Çünkü işi yapacak olan yani enerjiyi kullanacak olan maddenin kendisi enerjiden meydana gelmiştir. Ayrıca yapılacak işin ortamını, şartları da enerjidir. İşi yapma gücü de enerjidir. Anlaşılan o ki, evrende olan biten her şey enerji, enerjiden başka hiçbir şey yok!
O zaman sorulması ve cevap bulunması gereken soru şudur. “Gerçekte enerji nedir?” Cevap için yine bilimin izahlarına bakalım. Önce Nobel ödüllü fizik profesörü Richard P. Feynman’ı enerjinin korunumu yasasını izah eden bölümünden aktarmayı izleyelim
“Çok sayıda değişik enerji biçimleri ve her birinin bir formülü vardır. Bunlar, kütle çekim enerjisi, kinetik enerji, ısı enerjisi, esneklik enerjisi, elektrik enerjisi, kimyasal enerji, ışıma enerjisi, çekirdek enerjisi, kütle enerjisidir. Bu katkıların her birinin formüllerini toplarsak bu toplam giren ve çıkan enerjiler dışında değişmeyecektir. “Bugün fizikte enerjinin ne olduğunu bilmediğimizi kavramak önemlidir.” (Richard Feynman. Altı Kolay Parça. S.101-102)
Şimdi de “Parçacıklar ve Sistemler için Klasik Dinamik” isimli fizik ders kitabında verilmiş, Elektromanyetiği bulan İskoç teorik fizikçi James Clerk Maxwell, den alıntıyı aktarayım.
“Bu nedenle biz maddesel bir sistemin enerjisini, sistem belirli bir durumdan diğerine geçerken artan veya azalan bir değer verebileceğimiz bir nicelik olarak düşünmeliyiz. Standart bir durumda enerjinin mutlak değeri bizim için bilinmemektedir ve bilsek de bizim için bir değer taşımamaktadır. Çünkü bütün olgular enerjinin mutlak değerine değil, enerjideki değişikliklere bağlıdır.” Classical Dynamics of Particles and Systems. Stephen T. Thornton, Jerry B. Marion. S. 80,
Yani biz enerjinin sadece ne yaptığını biliyoruz, kendisinin ne olduğunu değil! Bunu bir benzetmeyle açıklayayım: Biz unu biliyoruz ve undan börek, çörek, ekmek yapıyoruz. Bu unun buğdaydan geldiğini biliyoruz. Ama enerjiye gelince; atomdan galaksilere kadar her şeyin enerjiden olduğunu biliyoruz ama enerjinin aslının (buğdayının) ne olduğunu bilmiyoruz.
Bu oldukça teknik izahları daha anlaşılır hale getirirsek, Maxwell, evrendeki bütün olgular enerjideki değişikliklere bağlıdır. Yani ölçebildiğimiz, bir değerler verdiğimiz her şey halden hale dönüşmüş olan enerjidir diyor. Feynman ise enerjinin bilinen çeşitlerini saydıktan evrende toplam enerji oranının değişmediğini açıklamış, sonrasında ise enerjinin ne olduğunu bilmediğimiz notunu düşmüş.
Bilimin açıkladığı, halden hale geçerek canlı, cansız tüm evreni oluşturan yapı ne olduğu bilinmeyen enerjinin sonucudur. Şimdi bilimin, Feynman’ın ne olduğunu bilmiyoruz dediği durumun daha iyi anlaşılması için “un ve buğday” üzerinden bir benzetme yapayım.
Biz unu biliyoruz ve undan börek, çörek, tatlılar, kurabiye, ekmek çeşitleri olarak sayısız şekilde unlu mamulleri yapabiliyoruz. Ve de bu unun buğdaydan geldiğini, yani aslının buğday olduğunu da biliyoruz. Ama enerjiye gelince, aynı şekilde parçacıktan atoma, moleküllerden yıldızlara, galaksilere, uzaya, kısaca evrende canlı, cansız ne varsa enerjiden meydana geldiğini biliyoruz ve onu kullanıyoruz. Ancak unun aslının buğday olduğunu bilmemizin aksine enerjinin aslının ne olduğunu bilmiyoruz. Sadece yaptıklarını biliyoruz! İşte bilimin açıklamaya çalıştığı durum bu.