Bir kadın, aşklar, acılar, sahtekarlıklar, hırslarla dolu bir hayatın bazen hafif, bazen ağır kıpırtılarına kadar, kendi ayakları üzerinde durabilmek için mücadele eder. Duygu Asena’nın bu ölümsüz eseri, yayımlandığı dönemde Türkiye’de toplumsal bir deprem etkisi yaratarak kadın özgürleşme hareketinin simgesi haline gelmiştir. Roman, bir kadının çocukluğundan yetişkinliğine uzanan sürecini tüm çıplaklığıyla anlatır. Kahramanımız, çevresindeki eril baskılara ve kendisine dayatılan kimliklere karşı çıkarak, sadece 'birinin karısı' ya da 'birinin kızı' değil, kendi ismiyle var olabilmek için amansız bir savaş verir. Kitap, kadının ekonomik ve duygusal bağımsızlığını kazanmasının önündeki görünmez engelleri tek tek deşifre ederken, okuyucuya sarsıcı bir dürüstlükle seslenir. Kendi ayakları üzerinde durmayı hedefleyen ve bu uğurda bedel ödemekten çekinmeyen her kadının hikayesini temsil eden bu anlatı, gücünü sadeliğinden ve cesaretinden alır.
Pürüzsüz bir tenden kırışıklıklara uzanan zaman içinde kendisi için var olabilmeyi hedefleyen ve bunu başaran kadınlar için.