Kardan İnsan Çağı

Kardan adam yapalım

Burnuna havuç takalım

Üşüyor bu havada

Boynuna atkı saralım🎶

Çocukluk ve masumiyet,

Yetişkinlik ve erime…

Zamansal sıçramalarla, bilinçli kaosla, kardan insanı biz yaptık, biz izliyoruz!

Ekran göçleri, savaşları, ölümleri ile insan artık bir haber formatı, akıp giden bir altyazı…

Altyazılar akıyor, kardan insanlar eriyor; izleyen de izlenen de eriyor. Duyarsızlığımız izleyenin de izlenenin de erime derecesi! Ve erime derecemiz de bağışıklık kazandığımız çağ eşiğimiz!

Çocukluğumuzda başladığımız kardan insan yapma eylemi nasıl da zararsızdı; kan yoktu, acı yoktu ve kar, insan olmaya ikna edilmişti.

Büyüdüğümüzde ise kardan insanın kendisi olmayı sevdik; çünkü kardan insan konuşmayı sevmez ve bu yüzden de her mağdurun susturulmasına hassassızlaştık.

Kardan insanlar erirken hava durumundan bahsetmek işimize geldi; “normal, yeni normal” ifadelerine tutunarak “mevsim normalimiz” oldu bu eriyiş.

Kardan insanın manşet olmasını da kolay kabullendik; sivillerin hayat kaybı, batan teknelerin arama kurtarma çalışmaları, açlıkla sınanan sınırlar, isabet eden kurşunlar, bazen sayı kadar, bazen soğuk sonuç kadar erimenin normalliğiyle bulanıklaştı.

Şiddet türlerini eşitleyerek, her coğrafyada “kar aynı kar” diyerek “kar normali”ni de tanımladık; kimi kar algoritmayla, kimi kar şiddetin malzemeleriyle çözüldü.

Çocuklukta kardan insanla kurduğumuz masum bağı yetişkinlikte eritenin “kalıcı” olmaması da işimize geldi; çünkü kalıcı olan her şey hesap ister, sorumluluk ister…  

İnsan artık manşetli bir haber formatına dönüştü!

İnsan artık manşetli bir haber formatına dönüştüğü için;

-geçicilik ve tenisi baştan kabul edilmiş durumda

-izlemek kolay ve izlemenin bedeli yok

- sokak ortasındaki erimek hava normali

-oluyor, olmuş oluyor, vicdana çöken sessizlik açıklama gerektirmiyor. 

Kısacası kardan insanlık bugün gündelik konuşmaların arasına sızan ve iki biçimde de yaşamayı kabul edendir: biri ezilerek eriyor, diğeri eriyor ve eritiyor. Ve kardan insan çağının erime derecesine alışan herkes bir gün bakarken erimeye devam edecek.

Her yeni yılın kış mevsiminde karla başlamasına ithafen kardan insana karşı bir duruş ise şart:

Sessizlik denge değildir ve vicdan gündem kelimesiyle katlanmamalı.

Uyum susarak sağlanmaz ve normalize edilen düzenler kimse itiraz etmediği için ayakta kalmamalı.

İyi niyet yeterli değildir ve bağırmayan kötülüğün usulca büyümesine izin vermemeli.

Verilerin eşitsizliğinde kriz dili vardır ve sorunun belirsizlikle soyutlaştırmanın konforunda kalınmamalı.

Tarafsızlık etik bir üstünlük değildir ve şiddeti sistemsel olduğu sürece tolere edilmesinden acilen vazgeçilmeli.

İşleyen her sistem korunmayı hak etmez ve “yeni normal” ifadesi geçici bir adaptasyon olarak meşrulaştırılmamalı.

Konfor güçlüde, yük güçsüzdedir ve adil denklemi olmayan fedakarlığın yapısal bir sömürü göstergesi olmasına meydan okunmalı.

Bu yeni yılda lütfen…

Evet kardan insan; erimemek ve eritmemek için bırak kardan adam kardan insan olmadan çocukluğa ait kalsın ve bu yeni yılda lütfen

-biliyorsan erteleme

-bildiğini konfor bozacak şekilde konumlandır

-haklıysan cesur ol

-anladığında boz

-kelime haznenle itiraz et

-iyiliği romantize etmekten uzak dur

-yeniden şekil almak zorunda olan insanlık için sorumluluğu yeniden dağıt.

Yeni yılın kutlu olmasın.

Yeni yılın sorumlu olsun.

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio

İçeriğin Devamı İçin Tıklayın

Popüler İçerikler

Doğukan Güngör’ün Kızılcık Şerbeti’nden Ayrılmasına X’teki Tepkiler
Usta Sanatçı Haldun Dormen Hayatını Kaybetti
Kızılcık Şerbeti'nden Çıkarılan Doğukan Güngör Basın Açıklaması Yayınladı