Telefonunuza bakmadan duramıyor musunuz? Yalnız değilsiniz... Artık 2.5 milyarın üzerinde insanın akıllı telefonu var ve çoğu tıpkı sizin gibi telefonlarını bir anlığına bile kenara bırakmakta zorluk yaşıyor.
Telefonunuza bakmadan duramıyor musunuz? Yalnız değilsiniz... Artık 2.5 milyarın üzerinde insanın akıllı telefonu var ve çoğu tıpkı sizin gibi telefonlarını bir anlığına bile kenara bırakmakta zorluk yaşıyor.
Düşünsenize, tıpkı Truman Show'daki gibi, uyanıyorsunuz ve her şey sizin için aslında bir çeşit kurgu. İşin kötüsü bunun farkında bile değilsiniz. Ama tüm bunlar sizi eğlendirmek için ya da meşgul etmek için koordine edilmiş.
Tabii ki böyle bir kabusa yer yok.
Bunu duymak biraz üzücü ancak telefonlar ve uygulamalar, kasıtlı bir şekilde bağımlısı olmamız için geliştiriliyor. Aksi halde nasıl rekabet edebilirlerdi?
Aslında tek yapmanız gereken ilginizi çeken hilelerin farkında olmak. Böylece telefonunuzla daha sağlıklı bir ilişki kurmayı öğrenirsiniz.
Evet durum sandığınızdan daha ciddi… Peki ne yapmalıyız?
Telefonla arandığınızda, mesaj veya e-posta geldiğinde genellikle başka bir insan sizinle iletişim kurmak istiyordur ama bugün kullandığımız uygulamaların çoğu, onların platformlarında daha fazla vakit geçirilmesi için uygulamaların bize yolladığı 'sosyal etkileşim' hissini yaşatan illüzyonlar.
Örneğin Facebook size arkadaşınızın yakınlarındaki etkinlikle ilgilendiğini gösteren bir anlık bildirim gönderirse, özünde kukla ustası gibi davranıyor.
Dostluğunuza kıymet verdiğinizi düşünerek linke tıklayın ve o dünyadaki yerinizi alın.
Anlık bildirimler ilk olarak 2003'te e -postalar için Blackberry'lerde tanıtıldığında, aslında telefonu daha az kontrol etmenin bir yolu olarak görülüyordu. Telefonunuzu e-posta kontrolü için defalarca yenilemenize gerek kalmıyordu.
Ama bugün telefondaki her uygulamadan sayısız bildirim alıyoruz. Yani her kontrol edildiğinde bir çanta dolusu bildirim üşüşüyor üstümüze.
Amerika'da kumar makinaları neredeyse tüm eğlence sektörünün toplamından daha fazla kazanmaktadır ve bu makineler apaçık oyunlardan daha fazla bağımlılık yaratıyor çünkü bu süslü haliyle ortada olan şeyin kumar olduğunu anlamak pek mümkün değil.
Bu bilinçli bir dizayn seçimi ve işe yarıyor.
Bu uygulamalar sürekli yeni içerik yüklerler ama aşağı çekme özelliği bütün bu sürecin bağımlılık yapıcı illüzyonudur.
Gözün dikkatini çekmenin en kolay yolu ekrandaki renklerdir, uygulamaları bu renklerden mahrum bırakmayı denemek şart.
Çünkü insan gözü sıcak renklere hassastır. Bu yüzden bir çok uygulama simgelerini daha parlak, cesur ve sıcak renklerle yeniden dizayn etti.
Farklı bir renk veya simge kırmızı rengin yarattığı etkiyi yaratmıyor. Ancak telefon gri tonlarda kullanıldığında beynimiz bu hilelere düşmüyor.
Bir araştırmaya göre, insanlar bir şeyi tüketmeyi bırakırken içgüdüsel işaretlerden çok görsel işaretlere güveniyorlar. 2005'te çorba içen birkaç farklı birey üzerinde bir araştırma yapıldı.
Araştırmada kasesi sürekli doldurulan bireyler, diğer bireylere göre %73 oranında daha fazla çorba içti ama kasesi sürekli doldurulan bu bireyler hiç ama hiç doymuş hissetmedi.
Yani bitiş noktası gibi görsel işaretler size doğru zamanda durmayı söylemede doygunluk hissimize göre daha güvenilir olabilir.
Tristan Harris’e göre giriş ekranını açtığınızda o an hayatınızda o olmadan yaşayamayacağınız gereçler hariç hiçbir uygulama bulundurmamalısınız. Harita, notlar, hava durumu, e-posta gibi, içine düşüp dipsiz girdaplarla dolu şeylere kapılamayacağınız uygulamalardan bahsediyoruz.
Bildirimlerinizi kapatın
Telefonu gri tonlarda kullanın
Ana ekranınızı dikkat çekici olmayan, her gün kullandığınız gerekli uygulamalarla düzenleyin.
Sosyal medya bildirimlerinin sınırlandırılması bile tek başına stres seviyenizin azalması için yeterli olabilir.
Haydi hayırlı olsun diyelim ve...
O zaman dans!
böyle bir yazıyı bile telefondan okumak...
graham bell bunu beğenmedi.
uzun süre önce kapattım tüm bildirimleri