İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan resmi açıklamada, vatandaşların elektrik, su ve ısınma imkanlarından tamamen mahrum kalabileceği senaryolara karşı hazırlıklı olmaları gerektiği belirtildi. Bu kapsamda, temel ihtiyaç malzemelerinin önceden depolanmasının sadece bir önlem değil, aynı zamanda bir hayatta kalma meselesi olduğu ifade ediliyor.
Hazırlık planının ilk ve en önemli maddesini su temini oluşturuyor. Yetkililer, her bir birey için günlük 3 litre içme suyunun yanı sıra temizlik ve hijyen amacıyla 10 ila 12 litre kullanım suyunun ayrılmasını tavsiye ediyor. Ailelerin, tüm fertlerin ihtiyacını karşılayacak şekilde en az 3 günlük su rezervine sahip olması kritik önem taşıyor. Su stoğunun yanı sıra; bozulmayacak konserve gıdalar, düzenli kullanılan ilaçlar ve banka sistemlerinde yaşanabilecek aksaklıklara karşı bir miktar nakit paranın el altında bulundurulması isteniyor. Evcil hayvan sahiplerinin de minik dostları için yeterli mama ve su stoğu yapması, hazırlık listesinde unutulmaması gereken detaylar arasında yer alıyor.
Olası bir tahliye kararına veya barınaklara gidiş sürecine hazırlık için 'acil durum çantası' her evin girişinde hazır bekletilmeli. Bu çantanın içerisinde kişisel kimlik belgeleri, ilk yardım malzemeleri, mevsime uygun kalın kıyafetler ve taşınabilir ısıtıcı aparatlar mutlaka yer almalı. Vatandaşların, yaşadıkları bölgeye en yakın sığınakların ve ısıtma merkezlerinin konumlarını önceden öğrenmesi, kriz anında yaşanacak paniğin önüne geçilmesi için şart koşuluyor. Ayrıca evlerde ısı kaybını önlemek adına kapı ve pencerelerin yalıtılması, tüm mobil cihazların ve güç kaynaklarının (powerbank) sürekli dolu tutulması hayati bir gereklilik olarak sunuluyor.
Güvenlik önlemleri sadece ev içiyle sınırlı kalmıyor; sürücülerin araç depolarını dolu tutmaları ve kışlık bakımlarını ihmal etmemeleri gerekiyor. Özellikle karanlığın hakim olduğu gece saatlerinde dışarıda vakit geçirilmemesi, sokağa çıkılması durumunda ise görünürlüğü sağlayan yansıtıcı kıyafetlerin giyilmesi hayati riskleri azaltıyor. İletişim hatlarında kopukluk yaşanması ihtimaline karşı 112 acil hattı ve WiFi tabanlı haberleşme uygulamalarının nasıl kullanılacağı konusunda aile içi eğitim verilmesi öneriliyor. Sıkıyönetim şartlarının devam ettiği bölgede, resmi kanallardan gelecek mesajları anlık takip etmek ve panik yapmadan soğukkanlı kalabilmek, bu zorlu süreci atlatmanın anahtarı olarak görülüyor.
Direkt kapak görselini gönderip İçişleri bakanlığı ya da CİMER'E soralım bakalım, gerçekten böyle bir şey var mı diye. :)
Türkçe özürlüsü.