Her hafta farazi ve muhtemelen çoğu kişinin kulağına saçma gelecek bir soruyu cevapladığımız içeriğimizde bu hafta 'Dünya düz olsaydı ne olurdu?' sorusuna cevaplar arıyoruz.
Her hafta farazi ve muhtemelen çoğu kişinin kulağına saçma gelecek bir soruyu cevapladığımız içeriğimizde bu hafta 'Dünya düz olsaydı ne olurdu?' sorusuna cevaplar arıyoruz.
Gelin bir bakalım.
Yer çekiminin gücü düz bir dünyada merkezde toplanır ve uzaklaştıkça da güçlenirdi.
En uca ulaştığınızda ise arkanız artık aşağısı olurdu... Hoppala!
Dünyadaki tüm sular ise merkezde toplanır, ağaçlar yatay büyürdü.
Düz Dünyacılara göre biz Güneş'in değil, Güneş bizim etrafımızda dönüyor. Tamam, hadi öyle olduğunu varsayalım.
Eğer Güneş tıpkı Ay gibi gezegenimizin etrafında dönseydi saat dilimi diye bir şey olmazdı. Güneş aynı anda gezegenin her yerini aydınlatır, gece olmazdı. Bu mevsimlerin kaybolması, güneş tutulmalarına veda etmemiz ve fotosenteze de el sallamamız anlamına gelirdi.
Gerçi jeomanyetik alan olmadığı için dünyamızı güneş radyasyonlarından koruyacak bir şey olmadığı için her türlü yanıp kavrulurduk...
Jeotermal alan olmadan kozmik ışınlar kanserden DNA bozulmalarına kadar her şeye neden olmamıza yol açar, okyanuslarımız uzaya kaçardı. Tüm havamız ve oksijenimizle birlikte hem de. Bu noktada yaşamamız pek mümkün değil sanki?
Diyelim ki aranızda binlerce kilometre olan bir arkadaşınız var. Boylarınız aynı. Gölge boylarınız güneşli bir günde her zaman aynı olurdu. Çünkü normal dünyamızın aksine düz dünyada Güneş ışınları ikinize de aynı açıdan vururdu.
Düz Dünyacılara göre Kuzey Kutbu dünyanın merkezinde, Antarktika ise gezegenimizi çevreliyor. Bu haritaya göre Avustralya'da Arjantin'e uçmak 32 saat sürerdi. Hem de hiçbir GPS uydusu olmadan. Çünkü uydular bu dünyanın yörüngesinde kalamazdı. Yani insanlık olarak navigasyonsuz, senkronize zaman olmadan, ATM'siz, kredi kartsız, para gönderme işlemleri olmadan yaşar giderdik.
Ama iyi yanından bakarsanız iyi birer dürbünle hepimiz Burç Halife'yi görebilirdik!
mantikla dusunmeyen insanlara mantikla aciklama yapmak bos istir. ne dersen de inanmak istedigine inanacak, hatta inandiklari seyler alenen yanlis ciktiginda bile inanclarina daha kuvvetli sariliyorlar. bunu kiyametci tarikatlarda defalarca gorduk. lider kiyamet yada benzeri buyuk bir olay icin tarih veriyor, hepsi toplanip bekliyorlar, gerceklesmeyince inanclarinin sarsilip dagilmalarini beklersin, aksine dahada radikallesip inancina dahada siki sariliyorlar, cunku o inanca o kadar yatirim yapip baglandikdan, kimliginin bir parcasi haline getirdikden sonra yanlis olmasi diye bir sey soz konusu olamaz. keza inanc inancdir, mantik akil isi degildir.
hala Dünya'ya düz diyenler varmı ya
teorilerin biraz daha araştırılmasını isterdim mantıken ters geldi bana bunlar yanlış yorumlanmış olabilir.