Utanma gibi duyguları yoktur. Çevrelerinde dişi sinek bile göremezsiniz.
Herkes almış tüfeğini savaşırken bir anda yere düşersin. O sinsi sniper bir köşeden avlamıştır seni.
Sürekli bir derdi vardır, dert bitmez. Dış görünüşünü hiçbir zaman aynı göremezsin. Hayatın saçmalığından ve derslerin hiçbir işe yaramıyor oluşundan bahseder.
Herkes her zaman illa ki onunla ilgilenmelidir, doymaz. Her zaman kendinden bahseder.
En rahat yerin duvar dibi olduğunu söyleyip oraya çöreklenen ve derste salak salak espriler yapıp prim yapmaya çalışan öğrencidir.
Eline geçen tek şey, sıra düzenlenene kadar herkesin orada bekleyeceği gerçeğidir.
Alacağı şeyler için asla yeterli parası yoktur gibi görünür, aslında tabii ki vardır ama kendini uyanık zanneder. Herkesten ufak tefek para ister ve kendi parasını harcamaz. Sürdürülebilir bir yaşam formu olmadığını anladığında her şey için çok geçtir.
En basit sınavlar için bile bir sürü kopya hazırlar. Çekemese bile çektim der. Neden bununla övündüğünü kendi bile bilmez, öyle gelmiş öyle gider.
Öğlen arası yaklaşırken herkesi işlemeye başlar. Kaçtıktan sonra sunduğu plan çok salakça olmasına rağmen ballandıra ballandıra anlatır, kimi zaman da amacına ulaşır. Hiçbir zaman sorumluluğu üstüne almaz, 'Arkadaşlar ısrar etti.' der.
Ya kravatı değişiktir ya eteğinin rengi aynı tonda değildir. İlla bir aykırılık yapar ve asla yılmaz. Bunun, ona popülarite kazandıracağını düşünür. Ne yazık ki kazandırmıştır da...
ama duvar köşesi valla rahat bak.
Geri kalanların öğrencilerin tek özellikleri nefes almaları herhalde. 17-18 yaşındayken bunları herkes yaptı çünkü ergenlik denilen şey insanın beynini kullanmasını büyük ölçüde engelliyor.
aah ah yine lisede olsam da yine görsem bunları... saç sakal ağardı gitti gençlik çok uzaklarda artık...