213 sayılı Vergi Usul Kanunu çerçevesinde, yapılan her satışın belgelendirilmesi esastır. Satıcı, alıcının isteğine bakılmaksızın o fişi Ödeme Kaydedici Cihazdan (yazar kasa) çıkarmak ve müşteriye uzatmakla yükümlüdür. Bir başka deyişle, 'Fiş lazım mı?' sorusu, hukuken sorulmaması gereken bir sorudur. Eğer bir işletme fiş kesmiyorsa, bu durum doğrudan vergi kaybına ve kayıt dışı ekonomiye yol açar.
Bu alışkanlığın kökeninde bazen pratiklik arayışı, bazen de ne yazık ki suistimaller yatar. Geçmiş yıllarda, fiş verilmeyen işlemler üzerinden stok takibini bozmak veya haksız kazanç elde etmek gibi yöntemler uygulanabiliyordu. Günümüzde modern sistemlerle bu durum zorlaşsa da, fişin verilmemesi tüketicinin denetim mekanizmasını devre dışı bırakır. Fişini almayan bir müşteri, aldığı ürünlerin fiyatını kontrol edemez, raftaki etiket ile kasadaki fiyat arasındaki farkı fark edemez ve en önemlisi, devletin kasasına gitmesi gereken KDV’nin takibini yapamaz.
Fiş istiyor musunuz? diye soran bir kasiyere son çeyrek yüzyılda rastlamadım ben.