Hızlı Zenginlik Algısı Gençleri Yanıltıyor

‘’Hızlı Zenginlik Algısı Gençleri Yanıltıyor

Eğer bir dâhi olarak doğmadıysanız, dünyaya variyetli bir ailenin çocuğu olarak gelmediyseniz, yıllar önce olağanüstü bir öngörüyle Bitcoin almadıysanız ya da hayat size piyangodan bir “kısayol” sunmadıysa, 40 yaşından önce zenginlik istisnai bir durumdur.’’

İş İnsanı Sertan Ayçiçek ile Gençlik Üzerine:

Sevgili dostum, bizler sizi çok iyi tanıyoruz ancak tanımayanlar için kısaca kendinizden bahseder misiniz?

Elbette;

Hâlihazırda Londra merkezli IKAR Holdings’in CEO’su olarak görev yapmaktayım. Bunun yanı sıra Danimarka’daki Ulusal Varlık Fonları Konseyi Üyesi ve Cenevre merkezli İsviçre Liderlik Akademisi Başkan Yardımcısı olarak çalışmalarımı sürdürmekteyim. Ayrıca REVAK (Rekabet Vakfı) ve TÜRDER (Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Derneği) tarafından İstanbul AREL Üniversitesi Tekkmer bünyesinde kurulan Uluslararası Rekabet Akademisi’nde Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev almaktayım.

Genç kuşakların başarı ve zenginlik algısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Dijital çağda başarı ve servet kavramları bambaşka bir zemine taşındı. Şunu açıkça söyleyeyim: İstisnai bir başlangıcınız yoksa, dünyanın neresinde doğarsanız doğun, 40 yaşından önce sürdürülebilir bir servet inşa etmek çoğu insan için kolay değildir.

Bize hep sabır öğretildi. Bizler kanaat eden, daha az sorgulayıp daha çok şükreden bir kuşağı temsil ediyoruz. Yeni nesil ise hız çağında büyüyor; her şeyin bir an önce olmasını istiyor. Açıkçası onları da anlıyorum. Haklılar da; elbette sorgulayacaklar, en iyisini isteyecekler çünkü en iyisine layıklar.

Bunda sosyal medyanın etkisi yok mu sizce?

Olmaz mı? Sosyal medya gençlerin tüm algılarını ani kazanç hikâyeleriyle lüks tüketime, kolay yoldan para kazanmaya ve marka esirliğine yönlendiriyor. Bu tablo asla gerçekçi değil.

Hayatta azimle çalışmaktan başka çaremiz yok.

Bu bir motivasyon cümlesi değil; yaşamın matematiği.

Eğer bir dâhi olarak doğmadıysanız, dünyaya variyetli bir ailenin çocuğu olarak gelmediyseniz, yıllar önce olağanüstü bir öngörüyle Bitcoin almadıysanız ya da hayat size piyangodan bir “kısayol” sunmadıysa, 40 yaşından önce zenginlik istisnai bir durumdur.

Gençler yurt dışı hayalleri kuruyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?

Sevgili Cenk, siz de biliyorsunuz; sene 2026 ve açıkçası dünya hiç de güllük gülistanlık değil.

Birkaç örnek vereyim müsaadenizle;

Herkes tutturmuş bir “Amerika” diyor.

Oysa gidip yaşamadan Amerika’daki hayatın zorluğunu tahayyül etmek mümkün değil.

Sonra Dubai var, değil mi? Cebinizde paranız yoksa o coğrafyada bir gün bile tutunamazsınız. Oradaki sistem, en küçük zayıflığınızda sizi oyun dışında bırakır.

Yine aklıma gelen Bali Adası var; son zamanlarda Türk gençleri arasında oldukça popüler. “Ucuzmuş,” diyorlar. Şöyle kimseye muhtaç olmadan bir hayat yaşamak istiyorsanız satılık oteller var; parayı basıp hemen merkeze yakın, güzel bir tatil köyü satın alırsanız hiç fena kazandırmaz. “İroni”

Komşumuz Gürcistan var yakınımızda. Son yıllarda önemli bir ekonomik dönüşüm yaşadı ve birçok alanda dikkat çekici bir gelişim gösterdi. Fakat sabahın erken saatlerinden itibaren cadde kaldırımlarında oturup barbut oynayan insanlar görürseniz şaşırmayın. Ceplerinde, ertesi gün karınlarını çoğu zaman içi malzemesiz haçapuriyle doyuracak birkaç lari kalana kadar umuda zar atarlar.

Ancak kalıcı gelecek tesadüfle değil; disiplinle kurulur.

Örnekleri fazlasıyla artırabilirim; bu ülke listesi uzar gider.

Peki sizin gençlere vermek istediğiniz öğüt ne olurdu?

Öncelikle sosyal medyada gördükleri o ışıltılı hayatlara lütfen aldanmasınlar.

Gerçek servet bağırmaz.

Gerçek zenginlik gösteriş yapmaz.

Helal yoldan, emekle kazanılmış para; görgüsüzce harcanmaz, umursuzca çarçur edilmez.

Zaten zengin bir insanın kendini zengin göstermek gibi bir gereksinimi yoktur; çünkü o zaten zengindir.

Zengin görünmek isteyenler ise çoğu zaman finanse edemeyecekleri hayatları borçla satın alır. Kredi kartlarıyla lüks, taksitlerle ihtişam, pahalı mekânlarda paylaşılan Instagram hikâyeleriyle sahte mutluluklar edinirler; günlük, kartondan zenginlikler inşa ederek kendilerini geçici olarak tatmin ederler.

Şunu asla unutmasınlar:

Kolay para yoktur.

Varsa da bedeli çok ağırdır.

İllegal işlerden uzak dursunlar.

Hızlı kazancın faturasını gençlikleriyle öderler.

Gerçek başarı sessizdir, yavaş ilerler, sabır ister, disiplin ister, azim ister.

Hatta çoğu zaman uzun bir yalnızlık süreci ister.

Ama sonunda gelen şey sadece para değil; itibar ve huzurdur

Şatafata değil, istikrara kafa yorsunlar.

Gösterişe değil, değere odaklansınlar.

Cesaretli olsunlar, ticarete yönelsinler ve farklılık yaratmaya çabalasınlar.

Bu arada ben de gençliğimde kısa yolların cazibesini çok gördüm ama binlerce şükür olsun, aldanmadım.

Çünkü kalıcı olan, sessizce inşa edilendir.

Atalarımız ne güzel söylemiş; ne zarif bir söz: “Ağrısız başım, kaygısız aşım.”

Harika bir sohbetti Sertan Bey, çok teşekkür ederim.

Ben teşekkür ederim Cenk Bey, benim için de son derece kıymetli bir sohbetti ve umarım gençler bu söylediklerime kızmazlar, çok başarılı olup gönüllerinden geçen her güzel şeye bir an önce ulaşırlar.

Instagram

Bu makalede öne sürülen fikir ve yaklaşımlar tamamıyla yazarlarının özgün düşünceleridir ve Onedio'nun editöryal politikasını yansıtmayabilir. ©Onedio 

İçeriğin Devamı İçin Tıklayın

Popüler İçerikler

Haftanın Maçında Gol Düellosu Vardı: Fenerbahçe Deplasmanda 3-2 Kazandı
Ünlülere Yönelik Soruşturmada Gözaltına Alınan Hasan Can Kaya'nın Test Sonucu Belli Oldu
İngiltere'ye Yerleşme Hayaliyle Gitmiş: Türk Garson ile İngiliz Kadının İlişkisi Gündem Oldu