Birimin faaliyetleri, teknolojik inovasyonun ötesinde, ağır insan hakları ihlalleri ve küresel güvenlik tehditleri barındıran 'dijital bir baskı aygıtı' olarak nitelendirilmektedir. 2014 yılında birimde görev yapmış 43 yedek askerin yayımladığı ifşaat mektubu, Birim 8200’ün Filistinli sivillerin cinsel yönelimlerinden finansal zorluklarına ve ailevi sorunlarına kadar en mahrem bilgilerini şantaj amacıyla topladığını ortaya koymuştur. Bu bilgiler, işgal altındaki bölgelerde 'işbirlikçi' devşirmek ve siyasi direnişi kırmak için sistematik birer silaha dönüştürülmektedir.
Öte yandan, birimden yetişen uzmanların sivil alana taşıdığı 'saldırgan siber kültür' NSO Group ve Candiru gibi şirketler aracılığıyla tüm dünyaya ihraç edilmiştir. Pegasus gibi casus yazılımların otoriter rejimler tarafından gazetecileri, aktivistleri ve siyasetçileri takip etmek, hatta ortadan kaldırmak için kullanılması, Birim 8200’ün küresel bir 'denetimsiz gözetleme endüstrisi' yarattığı eleştirilerini güçlendirmektedir. Birim, veriyi sadece korumak için değil, hedef kitleleri manipüle etmek ve dijital bir kuşatma ağı kurmak için bir güç unsuru olarak kullanmaktadır.