Bazı bitki türleri klasik dondurma yöntemiyle korunamıyor. Kahve, kakao, mango, avokado gibi türlerin çekirdek yapıları soğuğa dayanıklı değil. Tarım sistemleri ise genetik çeşitlilik açısından ciddi risk taşıyor. Kahve üretiminin büyük kısmı yalnızca iki tür üzerinden dönüyor. İklim değişimi nedeniyle üretim alanları daralıyor, hastalık riski artıyor.
Bilim insanları burada 'kriyoteknoloji' adı verilen yeni teknolojiye yöneliyor. Sıvı azot tanklarında -196 derecede saklanan hücreler, biyolojik faaliyetleri tamamen durduruyor. Tohumlar yaşlanmıyor, bozulmuyor, genetik yapı korunuyor. Gerektiğinde çözülüyor, besin ortamına alınıyor ve yeniden filizlendiriliyor.
Tohum kasaları artık yalnızca yedekleme alanları değil. Küresel biyolojik strateji merkezleri haline gelmiş durumda. Amaç yalnızca tür saklamak değil, gezegen direncini artırmak. Yangına dayanıklı bitkiler, kuraklığa dirençli türler, hastalıklara karşı bağışıklık geliştiren genetik hatlar özel olarak korunuyor.
Mahzen o kadar kuru tutuluyor ki, bilim insanları burada sadece yarım gün çalışabiliyor; bu zamanın da uzun bir bölümü kısa aralıklarla dışarı çıkıp su içmekle geçiyor. İçerikte söylendiği gibi 2,5 milyara yakın değil, 10 ülkeden 2,8 milyardan fazla tohum türü mevcut. 24 saat güvenlik ekipleriyle korunuyor ve olası hırsızlığa karşı bir başka önlem olarak, tohumlar isimleriyle değil, numaralarla etiketlenerek saklanıyor.