'ÇADIRLARLA UĞRAŞMAMIZA GEREK YOK, YAKIN GİTSİN' DEDİĞİNİ BİZZAT DUYDUM'
Olay gününü anlatan Tanık Murat Yüce, 'Çadırların bir çoğunu toplamıştık. Az miktarda çadır kalmıştı. Benim yanımda şu anda huzurda bulunan sanık olup olmadığını tam olarak bilmediğim bir emniyet müdürü, amirim olan Murat Sarı'ya 'Çadırlarla uğraşmamıza gerek yok, yakın gitsin' dediğini bizzat duydum. Ancak biz bu beyan üzerine çadırları yakmadık. Zaten orada kendiliğinden yanan bir kaç çadır vardı. Zannediyorum bunlar daha önce topladığımız çadırların içinde gördüğümüz şekilde aydınlatmada kullanılan lüks olarak tabir edilen piknik tüpleri ve mumlar sebebiyle yanmıştı. Biz kalan bir kaç çadırı toplayarak kendiliğinden yanan diğer çadırların üstüne attık. Bunun dışından çadırları bizzat yakmadık' şeklinde konuştu. Tanık olarak dinlenen diğer 4 tanık zabıta memuru da, 'Amirimiz Murat Sarı bize 'Emniyet müdürünün çadırları yakın' dediğini söyledi. Ancak biz çadırları yakmadık. Kendiliğinden yanan çadırları üzerine bir kaç tana çadırı attık' şeklinde ifade verdi.
'MÜVEKKİL İLE ZABITA GÖREVLİLERİ ARASINDA HERHANGİ BİR EMİR İLİŞKİSİ BULUNMAMAKTADIR'
Tanıkların dinlenmesinin ardından söz alan sanık Ramazan Emekli'nin avukatı Onur Sinan Vatansever, 'Müvekkil ile zabıta görevlileri arasında herhangi bir emir ilişkisi bulunmamaktadır. Müvekkilimin görevi, görevlendirme yazısı ile bellidir. Zabıtalara kesinlikle emir verme yetkisi bulunmamaktadır. Olay yerinin güvenliğinin sağlanamaması da söz konusu değildir. Olay yerine milletvekilinin gelmesi üzerine hoş olmayan görüntü sergilememek amacıyla polis çekilmiştir. Müvekkilim ile aynı suçtan yargılanan zabıta görevlilieri beraat etmiştir. Yine müvekkilin emir verme yetkisi olmamasına rağmen bir an çadırları yakın dediği kabul edilirse bile sadece bu şekilde beyanda bulunmakla azmettirmeden söz edilemez. Olsa olsa suç işlemekten söz edilebilir' diye konuştu. Dinlenmeyen tanıkların dinlenmesine karar veren mahkeme, eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı erteledi.
İDDİANAMEDE 5 YILA KADAR HAPİS İSTENİYOR
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarfından hazırlanan iddianamede, Taksim Meydanı yayalaştırma projesi kapsamında bazı ağaçların sökülmesini protesto eden bir grubun 30 Mayıs 2013 günü Gezi Parkı'nı işgal ederek çadır kurdukları belirtildi. Göstericilerin tahliyesi ve bir çoğu turuncu renkli küçük boy kamp çadırının kaldırılması için genel denetim ve koordinasyon sorumlusunun İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı Ramazan Emekli'nin olduğu kaydedildi. İddianamede, şüpheli Ramazan Yürekli'nin Gezi Parkı'nda işgalcilerin çadırlarını toplayan zabıta komiseri Mustafa Sarı'ya, 'Çadırları toplamakla uğraşmayın yakın gitsin' talimatı verdiği öne sürüldü. Şüpheli Ramazan Emekli'nin talimatı ile zabıta amir vekili Ali Rıza Targay, zabıta komiserleri Hüseyin Aladağ, Murat Sarı, zabıta memuru Şahin Avcı ve sözleşmeli zabıta memurları Osman Çeküç, Hasan Hüseyin Yılmaz ve Murat Yüce'nin zabıta yönetmeliğine aykırı bir şekilde görevlerini kötüye kullanarak sahipleri tespit edilemeyen terk edilmiş bir kısım kamp çadırını ateşe verip, bir kısımını da yanan çadırların üzerine atarak yangın çıkardıkları ileri sürüldü. Bu şekilde çevrede korku, kaygı ve paniğe neden olunduğu belirtilen iddianamede, İstanbul İl Emniyet Müdür Yardımcısı şüpheli Ramazan Emekli'nin yasal olmayan talimatı ile görevini kötüye kullanıp Gezi Parkı'ndaki çadırların yakılmasını azmettirdiği öne sürüldü. İddianamede, Ramazan Emekli'nin 'Yangın çıkarmaya azmettirmek' ve 'Görevi Kötüye Kullanmak' suçlarından 2 yıldan 5 yıla kadar hapsi isteniyor.
ZABITALAR BERAAT ETMİŞTİ
Gezi Parkı eylemlerinin başladığı 30 Mayıs 2013'te ağaçların kesilmesini engellemek için direnişe geçen vatandaşlar tarafından parkın içine kurulan çadırları yaktıkları iddiasıyla yargılanan 7 zabıta, 'Görevi kötüye kullanma' ve 'Kasten yangın çıkartma' suçunu işlediklerinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle beraat etmişti.
Serpil KIRKESER / İstanbul DHA