Sürekli yeni birine kendini anlatmak, onu anlamaya çalışmak ve aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamak canınızı sıktıysa sizi şöyle içeriğe doğru alalım...
Sürekli yeni birine kendini anlatmak, onu anlamaya çalışmak ve aynı şeyleri tekrar tekrar yaşamak canınızı sıktıysa sizi şöyle içeriğe doğru alalım...
Kafanızda kurduğunuz şeyler çoğu zaman doğru çıkmaz. Bu nedenle yangına körükle gitmek yerine aklınıza takılanları, endişelerinizi sorguda gibi hissettirmeden partnerinizle konuşmayı deneyin.
Sevdiğini ilk önce o söylesin, ilişkinin 2. ayında 'Seni seviyorum' demek erken olur gibi daha birçok kural olduğunu düşünebilirsiniz ancak ilişkiyi bu denli planlı yaşamak size bir şey kazandırmaz. Duygularınızı olduğu gibi partnerinize aktarın ki samimiyetinizi anlasın.
Günümüzün en büyük sorunlarından biri de aslında bu. Partnerinizin hazırladığı bir sürprizin sevincini onunla paylaşmak yerine sosyal medyada paylaştığınızda onun tüm hevesini kaçırmış oluyorsunuz. Biz ne çiftler gördük, birbirlerine küs oldukları halde sosyal medyada aşk dolu paylaşımlar yapan... İlişkinizi insanlar için değil, kendiniz için yaşayın.
İlişkinin sağlamlaşması ve birbirinizden bıkmamanız için yapmanız gereken şey, partnerinizle dost olabilmektir! Dostlar her türlü konuda dertleşir, her şeyi konuşurlar.
Ne yazık ki gerçek hayatta filmlerdeki gibi olmuyor. Bir taraf zengin, diğeri fakir olunca ilişki yürümüyor. Bunun sebebini görmek için kapsamlı sosyolojik araştırmalar yapmaya gerek yok. 🤷♀️
İnsan güzel bir şey başardığında veya kötü bir an yaşadığında bunları hayatındaki kişiyle haklı olarak paylaşmak ister. Bu paylaşımlar zamanla iki kişinin arasındaki bağı kuvvetlendirir.
Partneriniz bir işe kalkıştığında yanında destekçisi olmanız, başarılarını takdir etmeniz önemli bir faktör. Ayrıca partnerinize abartılı olmadan, makul seviyelerde hayranlık beslediğinizde o kişiden sıkılma ihtimaliniz azalır.
Böylece insanların ilişkiniz hakkında kötü yorumlar yaparak aklınızı karıştırma haklarını ellerinden alırsınız.
Bir ilişkinin en temelinde güven yatıyor. Güvenmediğiniz bir insanı ne kadar çok severseniz sevin o ilişkinin sürmesini sağlayamazsınız. Ayrıca karşınızdaki kişi size güvenmediğinde de bir süre sonra güvensizliğin verdiği baskı sonucu bunalırsınız.
Türkiye'de boşanma olgusunun yaygın sebeplerinden biri de çiftler arasındaki cinselliğin yetersizliği. Elbette bir ilişki cinsellik üzerine kurulmamalıdır ancak ilişkide çok da değersiz bir noktada olmamalıdır.
Özür dilemek birçok insana çok zor gelse de ilişkide hata yapıldığında karşınızdaki kişiye gerçekten üzgün olduğunuzu ve affedilmek istediğinizi göstermeniz için bunu yapmanız gerekiyor. Ama sürekli hata yapıp özür dilemek de olmaz, onu da söylemiş olalım.
Kimse gurursuz olun demiyor ancak gereksiz gurur ilişkinin en büyük düşmanlarından biri! Karşılıklı restleşmeler sonrası ilişkinizin sonunu getirirsiniz.
Hediye ve sürpriz denilince nedense kimilerinin aklına çok büyük paralar geliyor. Ancak öyle değil. Birine sevginizi göstermek için kötü geçmiş bir günün ardından sevdiği çikolatayı alıp getirmek de bir sürprizdir. Ayrıca özel günlerin kutlanması da adı üstünde 'özel' hissettirdiği için ilişkinin değerini iki taraf için de artırır.
Bir insanın sizin istekleriniz doğrultusunda değişmesini istemeniz çok normal ancak bu değişimin gerçekleşmesi için karşınızdaki kişinin de istekli olması gerekir. Unutmayın, ona faydası olacağını düşündüğünüz şeyler konusunda fikir verebilirsiniz ama değişmesi için zorlayamazsınız.
Bir ilişkiyi sürdürebilmenin en önemli yolu aynı anda bir ve birey olabilmekten geçiyor. Böylece hem kendiniz olmayı bırakmaz hem de bencil olmazsınız.