Bu alevler başka alevdi. Çok canlar yakmış, binlerce ocağa ateş düşürerek büyük izler bırakmıştı. Bu acı vakayı sizler için şöyle bir anlatalım istedik...
Bu alevler başka alevdi. Çok canlar yakmış, binlerce ocağa ateş düşürerek büyük izler bırakmıştı. Bu acı vakayı sizler için şöyle bir anlatalım istedik...
Bu içerikte Akademik Tarih ve DergiPark Akademi kaynak olarak kullanılmıştır.
9 Eylül 1922'deyse 'Türkiye Büyük Millet Meclisi' orduları bu işgale bir son vererek Yunanlıları İzmir topraklarından sürdü. Ancak Yunan orduları geri çekilirken geçtikleri yerleri ateşe vermekten de geri durmamıştı. Tam “İzmir kurtuldu!” derken 4 gün sonra vuku bulacak olan ‘Büyük İzmir Yangını’ Türk halkının sevincine gölge düşürecekti.
225 binlik İzmir nüfusunun çoğunluğunu Türkler oluştursa da gayrimüslim Rumlar, Ermeniler ve Yahudiler de Osmanlı uyruğuyla yaşamaktaydı. Tüm bu halk, 1922’de 12 Eylül’ü 13 Eylül’e bağlayan gecenin sabahına gelmiş geçmiş en büyük felaketlerden biriyle gözlerini açtı.
Yangının denizden esen her zamanki rüzgârın yönüne göre, günümüzdeki ‘Çankaya’ üzerinden Türk-Müslüman mahalleri olan ‘İkiçeşmelik’ ve ‘Kadifekale’ye yayılması beklenmişti. Beklenen yönün tersinde esen rüzgârsa, ‘Kordon’ taraflarının alev almasına neden oldu.
Başta da dediğimiz gibi akla ilk gelen İzmir'i, kaçan Yunanlıların yaktığı fikri olmuştu. Öte yandan Türk birliklerinin işgale son verdiği 9 Eylül'den sonra kentte hiçbir işgal kuvvetinin kalmaması ve kaçarken yaktıkları yerlerin de çoktan sönmüş olması bu düşüncenin havada kalmasını sağlıyordu.
Gazeteci-yazar Falih Rıfkı Atay 'Gâvur İzmir karanlıkta alev alev, gündüz tüte tüte yanıp bitti. Yangından sorumlu olanlar, o zaman bize söylendiğine göre, sadece Ermeni kundakçıları mı idi? Bu işte ordu komutanı Nurettin Paşa'nın hayli marifeti olduğunu söyleyenler çoktu.” diyerek alenen suçu Nurettin Paşa'ya atmıştı.
“Yunanlılara karşı girişilen son harekâtta 1. Ordu komutanlığına getirilen Nurettin Paşa'nın vukuat listesi kalabalıktı, İzmit'te gazeteci Ali Kemal'in linç edilmesinden sorumlu tutulmuş, Kuvayı Milliye askerlerinin İzmir'e girdiği gün de Rum başpiskoposun katlinde rol oynamıştı.” diyerek içten içe Nurettin Paşa’dan şüphelendiğini herkese hissettirmişti.
Ayrıca Fransız Amiral Dumesnil'in 16 Eylül’de “Yaptığımız soruşturmada yangının Türkler tarafından çıkartıldığını doğrulayan bir sonuç yok.” demesi de tüm okları Yunanlılara ve Ermenilere çevirdi.
O dönem kışkırtılan Ermeniler de, sık sık ayaklanma çıkararak etrafı yakıp yıkmıştı. Üstüne bir de yangın ‘Ermeni Mahallesi’nde çıkınca onlardan da şüphelenilmişti.
Kısacası “Kim yaktı?!” davası bir türlü kapatılamadı. Dünya genelinde sürekli tartışma konusu olmaya devam ederek günümüze kadar geldi. Daha da uzun yıllar sürecek gibi gözüküyor…
Erol Mütercimler Komplo Teorileri 3 kitabının 25-42 sayfaları arasında bu konuya değinmiştir. Yangının çıkış noktası içerikte de belirtildiği gibi Ermeni mahallesi, belirtilmeyen ise kilisenin içinden başlaması. Sözlü tarih çalışması yapan Pelin Böke'nin konuştuğu kişilerden birisi olan Ferdinando Stano şunu söylemiş: "Ermeniler Yunanlılarla birlik çalışıyordu o zaman. E gördüler Türkler başladılar inmeye Eşrefpaşa'dan İzmir'e doğru. Yangına verdiler İzmir'i...
Zaten geri alınmış bir şehri, senelerdir zaten türklerin olan bir şehri neden türkler yaksın? Yok gayrimuslimlerin izini silmek icinmis bilmemne sacmasapan konusmayin, zaten izmir bizimdi sadece isgalden kurtarildi, fethedilmedi ki eski sehri yaksin türkler? Zaten savasta maddi anlamda cok kotu durumda olan ulke, onemli ticarethaneleri konaklari evleri dukkanlari neden yaksin? Sehri kaybedince ne kadar zarar versek kardir mantigiyla yakmis olma ihtimalleri daha yüksek yunanların.
Yanlış hatırlamıyorsam yine Falih Rıfkı nın kitabında Mustafa Kemal in eşi Latife hanımın Göztepe deki köşkünde yangını seyrettiği iddialarıda vardır. Yukarıda yazılanın aksine İzmir şehir nüfusunun çoğunu gayrimüslimler oluşturuyordu. Kent merkezindeki işletmeler ve Ticaret ağırlıklı olarak rumların ve levantenlerin elindeydi ve yanan İzmirle birlikte tamamen Rum ve diğer gayrimüslimlerin izleri silinmiştir. Şehirde türklerin kontrolu sağladıktan sonra rumlar veya ermenilerin yangın çıkarıp kendi mahallelerini ateşe vermeleri düşündürücüdür. Tıpkı İstanbul'daki 6 7 Eylül olaylarında yaşananlar gibi o günde türklerin gayrimüslimlere ait izleri silmek ve şehri kendi kültüründe dizayn etmek ve ticareti ellerine geçirmek için yakmış olma ihtimalleri yüksektir.