“Ne sıcak ne soğuk”
Belki de en meşhur ifade.
Kararsızlığın, konforun ve ruhsal rehavetin sembolü.
“Konforun uyuşturduğu ruh” Laodikya
Laodikya çok zengindi.
Deprem sonrası Roma’dan yardım almayı reddettiler:
“Biz kendimiz yaparız.”
Yaptılar da…
Ama ruhsal boşluk dolmadı.
Konfor, fark edilmezse insanı uyutur.
Şehirleri de.
Bugün Avrupa merkezli bir Hristiyanlık algısı var.
Ama metinlere döndüğünüzde gerçek çok net:
Hristiyanlığın ilk dili Yunanca
İlk merkezleri Anadolu
İlk büyük kiliseleri Türkiye’de
Anadolu, yalnızca medeniyetlerin geçtiği bir coğrafya değil;
Medeniyetlerin konuştuğu yer.
Belki de Sormamız Gereken Soru Şu:
Bu topraklarda bu kadar büyük bir inanç, kültür ve hafıza birikimi varken,
biz bunu dünyaya ne kadar anlatabiliyoruz?
Bu yedi kilise bana şunu öğretti:
Mekânlar duvarlardan ibaret değildir.
Onları ayakta tutan şey; hafıza, hikâye ve anlamdır.
Anadolu’nun farkı da burada.
Bu topraklar sadece misafir ağırlamaz, insana kendini sorgulatır.
Bu topraklar sadece dinlerin geçtiği yer değil, insanın kendisiyle yüzleştiği yer.
Tüm dünyayı Anadolu’ya bekliyoruz.