Yardım etme davranışı sürdürüldükçe beyin üzerindeki olumlu etkiler de zamanla birikiyor. Üstelik bu fayda yalnızca dernek ya da kurumlar aracılığıyla yapılan resmi gönüllülükle sınırlı değil. Bir komşuya destek olmak, bir yakınının yükünü hafifletmek gibi günlük ve gayriresmi yardımların da benzer ölçüde koruyucu etki sağladığı görülüyor.
Uzmanlara göre haftada iki ila dört saatlik yardım faaliyeti, zihinsel sağlık açısından ideal bir denge sunuyor. Bu sürenin aşılması durumunda ise fiziksel ve zihinsel yorgunluğun faydayı azaltabileceği belirtiliyor.
Sosyal bilimciler, yardımseverliğin beyin üzerindeki etkisini sosyal etkileşim ve zihinsel uyarım üzerinden açıklıyor. Yalnızlığın bilişsel gerilemeyi hızlandırdığı uzun süredir bilinirken, başkalarına destek olmak bireyi sosyal ilişkiler içinde tutarak zihni sürekli aktif olmaya zorluyor. Çalışma aynı zamanda önemli bir uyarı da içeriyor. Yardım etme alışkanlığı terk edildiğinde, zihinsel becerilerdeki gerileme hızı belirgin biçimde artabiliyor.
Dünya genelinde demans vakalarının yükselişte olduğu bir dönemde, bu bulgular yaşlı bireylerin yalnızca destek alan değil, topluma katkı sunan aktif bireyler olarak kalmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Görünen o ki, sağlıklı yaşlanma denkleminin içine artık diyet ve egzersizin yanına “iyilik yapmayı” da eklemek gerekiyor.