İçtiğimiz Sudan Geçtiğimiz Yola Neredeyse Her Şeye Vergi Ödüyoruz: Peki Vergi Yükü Topluma Adil mi Dağılıyor?

23.02.2021
themyscira
Misafir Editör
5K
7

Musluğumuzdan akan suda bile beş ayrı vergi ödüyoruz. KDV'sinden ÖTV'sine ve daha adını bile bilmediğimiz pek çok vergiye bakarsak, vergilerin toplumda adil bir şekilde dağıldığını ya da sistemin adaletli olduğunu söyleyebilir miyiz?

Kaynak: +90

Farkında olarak ya da olmayarak kullandığımız hemen her şeyde vergi ödüyoruz. Ama bu konuda yeterince bilgili miyiz, hiç sanmıyorum.

Vergilerimiz nereye harcanıyor? Vergi sistemi adaletli mi ya da toplumda adil bir şekilde bu yük dağılıyor mu?

Türkiye 1984 yılının sonlarında Katma Değer Vergisi (KDV) insanların hayatına girmiş ve alışveriş kültürünü toptan bir şekilde değiştirmişti.

Devlet alışveriş yaptıktan sonra insanların fiş alma alışkanlığı kazanması için pek çok skeç yayınlamıştı.

2002 yılında da, Avrupa Birliği ülkelerinde 10 yıldır yürürlükte olan Özel Tüketim Vergisi Kanunu çıktı.

Kanun normalde lüks, çevreye ve sağlığa zararlı ürünlere uygulanacak vergileri kaplıyordu aslında. Ama bizde pek öyle olmadı, biraz abarttık sanırım.

Yaptığımız alışverişler ve aldığımız hizmetler karşılığında ödediğimiz dolaylı vergilerden KDV ve ÖTV kısa sürede tek başlarına ülkemizin toplam vergi gelirlerinin YARISINI karşılar duruma geldi.

2019 yılında Türkiye'de 673,3 milyar TL vergi toplandı ve bunun % 63,9'luk kısmını da büyük çoğunluğu KDV ve ÖTV'den oluşan dolaylı vergiler oluşturuyor.

Bu oran OECD ülkelerinde % 33.

 Bir ülkede dolaylı vergilerin, toplam vergi içindeki payının yüksek olması o ülkedeki vergi adaletinin sorunlu olduğunu gösterir.

Vergi uzmanı Ozan Bingöl bu durumu şu şekilde açıklıyor:

Dolaylı vergiler harcama aşamasında ortaya çıktığı için, kişilerin ödediği vergi oranı -oransal olarak- alt gelir grubuna daha yüksek olur. Çünkü maaşı 50 bin TL olan bir CEO da litresi 7 TL'den benzin alır, asgari ücretli de aynı şekilde.

2021 yılı bütçesinde hedeflenen ve toplanacak her 100 liralık verginin 52 lirası sadece KDV ve ÖTV.

Bu da aslında durumu açıklıyor.

2019 yılında toplanan vergi hasılatının sadece % 24'ü gelir vergisinden karşılandı ve bunun da çoğu çalışanların maaşlarından yapılan kesintiler.

Ağustos 2020 zammıyla otomobil almak isteyen bir çalışan, 130.000 TL'lik bir otomobil için üstüne 147.000 TL de vergi ödemek zorunda. Yani bir tane kendine, bir tane devlete! (Ama kendine bir yat alırsa ÖTV ödemek zorunda kalmaz)

Koronavirüsle birlikte oyun konsollarına talebin artmasıyla Nisan 2020'de oyun konsollarına % 50'lik gümrük vergisi getirildi.

Kasım ayında satışa sunulan PS 5 dönem kuruna göre Amerika'da yaklaşık 4.000 TL iken, Türkiye fiyatı 8.299 TL idi. Şunu da belirtelim, 6.950 TL'ye Amerika'ya gidip oyunu alıp geri dönülebiliyordu.

Gelelim melek mükelleflerin (daha maaşını almadan bir kısmı vergiye kesilen çalışan) şirketlerinin ödedikleri vergiye... Evet, şirketler çalışanlarından daha az vergi ödüyorlar.

2004'te tahsilat tahakkuk oranı toplam vergi içinde % 92 iken, 2019'da bu oran % 81'e düşmüş durumda. Bunun en büyük etkenlerinden biri de sık sık gelen vergi afları. 1924'ten 2003'e kadar toplam 25 ve son 18 yılda 10 vergi affı geldiğini belirtelim.

Türkiye vergi yükü olarak OECD ülkelerinin altında olsa da, KDV ve ÖTV gibi dolaylı vergilerle ortalamaya yaklaşıyor.

Vergi gelirleri, fiyatların içinde saklı olan gizli vergilerle sağlandığından vergi farkındalığı da oluşamıyor haliyle. Kimse marketten bir ürün alırken kimse KDV'ye bakmıyor ki. Ya da brüt maaşının ne kadar olduğunu ve aslında maaşının ne kadarının vergiye kesildiğini bilen sayısı çok az.

Bir de Özel İletişim Vergileri var tabii. 2020 yılına Elazığ depremiyle girdik ve Kızılay Başkanı depremin ardından bağış çağrısında bulundu.

Peki ama 1999 Marmara depreminin yaralarını sarmak için 2000'de toplanmaya başlayan ve 2003'te kalıcı hale gelen Özel İletişim Vergileri (halk arasında bilinen adıyla Deprem Vergisi) nereye harcandı?

2011 yılındaki Van depreminin ardından dönemin Maliye Bakanı Mehmet Şimşek farklı amaçlarla getirilse de tüm vergilerin aynı havuzda toplandığını belirtmişti.

'Bu vergiler bizim sağlığımıza gidiyor, duble yollara gidiyor, demiryollarına ve havayollarına gidiyor, çiftçimize gidiyor, eğitime gidiyor.' 

30 Ekim 2020'de gerçekleşen İzmir depreminin ardından da bağış çağrıları sonucu aynı soru yeniden gündeme geldi.

AKP Grup Başkan Vekili Naci Bostancı da bunun üstüne, herhangi bir isim altında vergi toplanmadığını, bütçede toplanan vergilerin de ihtiyaca göre kullanıldığını söyledi.

Bu arada, vergi politikalarında şeffaflık olan ülkelerde, yıl sonunda vatandaşın vergisinin hangi kalemlere harcandığını özetleyen belgeler gönderildiğini de belirtelim. 

Kısacası soruların cevapları pek yok, sık sık gelen vergi aflarıyla da melek mükellefler maaşları bankaya yatmadan vergisini ödeyedursun, zamanında ödememiş kimseler yapılandırarak 18 taksitte ödeme imkanına yeniden ulaştı.

Videoyu izleyerek ben daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorum diyenleri şöyle alalım:

Bilgiyle kalın!

Bu içeriğe ait yorum yoktur
Bu içerikleri de okumak isteyebilirsiniz