Japonya’nın “Freeter” Kuşağı: İşe Gitmeden Yaşamak Mümkün mü?

Sabah 9 trafiği yok, kart basma derdi yok, hafta sonu kaç gün kaldı hesabı hiç yok… Kulağa rüya gibi geliyor değil mi? Japonya’da bir kesim bu hayali yıllardır yaşıyor. Takım elbise yerine rahat tişört plazalar yerine kafeler tek bir kariyer yolu yerine esnek planlar… Gel birlikte “Freeter” dünyasına göz atalım bu yaşam tarzı gerçekten özgürlük mü yoksa gizli bir stres mi?

Freeter nedir?

Freeter kelimesi İngilizce free ve Almanca kökenli arbeiter (işçi) kelimelerinin birleşiminden doğmuştur. Yani kelime anlamıyla özgür çalışan. Özellikle Japonya’da gençler arasında yaygınlaşan bu kavram, klasik tek şirkette ömür boyu çalışma anlayışına bir alternatif olarak görülür. Ama bu özgürlük paketinin içinde hem avantajlar hem de soru işaretleri vardır.

Ofise gitmeden de yaşanıyor mu sorusunun Japon cevabı...

Freeter’lar genellikle kafe, market, etkinlik, depo, çeviri, tasarım ya da dijital işlerde çalışır. Japonya’daki part-time ücretleri düzenli ve disiplinli çalışıldığında temel yaşam giderlerini karşılayabilecek seviyededir. Ancak burada sihirli kelime düzen. Gelir sabit olmadığı için bütçe takibi yapmayan bir freeter, ay sonunu sürprizlerle karşılayabilir.

Özgürlük mü, belirsizlik mi ikilemi oldukça sık yaşanır.

Freeter hayatının en cazip yanı esneklik. Bugün çalış yarın dinlen, bu ay çok çalış gelecek ay tempoyu düşür. Ancak bu esneklik sağlık sigortası, emeklilik ve uzun vadeli güvence gibi konularda ekstra sorumluluk getirir. Yani özgürlük, beraberinde ciddi bir kişisel planlama ister.

Japonya’da neden bu kadar yaygın?

Uzun çalışma saatleri, yüksek stres ve iş her şeydir kültürü bazı gençleri alternatif arayışlara itti. Freeter olmak bu sistemden bilinçli bir şekilde uzaklaşmanın yollarından biri haline geldi. Kimileri bunu geçici bir dönem olarak görüyor kimileri ise bilinçli bir yaşam tercihi yapıyor.

Freeter olmak tembellik mi, yoksa herkese uymayan farklı bir düzen mi?

Freeter’lar çalışmıyor değil sadece tek bir masaya, tek bir ünvana ya da tek bir rutine bağlı kalmıyor. Bir gün kafede, bir gün etkinlikte, başka bir gün online bir projede çalışabiliyorlar. Bu da çok yönlülük yeni beceriler ve farklı deneyimler demek. Ancak işin diğer yüzünde belirsizlik var: Gelirin sabit olmaması, kendi programını kendin yapmak zorunda olman ve harcamalarını sürekli kontrol etmen gerekiyor. Yani özgürlük seven, esnekliğe uyum sağlayabilenler için oldukça keyifli ama maaşım ayın 1’inde yatsın, kafam rahat olsun diyenler için biraz stresli bir yaşam modeli olabilir.

Freeter olmak bugünü özgür yaşatabilir ama yarını mutlaka senin planlamanı ister.

Japonya’da freeter olarak çalışanların emekliliği otomatik olarak garanti altına alınmaz çünkü çoğu tam zamanlı çalışanlar gibi şirket destekli emeklilik sistemine dahil değildir. Yine de bu hiç emeklilik yok anlamına gelmez. Freeter’lar bireysel olarak ulusal emeklilik sistemine prim ödeyebilir isterlerse özel emeklilik ve birikim planlarıyla geleceğini güvence altına alabilir. Yani bu yaşam tarzı ileriki yaşlar için hazır bir konfor vaat etmez ama bilinçli hareket edenler için kontrol tamamen bireyin elindedir.

İçeriğin Devamı İçin Tıklayın

Popüler İçerikler

İnşaat İşçisinin Cebindeki 2 Euro, 4 Milyon Liralık Servete Dönüştü
2010 Yılındaki Nokia Siparişi 16 Yıl Sonra Eline Ulaştı
EYT’liler Dahil Edildi, Yaş Sınırı Yok: Emeklilere Ücretsiz Olan Yerler ve İndirim Avantajları