Alnına veya koluna şeffaf bantla pasaportunu yapıştıran kişiler, 'ellerim havada olsa bile vatandaşlığımı görsünler' diyerek aslında derin bir güvenlik kaygısını hicvediyor. Bunun yanı sıra 'ICE-Savar Modası' başlığı altında, tipik bir Amerikan banliyö babası gibi görünmeyi sağlayan giyim tavsiyeleri paylaşılıyor. Beyaz yüksek konçlu çoraplar, markası belli orta yaş ayakkabıları ve kargo şortlarla yapılan bu kombinler, göçmen kimliğini toplumsal bir kamuflajla gizleme çabasını temsil ediyor. Bazı kullanıcılar ise ellerinde sürekli bir kahve zinciri bardağıyla gezmenin veya yerel bir futbol takımının formasını giymenin daha az şüphe çektiğini iddia ederek bu absürt rehberi genişletiyor.
Bu içeriklerin altına gelen yorumlar, konunun sadece komedi olmadığını, aksine büyük bir toplumsal anksiyetenin yansıması olduğunu kanıtlıyor. Bu içeriklerin altında kişilerin ciddi yasal haklarını yazan hukukçular da bulunuyor. İnsanlar kapıyı açmama hakkı, arama izni sorma zorunluluğu ve sessiz kalma hakkı gibi hayati bilgileri bu viral videoların gölgesinde birbirlerine aktarıyor. Sonuç olarak, sosyal medyadaki bu akım, belirsizlik içindeki bir topluluğun baskı ve korkuyla başa çıkmak için geliştirdiği yaratıcı, kaotik ve bir o kadar da hüzünlü bir direniş biçimi olarak dijital tarihe geçiyor.