Kızıl Saçlı İnsanlar Anesteziye Karşı Daha mı Dirençli?

Diş tedavileri ya da cerrahi işlemler sırasında uyuşturucunun yeterince etkili olmadığını düşünen kızıl saçlıların sayısı az değil. Uzun süredir dile getirilen bu deneyim, bilim dünyasının da dikkatini çekmiş durumda. Yapılan araştırmalar, doğal kızıl saçlı bireylerin ağrı algısı ve anesteziye verdikleri tepkinin diğer saç renklerine sahip kişilerden farklı olabileceğini ortaya koyuyor.

Kızıl saçlı insanların anesteziye karşı daha dirençli olduğu son zamanlarda büyük bir tartışma konusu.

Anestezi araştırmacısı Dr. Daniel Sessler’e göre kızıl saç, bir kişinin anestezi ihtiyacıyla doğrudan ilişkilendirilen nadir fiziksel özelliklerden biri. Sessler, kızıl saçlı bireylerin bazı tıbbi işlemler sırasında daha fazla ağrı bildirdiğini, bazı çalışmaların ise bu grubun hem lokal hem de genel anesteziye daha dirençli olabileceğini gösterdiğini söylüyor.

Bu alandaki araştırmalar sınırlı ve çoğu eski tarihli. Bunun temel nedenlerinden biri, dünya nüfusunun yalnızca yaklaşık yüzde 2’sinin doğal kızıl saçlı olması. Ancak genetik alanındaki ilerlemeler sayesinde, kızıl saç ile ağrı algısı ve anestezi arasındaki ilişki giderek daha net anlaşılmaya başlandı.

Kızıl saçlılar gerçekten daha fazla anesteziye mi ihtiyaç duyuyor?

Kızıl saçlılarda ağrı algısı üzerine yapılan bilimsel çalışmalar 2000’li yılların başına dayanıyor. Konuyla ilgili en çok ses getiren araştırmalardan biri 2004 yılında Anesthesiology dergisinde yayımlandı. Bu çalışmada, MC1R gen mutasyonuna sahip kızıl saçlı bireylerin, koyu saç rengine sahip kişilere kıyasla yaklaşık yüzde 20 oranında daha fazla genel anesteziye ihtiyaç duyduğu belirtildi. Sonraki yıllarda yapılan bazı çalışmalar da bu bulguları destekledi.

Ancak tüm araştırmalar aynı sonuca ulaşmış değil. Örneğin 2012 yılında yayımlanan bir çalışma, kızıl saç rengi ile anestezi etkinliği arasında anlamlı bir ilişki bulamadı. 2020 tarihli başka bir araştırma ise kızıl saç ve ağrı hassasiyetinin, birbirinden bağımsız iki farklı genetik değişiklikten kaynaklanabileceğini öne sürdü.

Bilimsel veriler henüz kesinlik kazanmamış olsa da, klinik deneyimler ve hasta geri bildirimleri bu konunun göz ardı edilmesini zorlaştırıyor. Dr. Sessler, “Genel anestezi söz konusu olduğunda herkes için tek bir doz yoktur. Anestezi uzmanları, hastanın ihtiyacına göre ilacı ayarlar” diyerek hastaların endişe etmemesi gerektiğini vurguluyor.

“Kızıl saç geni” ağrı hassasiyetiyle bağlantılı olabilir.

Kızıl saçın genetik kaynağı olan melanokortin 1 reseptörü (MC1R) geni, melanin üretiminden sorumlu. Bu genin mutasyona uğraması, saç ve ciltte koyu pigment yerine kızıl tonlara yol açan feomelanin üretimine neden oluyor.

Ancak MC1R yalnızca saç ve cilt rengini etkilemiyor. Beyin fonksiyonlarıyla ilişkili başka melanokortin reseptörleri de bulunuyor. Dr. Sessler’e göre MC1R mutasyonu, bu reseptörleri de dolaylı olarak etkileyerek ağrı algısında farklılıklara yol açabiliyor.

Cerrahi işlemlerde daha fazla anestezi gerekebilir

Hem hayvan deneyleri hem de insan çalışmalarında, MC1R mutasyonuna sahip bireylerin aynı düzeyde sedasyon için daha fazla anestezik maddeye ihtiyaç duyduğu gözlemlendi. 2004 yılında yapılan ve gaz anestezisini inceleyen çalışmada, kızıl saçlı katılımcıların daha yüksek dozlara ihtiyaç duyduğu raporlandı.

Dr. Sessler, “Elbette her bireyin anestezi ihtiyacı farklıdır. Koyu saçlı kişiler arasında da büyük farklılıklar vardır. Ancak genel tabloya bakıldığında, kızıl saçlı bireylerin ortalama olarak daha fazla anesteziye ihtiyaç duyduğu görülüyor” diyor.

Amerikan Diş Hekimleri Birliği Dergisi’nde yayımlanan bir araştırma, doğal kızıl saçlı bireylerin diş tedavilerinden daha fazla korktuğunu ortaya koyuyor.

Bunun nedenlerinden biri, lokal anestezinin yeterince etkili olmaması olabilir.

Lidokain gibi yaygın kullanılan lokal anesteziklerin, kızıl saçlı bireylerde hem krem hem de enjeksiyon formunda daha az etkili olabildiği gösterildi. Özellikle enjeksiyonla uygulanan lidokainin etkinliğinde belirgin bir düşüş gözlemlendi.

Dr. Sessler, kızıl saçlı bireylerin diş hekimlerini bu konuda bilgilendirmesinin makul olduğunu söylüyor. Ayrıca lokal anestezinin etki göstermesi için biraz daha uzun süre beklemenin ağrıyı azaltabileceğini ekliyor.

Her ağrı türüne karşı hassasiyet aynı değil

Araştırmalar, kızıl saçlı bireylerin her türlü ağrıya karşı daha hassas olmadığını gösteriyor. Elektriksel uyarılara karşı duyarlılıkta anlamlı bir fark bulunmazken, sıcak ve soğuk gibi ısıya bağlı ağrılara karşı daha düşük tolerans saptandı.

Dr. Sessler, “Ağrının birçok farklı türü var ve henüz hepsini test etmiş değiliz. Ancak mevcut veriler, kızıl saçlı bireylerin bazı ağrı türlerine farklı tepkiler verdiğini gösteriyor” diyor.

İlginizi çekebilir:

Psikolojiye Göre Bir Evliliği Mutlu Yapan Asıl Unsurlar Ortaya Çıktı
TÜBİTAK Burslarına Zam Geldi: 2026 Yılı Yeni Tutarlar Açıklandı
Merkür ve Plüton Kavuşuyor: Bu İki Burcu Daha İyi Günler Bekliyor
İçeriğin Devamı İçin Tıklayın

Popüler İçerikler

Köpeğini Sevme Şekliyle Viral Olan Kadına Köpek Eğitmeninden Beklenmedik Eleştiri!
Emekli Maaşı Artacak, Seyyanen Zam Geliyor! Gazeteci Fatih Atik Tarih Verdi
Tenisteki Gururumuz Zeynep Sönmez Bir Kez Daha Tarih Yazdı, Avustralya Açık'ta 3. Tura Yükseldi