Kim Jong Un yönetiminin özellikle odaklandığı başlık, genç kuşağın değişen ilgi alanları. Ülkede akıllı telefon kullanımının artması, devlet kontrolündeki yerli dijital platformların yaygınlaşması ve kaçak yollarla ulaşılan Güney Kore dizileri, gençlerin klasik propaganda içeriklerinden uzaklaşmasına yol açıyor. Bu tablo, rejimi yeni bir arayışa itmiş durumda. Artık hedef, yalnızca mesaj vermek değil, aynı zamanda izlenebilir ve dikkat çekici propaganda üretmek.
Bu yaklaşımın arkasında, Kuzey Kore’de sinemanın tarihsel rolü de bulunuyor. İkinci kuşak lider Kim Jong İl, sinemayı rejimin merkezî araçlarından biri olarak görmüş; yapımlara doğrudan müdahil olmuş, oyunculuktan kurguya kadar pek çok aşamada söz sahibi olmuştu. 1980’lerde Güney Koreli oyuncu Choi Eun-hee ile yönetmen Shin Sang-ok’un kaçırılarak Pyongyang’da film yapmaya zorlanması ve bu süreçte 17 yapım ortaya çıkarmaları, bu dönemin en çarpıcı örnekleri arasında yer alıyor.
Günümüzde Güney Kore dizilerini izlemek Kuzey Kore’de ağır yaptırımlarla cezalandırılıyor. Ancak uzmanlar, salt yasakların yeterli olmadığını, rejimin kendi içeriklerini cazip hale getirmek zorunda kaldığını vurguluyor. “Days and Nights of Confrontation” tam da bu ihtiyacın ürünü olarak görülüyor: Tempolu, sert ve modern bir anlatım diliyle genç izleyiciyi yakalamayı hedefliyor; ancak özünde verdiği mesaj değişmiyor. Devlete karşı çıkmanın bedeli, her koşulda felaket oluyor.
İşte bu şaşırttı. Sovyetlerde de böyle ufak şeylerle başlamıştı, dağılması uzun sürmedi.
sankı evlerınde tv var adamların gene ızleyemeyecekler